Anasayfa | Işımalar | Osman Ziya | İfade -i Meram | Yöntem Bilim | İnsan Bilim | Din-Fen | BTÖ | Yazılar | E-Posta | |
![]() |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Yöntembilim | |
![]() |
![]() ![]() |
![]() ![]() |
Yazar | Mesaj | |
osmanziya01
Yönetici ![]() ![]() Kayıt Tarihi: 29-Ekim-2009 Konum: İzmir Gönderilenler: 381 ![]() Hak Puan : 10 Kidem : 7 OrtalamaHak : % 100 Irtibar :2 |
![]() Gönderim Zamanı: 05-Kasım-2012 Saat 14:07 |
|
Düzenleyen osmanziya01 - 08-Kasım-2012 Saat 11:00 |
||
BEYAN dogru olmali ve MAAN hakikati bulmalidir
|
||
![]() |
||
taharriyat
Yeni Üye ![]() ![]() Kayıt Tarihi: 25-Kasım-2009 Gönderilenler: 26 ![]() Hak Puan : 0 Kidem : 5 OrtalamaHak : % 0 Irtibar :0 |
![]() |
|
http://www.objektifhaber.com/curiosity-ilk-mars-kumunu-yuttu-141528-haber/
![]() Nükleer keşif aracı Curiosity, kısa bir süre önce Mars yüzeyinde parlak bir cisme rastlamış, cismin uzay aracından düşmüş olabileceği ihtimalinin göz önüne alınmasının ardından cisim olduğu yerde bırakılmıştı. Curiosity, son analizlerinde, tekrar parlak cisimlere rastlarken, bu cisimlerin Mars’a özgü olduğunu tespit etti.
‘Rocknest’ adı verilen bölgede robotik kolunu kullanarak ikinci kez parlaklık tespit ettiği bölgeyi kazan ve kepçesini doldurduğu kumu inceleyen Curiosity, parlak cisimlerin Mars’a ait olduğunu ortaya çıkardı. Curiosity’nin rastladığı ilk parlak nesnenin uzay aracından düşmüş plastik bir parça olabileceği ifade edilmişti.
NASA, en son keşfin ardından yaptığı resmi açıklamada, “İlk başta Curiosity’den düşen parçalar olduğu düşünülen ve bu yüzden uzay aracının numune işleme mekanizmasına konulması istenmeyen nesnelerin, Mars’a ait olduğu” ifade edildi.
Curiosity’yi kontrol eden bilim insanları, yapılan son tespitin ardından üçüncü kez kazı yapmak için Curiosity’nin kepçesini ve numune işleme mekanizmasını temizledi.
İLK MARS KUMUNU YUTTU
NASA, Curiosity’nin kepçesiyle üçüncü defa doldurduğı toprak numuneyi, bugün Kimya ve Mineraloji Cihazı (CheMin) tarafından analiz etmek için yuttu. İlk Mars kumunu yutan Curiosity, Mars'taki analizlerinde de önemli bir adım attı.
Curiosity projesinin başındaki California Teknoloji Enstitüsü'nden John Grotzinger, "CheMin ilk Mars kumunu tattı. Curiosity görevinde önemli bir çizgiyi geride bıraktık" dedi. CheMin, Mars görevinde ilk kez kullanılırken, kepçedeki numuneler daha sonra Mars Numune Analizi (SAM) cihazına dökülecek.
CheMin ve SAM cihazlarının yapacağı analizler, Mars’ta bir zamanlar mikrobiyolojik yaşam olup olmadığı konusunda önemli bulgular sunacak.
Curiosity, 5 Ağustos günü Mars’ın Gale Krateri’ne indikten bu yana geçen iki ayı aşkın sürenin ardından, uzun süre deney ve analizler yürüteceği ‘Glenelg’ noktasına gidiyor.
Mini Cooper büyüklüğündeki 2.5 milyar dolarlık uzay aracı, insanlığın bir başka gezegene bugüne kadar yolladığı en büyük keşif aracı olma özelliğine sahip. Curiosity, Mars’ta en az iki yıl süren analizlerde bulunacak. ntvmsnbc |
||
![]() |
||
osmanziya
Kıdemli Üye ![]() Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010 Gönderilenler: 3996 ![]() Hak Puan : 5 Kidem : 6 OrtalamaHak : % 50 Irtibar :2 |
![]() |
|
Bir
şeye başlamadan önce onu nasıl bitirileceğini öğren..
Resim
olayı gösteriyor ben de az buçuk İngilizcemle onu çevirdim…
En
genel yasa “önce başlat sonra bitir”dir ve bu yüzden
insan
öncesini de merak eder sonrasını da merak eder.
Yani
işin başını ve sonunu düşünür.
Ancak
SONU düşünülmeden başlanan işler olduğu gibi
BAŞI
bitirilmeden sonlandırılmak istenen işler de vardır.
Bu
ikisi de doğru değildir.. “sonuç”suz kalırlar, çünkü.
Ancak
bu görünürde’dir..
çünkü
genel yasaya göre gerçekleşen, ihdas eden OLAY’ların mutlaka bir itibar edeni
vardır ki bu itibara göre bir sonuç ve onun kazancı ya da kaybı ve hatta sorumluluğu
olacaktır. Yani hiçbir olay “sonuç”suz değildir. Sonuçsuz görünmesi de
görecedir.. dünyada sonucu yoktur ama ukbada vardır. Hatta dünyada bile vardır.. örneğin bir
başarısızlık; sonuçsuzluk değil deneme ve yanılma ile işleyene bir ders,
bir bilgi ve bir öğüt vermiştir.
Sonu
görmek ve sonucu elde etmek onuncu adımda mı yoksa on birinci adımda mı ortaya
çıkar bilinmez ancak yöntembilimsel analiz gibi köklü bir konuda ve uzun vadeli
bir PROJE’de bu güne kadar PARTİ’sinin oluşmamış bir görünüm ortaya çıkması..
onun Para ve Pazar aşamalarının sonuçlanmayacağı anlamına gelmez.
Çünkü
bu İŞ, 120 yıllık proje, 10 yıllık parti , 1 yıllık para ve 1000 yıllık Pazar
aşamaları olan bir davadır.
Bu
demektir ki proje safhası bile bir insanın ömrünü aşıyorsa (120 yıl) benim
yapabileceğim bir şey yoktur demektir. Ancak bu proje ve parti konusunda HİÇ
BİR ŞEY yapmadığım anlamına gelmez.
MERAK
hakkında yazı yazdım ve çevreme de olabildiğince de duyurdum. Bir gün için de
20 reyting almış ve hiçbir soru ve eleştiri getirmemişse ( ki bu istenilen
tenkid ve sual bu web için çölde su bulmak gibi zor bir sonuçtur) bu olumsuz
sonuç bana şu dersi vermiştir.. insanlar sen isteyince değil sen istemeyince
ilgilenirler.. merakın kökü olan ve insanın kendisinden yaratıldığı ALAKA (ilgi)
sadece ilim ve irade ile emr ve halka bağlı bir merkez değil TAM TERSİNE bu
sayılan yaratılış ve buyruluş ile istek ve istenci etkileyen bir era, tera ve
yera’dır. Birinci, ikinci ve üçüncü tekil şahıs olan MERAK’lar zamanı gelince
ALAKA’lardan çıkarlar. Bahar gelmeden çiçekleri serada açtırabilirsin fakat
tadı olmaz.
Aslında
eğer “merak” konusunda yeterli görüş, eleştiri ve katılım olsaydı insanbilime
ilişkin içerikli bir çalışmada başlamış olurdu.. belli olmaz ileriki günlerde
gelecektir İnşaallah.
Talibleri
arıyoruz, talebeleri bekliyoruz.. talebe leb demeden leblebiyi anlayana denir..
talib ise lüb’ün ne olduğunu arar.. yani birinde zeka buluşu diğerinde akıl
arayışı vardır. Her ikisi de makbulümüzdür.. yeter ki olsun.. talebelerin bir kısmı
asıl aradığım talibler haline gelecektir yeter ki tebligatımız yerine ulaşsın..
reklamımız fayda versin ve propagandamız muhatab bulsun.
Meraklı
akrabamın sorusuna yanıt olacak merak şemasını aşağıda çıkardım. Bu şemayı
(diyagram) bu iletinin dizinin içinde olan tabloları (levha) incelediğinizde
daha iyi anlayacaksınız.
İLLET
RABAS ---------- Merak ----------- RASAT
AKİBET
İnsan
bir nesnenin veya kimsenin ya da bir işin başını ve sonunu merak eder.. bazen
sonuna erişir başını merak eder bazen de bir işi başlatır sonunu merak eder..
Sevgili
Taharriyat.. bu gün sana, bana ve mustafa buğuçam’a baktım da güldüm.. sen
sorular soruyorsan benden çoğu zaman yanıt alamıyorsan.. mustafa buğuçam da
yazılarımı düzeltmekten fırsat bulduğu zamanlarda yanıt vermeye çalışıyor.. bir
de kutlu Aytuğ var.. bir kaçak kızımız Fatma çırak.. bizi uzaktan ve derinden
izleyen Kızılkaya kızımız.. yani topu topu altı kişiyiz.. birbirimize attığımız
top bir gün çığ haline gelip yollarımı örtecek ve içinde kalanların nefesini mi
kesecek bu SONUCU bilemiyoruz.. amma insan MERAK’lı.. merakını marsa da
gönderir terse de gönderir. Ama bizim amacımız insanı iki mars bir ters yapmak
değil..
Taharriyat
ve merak.. hürriyet ve muharrir.. insanın ilim sıfatından sonra önemli bir
sıfatı olan irade sıfatının çalışabilmesi için insanın ilmi yanında
hürriyetinin dahi bulunması lazım. Lazım ki mantuk-u ayniyet ile meşiet-i
hürriyet maksadı ve meramını bulabilsin.. ve böylece meraka yardım etsin ve
ilim iradeye inkilab etsin, bu kalb oluş da lisan ile nakl edilsin.. burada bir
tek Türkçe terim zikr edilmedi ki fikri Türkçe kavrayalım… derseniz yerden göğe
kadar haklısınız derim.. ancak bu bildik terim ve kavram kullanmakta tam çözüm
vermez. Yöntembilimsel analiz bu yüzden tefekkür ve düşünme işini cümle,
kelime, harf mertebesinden hatt mertebesine indirerek daha sağlam ve sağlıklı
düşünme olsun ve böylece verimli ve güvenli düşünce elde edilsin.. düşün-me
işlemi ile düşün-ce demesinin analitik düzlemde görsel olarak çalışması ve
yansıması merakın etkinliğini daha kolay ve daha keyifli hale getirir. Fakat
bunu nasıl uygulama olmadan kanıtlayacaksın ve öğrenme merakı bulunmadan
göstereceksin.
Merakdan
başka bir de iştahın yerakı, iştiyakın burakı, aşkın bırakı var.. bunların tarakını nereye vurursan vur;
seslenmelerinde, esinlenmelerinde, sezinlemelerinde ve esemelerinde burak gibi
göğe yükseltmez bırakır yere düşürür. Çünkü seker ve meker tekeri, hakikatı
taramaz ve hakkı aramaz. Bulduğu da alıştığı ve hoşlandığı da çalıştığıdır.
Merak
konusunda bildik şeyler yazıp buraya müşteri toplayacağını sanıyorsan,
aldanıyorsun, sayın BUĞUÇAM, içerikli bilgi isteyen şemalardan ve daha da
ayrıntılı istiyorsa tablolardan çıkarsın.
Soru ------ İLLET
------ Kaygı
RABAS ----- Merak ----- RASAT
Tasa ------ AKİBET ------
Kuşku
Burada
sadece meraklı yakınımın, MERAK ortada olsa etrafında ne olur sorunun yanıtını
vermeye çalışıyorum. Merak bilgi konusunda soru çıkarsa ve kuşku duyarsa
çalışır, buyruk konusunda ise tasa (endişe) ve kaygı (umur) taşır. İLLET sebeb
ve netice demektir. AKIBET ise cebr (mecburiyet) ve cerb (tecrübe) anlamına
gelir.. kaderin cebri beni nereye götürür ve amelimin tecrübesi bana ne
gösterir diye tasa ve kaygı duymak merak
olduğu gibi.. sav ve ileri sürmelerden kuşku duymak bilinenlerden bilinmeyen
yani soru çıkarmak meraktandır.
Ha
bir de beni meraktan çatlatma diye söz vardır.. yani büyük ikramiye sana çıktı denildikten sonra o
büyüğün ne kadar büyük olduğunu söylemezsen adamı çaaat diye çatlatırsın.. ya
da şu tayin işi bir ay geçti hala belli olmadı diye benim meraktan çatladığım
gibi...
Bekara
karı boşamak kolay olduğu halde merakı bir sonuçla okşamak kolay değildir.
Nedeni bulur onun nedenini arar.. neticeyi bilir onun neticesini arar..
öleceğini bilmese dünyasını güldürür, yarın öleceğini bilse bahçesindeki gülünü
soldurur. Yani illetler ve akıbetler dünyasında merak berrak bir şekilde
dolmaz, doymaz ve durmaz.. hel min mezid.. daha yok mu diye arar ve gözünü bir
avuç toprak doldurur.. evet her kuvve, her latife, her cihaz ve her vazife gibi
MERAK aletimiz dahi doğal koşullarında dönel kurallara uymalıdır. Aklın
kuralları ile doğanın yasaları.. doğanın koşulları ile kalbin yasakları..
birbiri içine geçmiş tuzak bir soru çıkarır ve esrik bir kuşku doğurur..
Arayanlara yardım etmek üzere bu iletinin dizini içinde bazı yol haritaları
hazırladım umarım bakar ve yarar hasıl olur. İMKAN dizini içindeki dosyalar: Sağlıcakla kalın.
Düzenleyen osmanziya - 10-Kasım-2012 Saat 21:48 |
||
![]() |
||
kutlu aytug
Kıdemli Üye ![]() Kayıt Tarihi: 18-Ocak-2010 Gönderilenler: 170 ![]() Hak Puan : 0 Kidem : 5 OrtalamaHak : % 0 Irtibar :0 |
![]() |
|
|
||
ahmet
|
||
![]() |
||
kutlu aytug
Kıdemli Üye ![]() Kayıt Tarihi: 18-Ocak-2010 Gönderilenler: 170 ![]() Hak Puan : 0 Kidem : 5 OrtalamaHak : % 0 Irtibar :0 |
![]() |
|
Slm Merak kavramını yöntem bilim şemasında tanımladıktan sonra düz yazı ile diyeceklerim var elbet… Öğrenme iştiyakı=Merak Pek çokları merak ile şüphe kavramlarını aynı manada ele almaktadır. Şüphe ile merak birbirinin zıttı kavramlar olmasa da, anlamları farklı kavramlardır. Şüphe, kısmen hükme varılan yahut bilindiği sanılan bir şey hakkında tereddütün oluşması,doğruluğu hakkında kesin kanaatin oluşmamasıdır. Merak ise, bir şey hakkında az veya çok bilinenden daha fazlasını öğrenme hevesi-iştiyakıdır. Kısacası merak, öğrenme iştiyakıdır. Şüphe ise bilinenin doğruluğu ve gerçekliği hakkında tereddüt oluşmasıdır. Şüphesiz avami şüphe ile ilmi şüpheyi de birbirinden ayırmak gerekir. İlmi şüphe, merakla aynı manada olmasa da merak duygusunun oluşmasında önemli rol oynamaktadır, denilebilir. Dolaysıyla merak pozitif yükü haiz bir kavram, şüphe ise ister avami ister ilmi nitelikte olsun, negatif yükü haiz bir kavramdır. Şüphe, daha önce varılan hükmü nesh eder yani sonucun bir bakıma inkarı-reddi dir. Merak ise daha önce varılan doğru veya yanlış bir hükmü daha açık hale getirmeyi amaçlar. Merak öylesine bir duygudur ki, doğumdan ölüme kadar tüm canlılarda farklı şekillerde ve seviyelerde tezahür etmektedir. İnsanda yaşama kolaylığı sağlama yanında ilmi, dini, felsefi cihetle bilgilenmenin, meslek ve sanat cihetiyle gelişmenin; diğer canlılarda ise herhalde yaşama kolaylığına kavuşmanın anahtarıdır. İnsanın çevresinde meydana gelen eşya ve olaylara ilişkin değişimlere ilgi-alaka duyması, her şeyin ve her olayın mahiyetini yani her yönüyle (ötesi-berisi, başı-sonu, alt-üst, ön-arka) öğrenme bakımından hassasiyet gösterme sonucu oluşan bir duygu halidir, merak... İnsanın eşya ve olaylara ilişkin (gözlemlenen-gözlemlenemeyen, hissedilen-hissedilemeyen) bir takım bilgi ve kanaat sahibi olma arzu-hevesi yani iştiyakı, merak kavramı ile eş anlamlıdır, diyebiliriz. Bu durumda kabataslak şemamızı şöylece oluşturabiliriz. Koordinat eksenlerinin merkezine öğrenme arzu-heves ve iştiyakı kavramlarını yerleştirebiliriz. Yatay koordinat ekseninin sağ tarafına merakın oluşmasını sağlayan kişisel hassasiyeti ve alaka’yı, sol tarafa da merak duygusunun göstergeleri olan araştırma ve tespit yapma gayretini koyabiliriz. Dikey koordinat ekseninin alta tarafına merak edilen eşya ve olaylara ilişkin gözlemlenemeyen, hissedilemeyen taraflarını, üst tarafa da merakla elde edilebilen eşya ve olaylara ilişkin gözlemlenen, hissedilen bilgiyi ve kanaati koyabiliriz. Alt sağ alana merak edilen eşya ve olaylara ilişkin görünmeyen arka planı ve sonucu, sol alana eşya ve olaylara ilişkin yine görünmeyen alt-derin, tamamlayıcı-öte bilgileri koyabiliriz. Aynı şekilde üst sağ alana eşya ve olaylara ilişkin görünen-kısmen bilinen önbilgileri-hipotezleri , sol alana yine eşya ve olaylara ilişkin görünen-kısmen bilinen güncel bilgileri yerleştirebiliriz. |
||
ahmet
|
||
![]() |
||
osmanziya
Kıdemli Üye ![]() Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010 Gönderilenler: 3996 ![]() Hak Puan : 5 Kidem : 6 OrtalamaHak : % 50 Irtibar :2 |
![]() |
|
Saygıdeğer Kutlu Aytuğ,
Hem yanıtlamış, hem yaptığım kurgudan başka bir anlam tablosu yapmış, hem kullandığım kavramları, örneğin "rasat" örneğin "iştiyak" , başka yerlere koymak suretiyle bir şekilde eleştirmiş hem de merak tablomun öğelerinden olan "kuşku" kavramını tablosuna almamış.. merak dışı saymış, hem kurduğu tablonun anlambilimsel analizini yapmış.. bu kadar alaka ve lutfa karşı benim teşekkür ve minnettarlıktan başka bir karşılık vermek elimden gelmez. Ancak bu noktadan itabaren artık BİÇİMSEL ve yöntembilimsel bir konu olmaktan çıkar insanbilimsel ve İÇERİKSEL bir konu haline gelir. Bunun gibi böyle tartışmalar yaparken de yöntembilimsel uygalamalarımızdan ile yöntembilimsel analize ilişkin deneyimlerimizden hasıl olan biçimsel bilgiler, kurallar ve ilkeler çıkarabiliriz zamanla böyle düşüncemiz bir dil haline dönüşebilir. Ancak şu anda bu gün böyle bir çalışma ve tartışmaya girme fırsatım yok.. sadece bir teşekkür edeyim ve bu fırsatın müjdesini vereyim diye yazdım. Sağlıcakla kalın. Osmanziya
|
||
![]() |
||
![]() ![]() |
||
Forum Atla |
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma Kapalı Forumda Cevapları Silme Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme Kapalı Forumda Anket Açma Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma |