Anasayfa | Işımalar | Osman Ziya | İfade -i Meram | Yöntem Bilim | İnsan Bilim | Din-Fen | BTÖ | Yazılar | E-Posta |

  Aktif KullanıcılarAktif Kullanıcılar  Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  SkinsSkins
  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş
İnsan Bilim
 YöntemBilim Forumu | İnsan Bilim | İnsan Bilim  
Mesaj icon Konu: insan her şeyin ölçüsüdür. Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Yazar Mesaj
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye


Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 1113

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Konu: insan her şeyin ölçüsüdür.
    Gönderim Zamanı: Dün Saat 12:17
okuduğumuz anlamıyorsak
yazdığımızı anlatamıyorsak
bu anlam ve anlatımı anlamanın ZORLUĞUNDANDIR.

Ancak bu zorluktan başka sorunlarda vardır.. bir kere sözcüklerin anlamını bilmeden o sözü kavramak olasılığı çok düşüktür. Adı üstünde söz, sözcük denen parçalardan oluşur ve parçalar bilinmeden de bütüne erişilmez. Buna rağmen biz sözcükleri bilmesek ve sözcükleri oluşturan sözü anlamasak bile yazıdaki tümceleri izleyerek söylenen ve yazılanları anlamaya çalışırız.

Nitekim ben dini ve felsefi kitapları okurken böyle yapıyordum.. ancak zamanla anlamadığım halde okuya okuya zamanla ANLAR hale geldim. Nitekim bu okuma ilerledikçe.. kitaplar kitaplara eklendikçe.. yıllar yıllara eklemlendikçe.. farklı kitaplar.. hatta farklı diller.. içinde sözcüklerin birbirleriyle ilgileri.. ilişkileri.. akrabalıkları ortaya çıkmaya başladı.

Örneğin bir filim seyrettim az önce.. çocuğun isi Jozef.. babasının ismi de David.. idi.. bu bizim YUSUF ve DAVUD peygamberlerin adıdır.. başka bir örnek READ sözcüğü İngilizce hazır anlamında kullanılır.. Arapça ise REDD sözcüğü yadsımak manasındadır.. bu da İRADE kökünü hatırlatır.. biz de bundan MURAD ismini çıkarmışız.. irade hazır zamanda geçerlidir.. ya kabul ya reddi içerir.. yani böyle anlam ilgileri bulunan diller arası ortak sesler bulunur.

Zaman içinde yazarlar ve okurlar tek başına anlamı olan seslere İSİM adının verildiğini ve bunların başlarına ya da sonlarına eklenen ses ve harflere rağmen bir kök'ünün bulunduğunu fark etmeye başlarlar. Örneğin FTH bir köktür.. bundan “Fatiha”, “Fetih” “Fethi” “Fatih” “İftitah” tekbiri.. “Miftah” sözcükleri çıkarılmıştır. Örneğin Hâkim, hekim, hakîm, hakem, hüküm, mahkum sözcükleri HKM kökünden türemiştir.

Bu sözcükler (kelimeler) ve isimler (adlar) arasında kök bağlantılarından ve hatta kök sözlerden başka dil kurallarının benzerliklerinden dolayı bu konuda ileri giderek yabancı bir dile öğrendikten sonra başka yabancı dilleri de kolayca öğrenirler.

Bu nedenle anlamanı ilerletmenin ilk yolu kendi dilinin kelimelerine yabancı kalınmadığı gibi yabancı bir dile öğrenerek repertuvarını genişletmektir.










1. Dirayetiyle hakikati ifade edenlerden bahsetmişsiniz değerli kardeşim.. yaptığınız kitap önerileri ve katkınız için teşekkür ederim.. bunlar dahiler ve deliler.. fakat tarihte bir de hakkı ibare edenler var.. nebiler ve veliler var.

2. Şimdi bu anlatımımda dörtleme (ikileme, diyalektik) bulunuyor.. hak ve hakikat.. ifade ve ibare.. dahi ve deli.. nebi ve veli.. tam sekiz terim kullandım.. şimdi bir de bu “hikaye” edilen hakikati “rivayet” edenleri de işin içine katınca kavram on tane olur.


3. Bu veya başka bir konuda.. alanda.. katmanda.. on kavramı SÖZ konusu ettiğimiz de çok yönlü ve yanlı bir alanı açma.. bağlama.. aydınlatma.. bağdaştırma sorunu ortaya çıkar ki işte bu nokta da kullandığımız "dil" artır işe yaramıyor.. ya da sorunu çözemiyor.. ya da sorunu artırır.. hale geliyor.


4. İşte tam bu noktada ifadeyi fıkh.. ibareyi fehm.. manayı fikr ve metni zikr etmekte.. ana hatları ve ayrıntıları ansıtma (hads) da yansıtmada (aks).. yine bir anlam sürücü ve yeni bir anlatım aygıtı olarak    YBA çözüme aday ve çareye yarar hale geliyor. Filolog adayı olarak sizin önerim ve ögütüm bu yeni dilin LOGOS’unu sophos’unuzun süzgecinden geçirmek.


5. Çünkü onunla ANLAM , günlük dile ve bilimsel bilgi, felsefi dil ve dini bilgi olarak bölümleniyor ve ANLATIM da dahi yedi katmanlı dilin dördüncü tabakasında ikinci tabakasına yani hatta ve çizgiye iniyor ve onu kullanıyor. Onun sadece iki harfi vardır; amedi “line”.. meddi “line”.. ancak bu öyle bir lineer ki çağımızın global dünyasına yakışır bir lokalite sağlıyor.


6. Yukarıdaki dört paragraf “genel” olarak iyi kötü anlaşılmıştır.. fakat 5. fıkra çok “özel” olduğu içinde anlaşılmamıştır. Daha doğrusu genel paragraflar soyut dahi olsa içerikli bir bilgiyi veriyor, oysa beşinci özel fıkra içeriksiz biçimsel bir bilgiden söz ediyor. Bu 5.nci madde ise bu özel konu hakkında uzmanlık ve birikimi olanlara hitap ediyor. Ya da öylesine özel ve yeni ve özgün kalıyor ki onun özümlenmesi ve öğütülmesi zaman istiyor.

7. Bu gibi konuların tarihte özel bir yeri olduğunu görürüz.. özellikle sizin verdiğiniz örneklere ek olarak Geometride Analitikler.. Mantıkta Organon.. Descartesin Metod Üzerinesi.. Kant’ın Tenkidlerini.. Wittgenstein’un Tractatus’u Doğu Kültüründe Gazali’nin ve Razi’in İbni Sina ve İbni Rüşdün mantık ve felsefe konuları eserlerini verebiliriz.

8. Ancak şunu hiçbir zaman unutmamak gerekir ANLAM zor bir konudur.. ANLATIM onun kadar olmasa kolay değildir.. ANLAMA ise hiçbir nebi ve velinin.. inhirasında.. dahi ve delinin TEKELİNDE değildir.. her bir insan.. dili ve dünyayı öğrenmek ve anlatmak sorunluluğunda , her bir aydın dili ve dinden yararlanmak ve anlamak sorumluluğunda.. kendini ve gerçeği aramak yükümlülüğündedir.


9. Biz de YBA i bunun için inşa ediyoruz.. özellikle günlük dilin ve bilimsel bilgi katmanının üstündeki felsefe, hikmet ve din konularında ortak bir dil kurmayı düşünüyoruz ve bu yolda düşünenleri arıyoruz. Çünkü arayanları düşünüyoruz.. Artık Anlama’nın tekel oluşturmamasını arzuluyoruz. Felsefeyi halka açıyoruz. Din bezirganlarının pazarını düşürüyoruz.




desem entellektül düzeyi yüksek bir arkadaşımı anmış ve onu çağırmış olurum.. "Leman" desem bir bayan adı zikretmiş bulunurum.. Her adın bir anlamı olduğu gibi bazı "gerçek"ler vardır ki onlara da bir "ad" veriyoruz.. Örneğin bir Mustafa Everdi gerçeği vardır.. onun adı ve soy adı ile ifade edilen bütün var oluşu.. tüm başarıları ve yapıtları kendisince dile getirilebildiği gibi başkalarınca dillendirillebilir.. ancak onun kendisi bir "DİL"dir. Anlayan okuyucuları vardır.. anlamayan okuyucuları vardır. Anlayan okuyucuları en azından birkaç kitabını okumuştur. Anlamayanları benim kadar çok çok olmasa bile yine de vardır. Çünkü hiçbir kitabını okumamıştır.


Bu üç isim ÖZEL bir isimdir. anmaya (zikre), tanımaya (tarife), göstermeye (iraeye), göstergelemeye (işarete) yarar.. ancak bizim fikre, tayine, ifadeye ve delalete yarar GENEL veya TÜMEL, SOYUT ya da SOMUT isimlerimiz vardır. İşte anlamak ve anlatmak bize burada sorun çıkarırlar.

Ancak bu ikisinin hakkından gelmek ve hakikatından geçmek için hepimizin ANLAMA'ya gereksinimi vardır. Adı anlamak.. terimi kavramak.. değişkeni değerlendirmek.. sözü tümcesinin bileşenleriyle çözümlemek iki işi gerektirir.. birincisi söz dizim (sentaks) KABLO'sunu açmayı ikincisi anlam bilim (semantik) TELLERİNİ açıklamayı ister.


YBA.. anlamada bu teşbih ip'leri ve çizgi'leri.. tek tek imgeler ve irdeler.. anlatımda bu işaret boru'ları ve bar'larını tane tane ele alır.. izler ve inceler. Böylece okuyanına hakikati gördüğümüzü değil ördüğümüzü anımsatır.

Ancak her dil gibi onunda bir hatt sentaksı ve hadd semantiği vardır ki bu da YBA öğrenme konusunda ilgi.. kullanma konusunda bilgi.. yararlanma konusunda sevgi.. gibi dile getirme ve dillendirme alışkanlık verecek sabırlı çabaları gerektiriyor ve düşe götürme ve düşündürme alışkınlık kazandıracak gayretli çalışmaları istiyor.. çünkü bu hazır bir bilgi değil.. bilgi hazırlamaya başlayış ve hazırlanmaya giriştir.

Kısaca bir dilin kodlarını öğrenmedikçe.. modlarını kullanmadıkça.. sesleri gürültü.. yazıları görüntü kalır. Ar’ları (harfleri) karanlıkta kalır, ad’ları (isimleri) gölgelenir. Öğrenmek ve kullanmak ise ilginizi ve bilginizi bekler.
    

Okumanın başlangıcı ilgi.. bitişi bilgi.. sürdürülmesi sevgi ile olur.. Okumanın girişi kitap.. gelişmesi kainat.. bitişi insandır. İnsan ile yeni bir okuma başlar ki biz bu okumaya OKUNAN (Kur'an) adını veriyoruz.. Kitapta zaten verilen İLK EMİR "oku" anlamında İKRA sözcüğüdür. Kelam ile okumaya başlayan bir süre sonra KALEM ile yazmaya başlar.. ister kalemin kitabeti ister kelamın kıraatı bize İSİM ile karşı karşıya getirecektir.

İsimler düzeyine geldiğimizde kişilerin aracılığı bitir.. fikirlerin amaçlılığı biter.. isimlerin (adların) ad-açlığı başlır.

İşte ad düzeyine gelen okuma artık görme, bilme, öğrenme, düşünme düzeyinde ANLAMA gelir. Adı Anlama.. ad’ı açmadır. Araç ve amaç’tan gelen ad-aç.. bize yeni bir kapı açar.


Bir paylaşımda yazmışlar "İnsan her şeyin ölçüsüdür" (Pitagoras) En anlamadığım sözde lisede felsefe dersinde okurkeu.. İNSAN HER ŞEYİN ÖLÇÜSÜDÜR.. tümcesi idti.. yalnız ben bunu Pitagoras olarak değildi Protogoras olarak biliyorum.. şimdi en anlamlı söz.. hakikati hikaye etmek için temsil kullanılır temsilin en iyi misali de insandır.. hatta insandan başka bir misalimizde yoktur.


Her şeyin ölçüsü insandır.. insanın bedeninden başlıyarak aklına, kalbine, ruhuna ve sırrına kadar her nesnesi ve kimsesi.. her işi ve eyleme ÖLÇÜ ve MİZAN’dır.


Fakat çoğumuz ve özellikle   daha insanın bedenindeki ölçü, ahenk, simetri, parelellik ve GÜZELLİK karşısında kendimizden geçer ve onu ÇIPLAK olarak resmetmeye çalışırız. Zaten meşru bir şeklide soy-up, oy-up, koy-up update yapıp çoğalamayız.


Ancak insan iki ayrılır hayvani tarafı çıplak.. hayvani olmayan yanı ise giyinik.. san'at ayniyeti edeble örtülmeli hikmetin hürriyeti ebedle sınırlanmamalıdır. Böylece san'at ve hikmet işe yarar hale gelir.

İşte bu noktada insan isimleri açan bir isim haline gelecektir.. ve kainatın kapıları zahirde açık iken kapalıdır ve bunun mizan ve miftahı da insanın bedenine ve enesine takılmıştır.

Özetle

Düşünmek ve Yorumlamak
Anlamak ve Dinlemek
İnanmak ve Güvenmek
Birbirine bağlıdır..
bu altının yedincisi ise
Aramak ve Bulmaktır.

Üçyol,İzmir. 24.06.2018 Osmanziya




IP
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.03
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide
Türkçe Çeviri : Nuri Cengiz
Tasarım & Düzenleme : BeyazSeytan
WebWizTurk