Anasayfa | Işımalar | Osman Ziya | İfade -i Meram | Yöntem Bilim | İnsan Bilim | Din-Fen | BTÖ | Yazılar | E-Posta |

  Aktif KullanıcılarAktif Kullanıcılar  Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  SkinsSkins
  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş
Yöntembilim
 YöntemBilim Forumu | Yöntem Bilim | Yöntembilim
Mesaj icon Konu: GOLGELERIN GUCU Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Yazar Mesaj
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye


Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 1085

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Konu: GOLGELERIN GUCU
    Gönderim Zamanı: 18-Aralık-2017 Saat 09:45
01-     Bilgide Çift Kutupluluk: ANALİTİK DÜZLEM



Felsefe ve hikmet tecessüsün incelmesi ve BİLGİ arayışının başlamasıdır. Merakın aşk haline gelmesidir. Günlük bilgi ve günlük bilginin mantığı, bizim dünyaya intibak etmemizde ve gereksinimlerimizin karşılanmasında ve bunlara ilişkin sorunluluğumuzun geçim ile kaldırılmasına birinci derecede yardımcımızdır. Ancak yetmez.. beşeriyetin yapısından çıkan medeniyetin sorumluluğun geçim ile kaldırılmasında günlük bilginin üstünde katkısı olan bir etkinlik oluştuğunu ve bunun uygarlığın ilerlemesini sağladığını gözlemliyoruz.. bilim.. bilimsel düşünce.. bilimsel dil.. bilimsel bilgi ve bunların uzantısı olan teknoloji.. bilim bu işleri yaparken günlük bilginin mantığının üstünde yeni bir dil ile bu işleri başarmıştır.


Bu dil ve bilim tarihi ile birlikte geliştirilen MANTIK ve MATEMATİK’tir. Nisbi olan matematiğe göre bir derece kutbi olan Mantık biraz daha yavaş gelişiyor. Mantık ve matematik arasında ise YÖNTEM (usul, method) var. En genel yöntem mantıktır.. mantıktan sonra yöntem (usul) gelir.. yöntemten sonra da matematik gelir.. bunların hepsi aynı zamanda bir anlam ve anlatım aygıtı olan dil gibidir.


Dil bu durumda mantık, yöntem ve matematiği de içeren bir iletişim hatta etkileşim aygıtı olduğu kadar bir sorun çözen ve soru yanıtlayan bir aygıttır. Hatta bu bakışı biraz daha geliştirerek dil gibi bir kültür ve uygarlık varlığı olan dini bile geniş bir çözüm, iletişim ve etkileşim aygıtı sayabiliriz.. ancak burada yapılan genellemenin bir tümelleme olmaması ve benzetmenin hışmına uğramaması için.. dinin, dilin, mantığın, yöntemin ve matematiğin AKLIN ve İLMİN süzgecinden geçirilmesi gerektiğini de unutmayalım.


İnsanlığın uygarlığın gelişme tarihi boyunca 7 (yedi) san’at aşaması geçirdiğini düşünüyorum. Bunlar; birincisi resim, ikincisi müzik, üçüncüsü nesir (düz yazı), dördüncüsü nazım (şiir), beşincisi heykel, altıncısı tiyatro, yedincisi sinema.. bunların hepsi bu bilgisayar ve internet TEKNOLOJİLERİ çağında değişerek ve gelişerek baş döndürücü bir hızda ilerlemekte bilimsel gelişmemize kültürel katkı sağlamaktadır. Hatta reklam ve propaganda teknikleri ile İDEOLOJİLERİ bile derinden etkilemekte.. bedenlerimiz gibi zihinlerimiz ideo-tekno baskı altında tutulmaktadır.. nedir bu baskı ? GÖLGELERİN gücü.. HİMEN çizgi romanının ünlü sözü GÖLGELERİN GÜCÜ ADINA.. beşeriyetin yapısından çıkan medeniyeti inşa eden kurumlar.. başta devlet olmak üzere bu gücü kullanmaktadırlar.. yani ÇİZGİLERİN gücünü..

ÇİZGİLER ses gürültüsü olduğu kadar süs görüntüsü ile kendini belli ederek müzik ve resim olarak.. audio ve video olarak.. duyusal ve görsel duyumsamamızı inşa ederler. Duyarlığımızın ve hassasiyetimizin bu görülebilir ve işitilebilir dünyası bizi çepe çevre kuşatan aydınlıklar ve gölgelerden ibaret izlediğimiz hatt’lar ve imgelediğimiz ve irdelediğimiz   çizgilerdir. Biçimlediğimiz ve tasarladığımız bu çizgiler müzik ve resimde analog hatlar halindedir.. nazım ve nesirde simgeler ve remizler haline gelir ve cisimler resimlere ve isimlere dönüşürler. Heykel ile bilgiler ve buyruklar.. iyilikler ve güzellikler cansızla canlandırıldığı gibi tiyatro ile de canlı ve akıllı harfler vardır karşımızda anlatım yapan.. bunların hepsi ister yüzlerin çekici suratları olsun ister bedenlerin çelici suretleri bulunsun hepsi anlamlı olup anlatım yapan çizgiler ve gölgelerdir.
Şimdi bu güzel san’atların YEDİNCİ SAN’AT olan SİNEMA ile kitle iletişim araçlarıyla taşınımı kolaylaştırıldığında ve yaygınlaştırıldığında bizi yutan bir BEYAZ PERDE ile dünyamızı karartıyoruz ki bizden GÖLGELERİN ve ÇİZGİLERİN gücünü oyun ile de olsa zaman zaman hatırlatıyorlar.


Beşeriyet biolojik olarak memeli ve omurgalı KILLI hayvanların familyasındandır. Karada yaşayanlar genelde kıllı.. havadakiler tüylü ve denizdekilerde pullu bir örtüyle örtülmüşledir. Bu duyarlı deri üstündeki canı doğal giyseler içinde saçımız ve sakalımız ile kendini belli den KILLAR.. çizgilerin kendini belli eden ilk somut ve görsel ve doğal örnekleridir. İnce minicik teller olan kıllardan ta kalın borular olan bacaklar ve kollara kadar tensel yapılanmamızın çizgiler halinde olması artık biliyoruz ki canlı noktalar olan hücrelerdeki genetik iplikçikleren (kromozomlardan) kaynaklanmaktadırlar.


Kıllara benzer ilk yapay maddemiz iplikciklerden inşa ettimiz İPLER’dir. İpi ister ipleyin ister pipileyin önemli bir uzantıdır tenimizde ve bedenimizde.. tüm canlılar da hep DNA iplerleriyle dokunmuştur.. bilgisayarda pikseller ve vektörlerle YAPAY dokuduğumuz nesneler gibi DOĞAL nesnelerde hep iplerle dokunmuştur. Uygarlığmız ilerledikçe ipten tele geçtik.. telden kabloya intikal ettik.. asla çizgiden kopmadık.. öyle ki çağdaş kuramda evreni deniz dalgaları (radyasyon) veya bilardo topları (atomlar) ile inşa etmiyoruz artık.. SİCİMLER ile kurguluyoruz. Ancak ne atomu gördük ne de sicimi.. bunlar HATT’lar (matematiğin iki eşit parçasından biri olan GEOMETRİ) ile inşa edilmiş bilimsel yapılardır. Biz bu nesneleri doğrudan değil dolayısı ile etkileri ile görüngüleri.. gölgeleri.. ışıkları ile biliyoruz, düşünüyoruz.. yine çizgilerle.. yazılarla.. harflerle.. rakamlarla BİLİM olarak anlıyor ve anlatıyoruz.


Çizgiler.. noktalardan meydana gelir.. iki nokta bir çizgi meyana getirir.. göbek çukuru bir nokta olduğu gibi iki meme tepesi de bir noktadır.. bunları birleştirerek elde ettiğin üçgen.. ünlü 90-60-90 çelici çift üçgenini meydana getirir.. Yüzü oluşturan iki göz ve ağız üçgeni de başka çekici bir üçgendir.. öyle ise ten ÜÇ ÜÇGEN’den aydınlığa çıkan GÖLGE’dir. Çizgilerden oluşur ve sanki TEN bize temel yapısı KARBON’un dört kolunu gösterir gibidir. Kömürde karbondur.. elmasta karbondur.. beden de karbondur.. yanİ gölgelerin gücünü göze gösterir ve düşe göstergeler.. çekici SURATLAR ve çelici SURETLER ile.. bütün bunları size Yöntem Bilimsel Analizde kullandığım kabloları, dabloları tabloları, habloları kısaca ÇİZGİLERİ anlatıyorum. Çizgilerle ve hatt’larla zaman ve mekan kadrosunu kurgulayacağım.. amedi ve meddi berzahları kuracağım.. süper simetri olan dört veçhi sunacağım.. Yeni ilmi usul olan YÖNTEMBİLİM’i anlatacağım.


IP
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.03
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide
Türkçe Çeviri : Nuri Cengiz
Tasarım & Düzenleme : BeyazSeytan
WebWizTurk