Anasayfa | Işımalar | Osman Ziya | İfade -i Meram | Yöntem Bilim | İnsan Bilim | Din-Fen | BTÖ | Yazılar | E-Posta | |
![]() |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Dünya | |
![]() |
![]() ![]() |
![]() ![]() |
Yazar | Mesaj |
fazilet
Üye ![]() Kayıt Tarihi: 02-Nisan-2010 Konum: Yzmir Gönderilenler: 88 ![]() Hak Puan : 0 Kidem : 5 OrtalamaHak : % 0 Irtibar :0 |
![]() Gönderim Zamanı: 28-Haziran-2012 Saat 10:24 |
O sabah acelem yoktu. Tramvaydan indim, yavaş adımlarla etrafı izleyerek yürümeye başladım. Bu esnada gözüme önümde yürüyen ve benimle birlikte tramvaydan inen üç kişi takıldı.
En öndeki sanki arkasından biri kovalıyormuş gibi hızlı adımlarla yürüyordu. Arkasından gideni bir hayli geride bırakmıştı. Kendi kendime: “Bu adam hayatta mutlaka başarılı olur.” diye düşündüm. Onun arkasından giden, sakin adımlarla ilerliyordu. “Belki bu adam da hayatta bir şeyler başarabilir.” diye mırıldandım. En arkadan giden ise sanki nereye gideceğini bilmiyormuş gibi sallana sallana ve etrafı seyrederek yürüyordu. Onun içinse: “İşte!” dedim, “Hayatta hiçbir işe yaramayacak bir serseri!” Derken aklıma bir şey geldi. Ben bu adamların her üçünün de gerisindeydim! Kıssadan Hisse: Evet, başkalarının hâli ile uğraşan kendi hâlini göremez. Başkalarının kusurunu araştırmak, insanı kendi kusurlarını görmekten alıkoyan çok çirkin bir hastalıktır. |
|
fazilet
|
|
![]() |
|
osmanziya
Kıdemli Üye ![]() Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010 Gönderilenler: 3996 ![]() Hak Puan : 5 Kidem : 6 OrtalamaHak : % 50 Irtibar :2 |
![]() |
İletiniz için teşekkür ederim.
İletinin başlığı "kıssadan hisse".
Kıssa "öykü" ise hisse "ibret"tir.
Öyküden ders almak, deneyimlerden yanılmak çıkarmak ve yaşananlardan pay olmaktır.
Öykünüz bir kaynaktan çıkıp bir hedefe giden 4 çizgiyi betimliyor:
Dördüncü çizgi öyküyü anlatan gözlemcinin çizgisi..
üçüncü çizgi hedefine sallana sallana gidenin çizgisi..
ikinci çizgi hedefine yavaş adımlarla gidenin çizgisi..
birinci çizgi hedefine hızlı adımlarla gidenin çizgisi..
Beşinci çizgi ise öyküyü okuyanın ve ibret alan bizlerin çizgisidir.
Acaba bizim, benim ve senin çizgin nasıl ?
Başarı kaynakları hedefe ulaşacak şekilde kullanmaktır.
Ancak BAŞARI , kaynağın miktarına, hedefin miktarına, hedefe ulaşma süresine, ulaşmanın maliyetine, kaynağın kapasitesine, hedefin kalitesine göre, derecelendirilebilir.
Başarıyı etkileyen başka faktörlerde vardır; çalışma yöntemi, iş yaklaşımı, liderlik karizması, ekip yönetimi personel eğitimi , değişim kapasitesi, yenilenme karakteri, süreklilik kriteri, kuramsal temeli, kurumsal işlevi gibi daha sayamadığım etkiler bulunur.
Ancak şu olgu her zaman saklı kalır:
Hareketli durandan:
belli ve seçilen bir yöne ilerleyen hareketli olandan:
belli ve seçilen yönünü koruyan sürekli yön değiştirenden:
belli ve seçilen yönünü koruyan yön değiştirenden;
belli yönü olumlu olan, olumsuz olandan;
seçilen yönü kalıcı olan, geçici olandan:
her zaman ileride ve öndedir.
Ancak çok yanlı ve yönlü olan insan için bu çizilen tablo çoğu zaman yeterli olmaz.. insanın kalıcı ve değerli şeylere muhtaç olduğu gibi geçici ve önemli şeylerede ihtiyacı vardır. nakit, vakit, sıhhat ve salah gibi temel vagonları götüren LOKOMOTİF'ini iyi tanımazsa insan ZAMAN trenini çoğu zaman başarılı ve verimli bir şekilde hedefine götüremez.
Bu lokomotif "insan"dır.
Ki buna "nisâ" adını veriyorum.
Nisâ'nın sözlük anlamı kadındır.
Kitabımızda bu adlı uzun bir sürede var..
dördüncü süre olan nisâ süresi.
Nisa, beşinci sure maide yani sofra serer
ve bunun içinde altıncı sure araf yani marifet vardır.
İnsanın kadının serdiği sofradaki
bilgiye, ilime ve kelama muhtaçdır.
İnsan bundan önce de beş şeye muhtaçtır..
havaya, mâ (suya), gıdaya, ziyaya ve nisa'ya.
Bu 113.ncü FELAK (kainat) suresiyle anlatılır.
Nisa, erkekse kadına, kadınsa erkeğe muhtaçlık demektir.
Nisa, yaşlı ise gence, genc ise yaşlıya muhtaçlık demektir.
Nisa, birey ise toplum, oplum ise bireye muhtaçlık demektir.
Nisa, ekip ise öndere, önder ise ekibe muhtaçlık demektir.
Demek NİSA avam ve havasdan ibaret NASdır ki
Kitabın son 114.ncü suresinin adı NAS (insan) suresidir.
Nas suretinde muhtaç olduğumuz nas'dan sığınma yolunda Rabbinnas , Melikinnas ve İlahinnas, olarak üç mertebede bize sığınma dersi veriyor.
Dikkat ederseniz öykülerde bahsi geçen hep insan ve nasdır.
Biz, bize ders ve ayna oluruz.
Akıllı insan sade kendi yaşamından değil
başkasının öyüklerinden de ders çıkarabilendir.
Şimdi bir HEDEF ileri sürüyorum:
Bilgi (marifet), Bilim (ilim) söz (kelam) , anlam (maan) ve anlatım (beyan).
Çünkü ışık nesneleri aydınlatır, kimse ise kimseye gerçekleri anlatır.
Gerçeklere ulaşmak içinde bilgi ve bilimden, anlam ve anlatımdan başka bir kapı yoktur.
Öyle ise, insan kendi ifadesini başkasını ibare etmeli ki
deneyimleri kendisine öğrenme olarak dönsün
ve bu da bilgi, söz, anlam ve anlatım ile yansısın
ve başkalarıyla paylaşılsın.
Bu nasıl olacak ?
Sağlıcakla kalın.
Osmanziya
Düzenleyen osmanziya - 28-Haziran-2012 Saat 22:28 |
|
![]() |
|
![]() ![]() |
||
Forum Atla |
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma Kapalı Forumda Cevapları Silme Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme Kapalı Forumda Anket Açma Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma |