Anasayfa | Işımalar | Osman Ziya | İfade -i Meram | Yöntem Bilim | İnsan Bilim | Din-Fen | BTÖ | Yazılar | E-Posta | |
![]() |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Dünya | |
![]() |
![]() |
![]() ![]() |
Yazar | Mesaj |
osmanziya
Kıdemli Üye ![]() Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010 Gönderilenler: 4000 ![]() Hak Puan : 5 Kidem : 6 OrtalamaHak : % 50 Irtibar :2 |
![]() ![]() ![]() Gönderim Zamanı: 14-Eylül-2018 Saat 14:51 |
![]() Bir ANA DİLİMİZ vardır.. fakat maalesef baba dilimiz yok.. zaten babalar eylemleriyle konuşurlar dilleriyle değil..analar car car şu yok bu yok derken babalara yok olanları var etmeye çalışırlar ve bu yüzden konuşmaya da vakit bulamaz.. bir de okul ve eğitim nedeniyle öğrendiğimiz YABANCI dilimiz.. bir de çağdaş bilgisayar PROGRAMLAMA dilleri.. çağımızda her gencin bu üç dili öğrenmesi lazım.. elbette okulda da MATEMATİK de öğrenmiştir.. bu durumda dilleri dörtlemiş bulunuyoruz. Matematik bilmeyen fünün.. İngilizce bilmeyen dünya ilmi.. Arapça bilmeyen din ilmi.. yapamaz.. Bilgisayar bilmeyen kör.. ingilizce bilmeyen sağır.. araba kullanmayanın topal olduğu çağımızda.. bir de bunların üstünde gençleri YBA öğrenmeye çağırmak artı ve fazla bir yük gibi görünüyor.. ben de bu yüzden yaşlıları hedef kitle seçtim.. işte eli boş ve gönlü hoş yaşlıları YBA dilini öğrenmeye çağırıyorum.. Osmanziya 13.09.2018 YBA (Yöntem Bilimsel Analiz) talebe değil talib arar.. yani talebe istemiyor talip istiyorum.. yeter ki TALİBAN olmasın.. yani belli bir müfredata bağlı öğretmen (hoca) ve öğrenci (talebe) arasında geçen öğretim ve eğitimin belli bir geçmişi ve deneyimi ve birikimi vardır ve zaten MÜFREDAT denilen konular sistematiği bu şekilde oluşmuştur. Bu yapılanmada “öğretmen” genel olarak BİLİNEN'i öğretir.. “öğrenci” de bu "BİLİNEN"i öğrenir.. genel olarak "bilinen" dedim ancak öğretmen ve öğrenci az da olsa "bilinmeyen"leri de bu eğitim ve öğretim sürecinde öğrenirler. Ancak süreç sonunda verilen BAŞARI BELGESİ.. bu bilinenler hakkında birikim ve kazanımın.. deneyim ve becerimin kalitesini ve kantitesini gösterir. Oysa bizim açacağımız YBA Çalışma Atölyesinde talebeler yani "bilinen"i ÖĞRENİCİLER değil tâlibler yani "BİLİNMEYEN"İ öğreniciler beklenmektedir. Okullar açıldı.. öğrencilerin zaten okullarında işleri var. Öğrenciliğini bitirmiş ve artık birer Yaşam Öğrenicisi olmuş yaşlılar bekleniyor buraya… Bu ÖĞRENMEYE VE ÖĞRENİCİLİĞE AÇIK arkadaşların zeki ve birikimli olması gerekmiyor. Hatta bu hayatı hala öğrenemediğini düşünen ÖĞRENİCİLERİN mevcut bilgilerini, ihtisaslarını, başarı belgelerini, uzmanlıklarını sıfırlaması istenilmektedir. Aksi takdirde böyle bir TEMİZ sayfa (tabula rase) açılmazsa.. zihinleri YBA öğrenici olmaya kapalı kalacağını düşünüyorum. Çünkü YBA öğreniciliği.. bir öğrenme etkinliği değil ÖĞRENMEYİ ÖĞRENME faaliyetidir. Heveslileri kaçırmak istemem.. onların çok zeki, çok hafızalı, çok bilgili, çok başarılı süper bir ÖĞRENİCİ olmalarını istemiyorum ve beklemiyorum.. çünkü bende çoğu kimse gibi ortalama bir zeka, hafıza, bilgi ve başarıya sahibim.. YBA dışında.. ancak YBA "öğrenciliği" söz konusu olduğunda USTA'lığımı kimseye kaptırmam.. ancak bu güne kadar bu öğrenicilik dışında bir ÖĞRETİCİLİK yapamadığımı da hemen belirtmek durumundayım.. çünkü bu gün kadar kimseye YBA öğretemedim.. buna sebeb bu güne kadar taliplerin çıkmaması da olabilir.. çıkmamış değil Şunu da belirtmeliyim ki YBA hiç tanınmayan ve hiç benimsenmemiş bir etkinlik değil.. bir çok talipleri ve pek çokta benimseyenleri var.. fakat ne yazık ki bu öğrenicilik ve öğreticilik durum ciddi ve sürekli bir eğitim ve öğretim deneyimi konusu olmadı ve kendini kanıtlayamadı.. Ancak bu işe bir yerden başlamak gerekiyordu.. Emekli olduktan sonra bu öğrenicilik ve öğreticilik deneyimine girişilmesi şart oldu.. bizde bu işe böylece bir start vermiş olduk. O kadar tembelim ki kendim yapabileceğim pek çok işleri Allah'dan beklerim.. YÖNTEMBİLİM TALİPLERİNİ DE ÜÇ SENEDİR BEKLEDİM.. bekle bekle bu güne kadar bir ses veren olmadı ve beklemekten de bir sonuç çıkmadı.. böylece boyumu aşan bu işi kendim yüklenmek zorunda kaldım.. böyle benim gibi kendi işini kendi yapacak bir kaç cesur YBA talibi ve hayat ÖĞRENİCİSİ bulursam İnşaallah bu “ÖĞRENMEYİ ÖĞRENME” işini birlikte başaracağız gibime geliyor.. siz ne dersiniz ? Arkadaşlar işinize yarayabilir. Notos dergisinin düzenlediği ,248 aydının seçtiği en iyi 100 Felsefe Metni’ni seçti. 1- devlet – platon 2- saf aklın eleştirisi – immanuel kant 3- böyle buyurdu zerdüşt – friedrich nietzsche 4- varlık ve zaman – martin heidegger 5- ethica – baruch spinoza 6- tinin fenomenolojisi – georg wilhelm friedrich hegel 7- kapital – karl marx 8- tractatus logico – phillosophicus – ludwig wittgenstein 9- metafizik – aristo 10- varlık ve hiçlik – jean paul sartre 11- sokrates’in savunması – platon 12- komünist manifesto – karl marx-friedrich engels 13- toplum sözleşmesi – jean jacques rousseau 14- poetika – aristoteles 15- yöntem üzerine konuşma – rene descartes 16- nikomakhos’a etik – aristoteles 17- minima moralia – theodor w. adorno 18- meditasyonlar/metafizik üzerine düşünceler – rene descartes 19- leviathan – thomas hobbes 20- pratik aklın eleştirisi – immanuel kant 21- ütopya – thomas more 22- ikinci cins – simone de beauvoir 23- deliliğe övgü – desiderius erasmus 24- iyinin ve kötünün ötesinde – friedrich nietzsche 25- pasajlar – walter benjamin 26- prens/hükümdar – machiavelli 27- denemeler – montaigne 28- irade ve temsil olarak dünya – arthur schopenhauer 29- korku ve titreme – soren kierkegaard 30- kelimeler ve şeyler – michel foucault 31- insanın anlama yetisi üzerine bir soruşturma – david hume 32- aydınlanmanın diyalektiği – theodor w adorno-max horkheimer 33- felsefi soruşturmalar – ludwig wittgenstein 34- politika – aristoteles 35- itiraflar – augustinus 36- şölen – platon 37- insan doğası üzerine bir inceleme – david hume 38- varoluşçuluk – jean paul sartre 39- gramatoloji – jacques derrida 40- ecce homo – friedrich nietzsche 41- deliliğin tarihi – michel foucault 42- estetik – georg wilhelm friedrich hegel 43- cinsiyet belası – judith butler 44- insanın anlama yetisi üzerine bir deneme – john locke 45- negatif diyalektik – theodor w. adorno 46- fragmanlar – herakleitos 47- bütün diyaloglar – platon 48- konuşmalar – konfüçyüs 49- alman ideolojisi – karl marx-friedrich engels 50- ahlakın söykütüğü – friedrich nietzsche 51- ahlak metafiziğinin temellendirmesi – immanuel kant 52- 1844 elyazmaları – karl marx 53- anti-ödipus – gilles deleuze-felix guattari 54- cinselliğin tarihi – michel foucault 55- düşünceler – marcus aurelius 56- summa theologica – thomas aquinas 57- yargı gücünün eleştirisi – immanuel kant 58- tao te ching – lao tzu 59- sisifos söyleni – albert camus 60- felsefenin ilkeleri – rene descartes 61- monadoloji – gottfried wilhelm leibniz 62- özgürlük üstüne – john stuart mill 63- saf bir fenomenolojiye ve fenomenolojik felsefeye ilişkin düşünceler – edmund husserl 64- organon – aristoteles 65- novum organum – francis bacon 66- tarih felsefesi – georg wilhelm friedrich hegel 67- enneadlar/dokuzluklar – plotinos 68- mantık bilimi – georg wilhelm friedrich 69- simülasyon ve simülakra – jean baudrillard 70- michel foucault – bilginin arkeolojisi 71- kitabu’ş şifa/şifa kitabı – ibn sina 72- düşünceler – blaise pascal 73- aşkın metafiziği – arthur schopenhauer 74- bulantı – jean paul sartre 75- kötülüğün sıradanlığı – hannah arendt 76- başkaldıran insan – albert camus 77- fususu’l hikem – ibn arabi 78- grundrisse – karl marx 79- teolojik politik inceleme – baruch spinoza 80- ideoloji ve devletin ideolojik aygıtlar – louis althusser 81- çürümenin kitabı – emil michel cioran 82- bin yayla – gilles deleuze-felix guttari 83- mukaddime – ibn haldun 84- insanlar arasındaki eşitsizliğin kaynağı – jean jacques rousseau 85- hapishane defterleri – antonio gramsci 86- ya/ya da – soren kierkegaard 87- evrenin yapısı – lucretius 88- kadın haklarının gerekçelendirilmesi – mary wollstonecraft 89- tragedyanın doğuşu – friedrich nietzsche 90- phaidon - platon 91- rüyaların yorumu – sigmund freud 92- doğa hakkında – parmenides 93- walden – henry david thoreau 94- söylevler – epiktetos 95- ahlak mektupları – seneca 96- madde ve bellek – henri bergson 97- türlerin kökeni – charles darwin 98- fark ve tekrar – gilles deleuze 99- şarkiyatçılık – edward said 100- bilimsel devrimlerin yapısı – thomas kuhn Teşekkur ederim... ancak bu ünlü eserler.. ve ünlü dinler.. başka bir anlatımla.. eski ve yeni dinler ve diller.. teknolojinin insanin doğaya yabancılaşmasına ve insanın insandan uzaklaşmasına engel olamadılar.. eleştirmekle kalmıyorum.. dunyayı belirleyen ve dini tanımlayan dile donulmesini savunuyorum.. insan kulturse.. kultur (millet) ise dil ve din ise.. bunun uzerine yapilanan dunya evi.. cemiyet yuvası.. ferd çoçuğu.. medeniyet anası. devlet babasında bir sorun var demektir. Çözüm ailede.. bazilarimiz bu ünlü eserlerden birini okumakla övünebilirler.. ancak önemli olan bireysen sorunu kendin görmen kulsan çozumun bir parçası olmandır.. Arkadaşlar burada birbirinden muhteşem YÜZ TANE SARAY var.. o kadar güzel ve çekici herhangi birisini girseniz.. içinden çıkamazsınız.. ancak asıl olan bir kulube de olsa kendi evini kendin yapmandır. İşte YBA size bu imkanı verecektir. olurluluk (zorunluluk).. olasılılık (olanaklılık).. olsalılık (dileklilik-koşulluluk).. olmalılık (gereklilik).. dilin eylemin kipleri ve felsefenin de cihet (yön)kategorileri.. bunların dördü eylemi aşan ve geniş zaman içinde uzanan anlamlar ve anlatımlar.. bu yapıtların her biri bu geniş arazi üzerinde hafriyat çalışmaları ya da petrol sondajları.. amma bir de OL DEDİ OLDU.. hikayesini dinlemek lazım OLAYLAR nasıl olmuş ve OLGULARA bürünmüş.. hasılı artık belli ki günlük bilgi ve bilimsel bilgi üstündeki çok yanlı ve yönü felsefeyi edebiyattan ve dini vaazdan kurtaracak yeni bir dil.. yeni bir anlam sürücü, hızlı bir anlatım aygıtı.. icab ediyor ve gerekiyor.. gerekmesine de önce aramak lazım bulmak için.. Yeni Yüksektepe ve Marksizm gibi halkın anladığı popülize ve vülgarize olmuş felsefeler "filozofi" değildir.. çünkü onlarda DİN gibi anlaşılabilir olduğu için halka mal olmuştur.. amma bir Kant'ı ya da Hume ya da Descartes'i halka mal edemezsiniz.. edebiliyorsanız septik, doğmatik ve eklektik olmaktan çıkmış bir retorik haline gelmiştir.. diyalektik bile değildir. Felsefe fakülteleri tıp ve hukuk gibi tıbba ve hukuka giriş ve başlangıç verebilir ancak.. YBA ile felsefeyi halk mal etme çabam olmasına rağmen bunu bilir bunu söylerim.. aydın ve halk üzerinde bir etkinliktir felsefe.. seçkinlerin işidir.. sıradanların işi değildir.. ancak bu da bir kibir değil.. çünkü dahi ve deli olmak elimizde değil.. keza nebi olmak elimizde değil lakin veli olmak elimizde.. arif olmak elimizde.. alim olmak elimizde.. belki anlattım belki anlatamadım.. ancak anlamadığını ve anlatamadığını bilmek belki felsefenin giriş kapısı... Yöntembilimsel analiz ile sizlere böyle içerikli dini ve felsefi bilgiler ve düşünceler vermek amaçlanmamıştır.. aklını kullanmaktan önce gelir aklını tanımak.. Koca Yunus’un dediği gibi ilim ilim bilmektir, Dücane çevrisi ile bilmek bilmeyi bilmektir.. benim yorumumla bilmek DÜŞÜNMEYİ bilmektir.. YBA analiz size düşünmeyi öğretmeyi denemek istemektedir. konuşarak elde edilen ilim vardır, düşünerek elde edilen ilim vardır, yaşanarak elde edilen ilim vardır.. ilkine bilim, ikincisi fikir üçüncüsünü iman denir.. bu kul hakkında da böyledir, Tanrı hakkında da böyledir.. ancak bütün bunlarda iki ana özellik var; birinci özellik bun hakkında bilgiyi başkalarından illümünasyon ya da inisinasyon tarzında öğrenirsin.. ikinci özellik kendi kendine öğrenirsin.. YBA insana bu yolu açar. ![]() Düzenleyen osmanziya - 14-Eylül-2018 Saat 15:13 |
|
![]() |
|
![]() ![]() |
||
Forum Atla |
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma Kapalı Forumda Cevapları Silme Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme Kapalı Forumda Anket Açma Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma |