Anasayfa | Işımalar | Osman Ziya | İfade -i Meram | Yöntem Bilim | İnsan Bilim | Din-Fen | BTÖ | Yazılar | E-Posta |

  Aktif KullanıcılarAktif Kullanıcılar  Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  SkinsSkins
  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş
Yöntembilim
 YöntemBilim Forumu | Yöntem Bilim | Yöntembilim
Mesaj icon Konu: filolojiden filozofiye Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Yazar Mesaj
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye


Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 1170

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Konu: filolojiden filozofiye
    Gönderim Zamanı: 11-Eylül-2018 Saat 22:13
Filoloji’den Filozofi’ye
LOGOS’tan SOPHOS’a


6000 yıllık YAZILI dil ve din birlikteliğinin bir sonucu olan
filoloji ve teoloji ile filozofi ve teozofi..
bu gün uygarlığımızın teknoloji ve ideolojisine dönüştü..
peki bu nasıl oldu..
kültürün kapısının iki kanadı olan DİL ve DİN..
dünyamızı nasıl belirliyor..
işte kırka yakın tablolarla bu aranmıştır.

LOGOS ve SOPHOS..

kosmos ve homos
KAOS ve PATOS
NOMOS ve nous


FENOMEN ve NOUMEN


FİZİK ve PSİK

Rea ve Ratio
EMPRİK ve EMPERATİF
Tekno ve İdeo


ve TEKNOLOJİ ve İDEOLOJİ




Bu terimlerin hiç biri TÜRKÇE ya da ARAPÇA
Fakat çoğu aydınımız bu kavramları bilir.


Neden ?


Çünkü bunları her milletin ve her dinin
etnik ve etik değerlerinde bulunan
material ve spritual yanları bulunan
İNSAN'a ilişkin sözcükler.


Bunun öyküsü bu yazinin eki olan
kırka yakın tablolarla örülmüştür.



FILOLOJI   dizini içindeki dosyalar


20180912_060948_FILOLOJI.rar




Filo-loji.. dil-bilim demek..
Fakat dil bilimle ilgili iki sözcük daha var;
Birisi lengüistik.. diğeri semiyotik..
Ben bu üçünün ne ilmini yaptım ne de okuluna gittim.


Ancak Ankara HUKUK FAKULTE’sini 1974 de bitirdim.. 40 yıldır memuriyet; savcılık, hukuk müşavirliği ve noterlik gibi uygulamalı yani profesyonel olarak HUKUKÇULUK iştigal ettim .. ancak din, felsefe, astronomi ve bilgisayar gibi konularla amatör olarak uğraşım nedeniyle BİLİMCİLİK yönüm amatör olsa bile hukukçuluğumdan daha güçlü hale geldi.


Yabancı dil olarak ta düşünemesem ve konuşamasam bile düşündüğüm ve konuştuğum GÜZEL TÜRKÇE’m yanında özne-yüklem-tümleç yapısını ayıracak kadar İNGİLİZCE ve ARAPÇA bilirim.


Okumayı çok çok sevmeme ve evvelce de çokça okumama rağmen 1990’dan beri OKUMAYI’ bıraktım.. çünkü YBA hastalığına tutuldum. Anlamaktan bıktım ve anlatmaktan usandım.. us’un muhteşem bir ansıması ve su’yun mubarek bir yansıması olan dil’i anlamaya ve anlatmaya başladım.. ancak günlük dilin düz yazısıyla değil.. analitik düzlemin simetrik ve parelel yazısıyla… bu web sayfamda 1500 üzerinde düz yazı ve on beş binden fazla tablo ile “Yöntem Bilimsel Analiz” (YBA) adını verdiğim kolay bir anlam sürücü ve hızlı bir anlatım aygıtı olan “Kavramsal Tasarım Dili”ni kullanıyorum.


Memuriyetimiz sırasında bir âmirim vardı “imkan” yazardım olanak olarak düzeltirdi.. ondan sonra başka bir âmirim geldi.. “olanak” yazardım imkan olarak düzeltirdi.. olanağın anlamını ise ancak 50 yaşında öğrendim.. peki siz biliyorsanız söyleyin; ne anlama gelir olanak; imkan mı ?


İMKAN.. olanak.. possible.. ya da başka dillerde hangi karşılık verilirse verilsin YBA ile (eğer anlamlı sözcükler olan kökleri “nokta” olarak görürseniz) şöyle yazılır;

AK
Öl = Ol
AN

.
. = .
.

cerir
fesad = kevn
mürur

.
. = .
.

ihdas
intiha = ibtida
itibar

.
. = .
.


olay
bitir = başlat
olanak

.
. = .
.



muzari (şimdi)
gelecek < ati = mazi > geçmiş
müsavi (eşit)

.
. = .
.







İmamı Nursî’nın dediği gibi imkan “tarafeyn-i mütesaviyendir.” Yani iki yanın eşitliğidir.. olabilirlik ve ölebilirliğin ya da olumlu ve olabilir “makul” ile olumsuz ve olmayabilir “muhal”in eşit olduğu bir hal-i kaldır.


Artık makul ve muhal sözcüklerinin hangi anlama geldiğini SÖZLÜK’lere bakıp öğrenebilirsiniz. LUGAT ve SÖZLÜK lisan için gereklidir ancak yeterli değildir. Fakat lügat olmadan tek başına LİSAN’da yeterli değildir. Aslında lisan, NAKİL varsa lisandır.. yoksa “insan”dır.


İnsan nedir ? diye sorarsanız bana, derim kalb-ı akıldır derim.. fakat bir başkası akl-ı kalb’dir de diyebilir. Sonuçta İNSAN “lisan ve nakil ile akıl ve kalb” dörtlüsü arasına bir gizemdir. Böylece insan ve lisan eşitliğini de düşünebilirsiniz. Lisan ve insan sözcükleri yerine “X” ya da “=” işaretlerini de koyabilirsiniz, burada “eşitlik” seçildi.


Bunu da YBA ile şöyle gösterebilirsiniz.

LUGA   NAKİL
insan = lisan
KALB    AKIL

Şimdi iki tabloyu birleştirirsek;

LİSAN   ak NAKİL
(öl) insan = lisan (ol)
KALB an AKIL


Demek ki imkanı, lisanı, lugatı, nakili, akılı, kalbi ve sair çok yanlı ve yönlü terimleri ve kavramları anlamak ve anlatmak KOLAY bir iş değil.. bu işlerin günlük dilin düz yazısıyla açık ve seçik olarak sürekli yeniden yeniye anlaşılmaya ve anlatılmaya çalışılması ise felsefe adıyla edebiyat ve dialektik veya din adıyla vaaz ve retorik yapılması anlamına gelir, düşünüyorum.

Retorik ve diyalektik ile nerede kadar gidebiliriz.. ancak BİLİM olarak bir yere kadar geldik. HUKUK olarak ta bir yere kadar gelirsek.. sanırım bundan sonrası daha iyi olacak.. yalnız henüz EVRENSEL bir hukuk oluşturamadık. Sadece DEVLETLERİN çıkarlarını koruyan hukuklar var.

Halihazır “Dil ve din ile bilim ve hukuk” uzantısı olan ticaret ve siyasetimizle bir yere kadar gidebiliriz ki bunu bu günkü geldiğimiz yer olarak TEKNOLOJİ ve İDEOLOJİ olarak saptıyoruz. Fakat teknolojimiz giderek bizi doğaya yabancılaştırıyor.. ideolojimiz giderek insan insandan uzaklaştırıyor. Çünkü “dil ve din ile emek ve özgürlük” ortak değerleri partilere paravana ve ideolojilere paratoner ediliyor. Solun başındaki dinsizler ve sağın başındaki hırsızların NASIN GÜCÜNÜ BÖLMELERİ yüzünden PARA’nın kötü ve kötüye kullanılmasının önüne geçilemiyor. Kapitalizmin zarar ve şerlerini önleyecek çareleri.. fitne ve belalarını engelleyecek çözümleri İNSAN’a duyuramıyorlar. HALK para-vana.. para-toner.. para-lelizm.. kapita-lizm mağduru ve paratelizm mazlumu haline dönüşüyor.. bunu da başta entelijensiya hocalar ve yazarlar, sonra ANKARA bürokrasisi, sonra İSTANBUL burjuvazisi yapıyor diye söylüyorum da kimseye anlatamıyorum. Şimdi artık kırk yılda dünya bir köy haline geldi 200 küresel partiler olan uluslararası şirketler ve 200 uluslararası partiler olan devletler var.. bunlara egemen siyasal angaje ve ekonomik amade olarak çalışan Müslümanlığa, masonluğa ve marksizme adanmış 600 tane adam var. Adamların ellerinde ise kötü bir dillendirme ve kötüye kullanılan dile getirme var. Adamlar resmen ya “gerçek”i söylemiyorlar ya da “doğru” söyleneni yalanlıyorlar. Bi temiz ben mi çıktım ? Hayır! İşte kimin gerçek söylediğini ve doğru dinlediğini anlamak için YBA dilinin konuşması gerekiyor!

Peki “gerçek” nedir ?
Hadi “doğru” ne kadar doğrudur ?


Dedim ya anlamak ve anlatmak kolay değil. İşte bu yüzden lengüistik, semiyotik ve filoloji denilen DİL-BULUM.. hala dil-bilim’e dönüşemese de.. Ünlü Dilbilimci Chomosky talebeleriyle dili araştıra saptıya dursun.. biz bildiğimiz yolda dili anlatmaya çalışalım.


Şimdi bu konuda kırka yakın tablo ile filolojiden filozofiye geçişi anlamaya ve anlatmaya çalıştım. 6000 yıllık YAZILI dil ve din birlikteliği ile ortaya çıkan METİNLER üzerine aklın (us ve uz’un) ve LOGOS’un çalışması ile RESMİ olarak yapılan işlere Filoloji ve Teoloji diyorlar. Bu işler SİVİL ve serbest (SOPHOS) olarak yapılırsa Filozofi (Hakikat) ve Teozofi (Tarikat) adını veriyorlar. Fakat bu HÜKM’ler ve ARGÜMAN’lar ne kadar hür ve sivil ve serbest olarak yapılan “HİKMET” oluyor orasını Allah bilir.


Malum sofos’a hikmet adını verilir. Hatta bilim ve felsefeye de hikmet deniliyor. Oysa bana göre Hikmet böyle edebi, felsefi ve dini içerikli bir bilgi değildir. İçerikli bilgi sahiplerine BİLGİN (Alim) denilir ve o kadar çok bilgisi olmasa da etkili söyleyene ve samimi davranana ve ciddi yaşayana da BİLGE (Arif) adını verirler. Arifler mi hikmete yakındır, âlimler mi hikmete yakındır bilemem ama HİKMET deyince bu fakir.. YBA i.. yani içerik-siz bilgiyi anlıyorum ki bu içeriksiz biçimsel bilgi bana özel bir yetenek ve kişisel bir beceri ve bireysel bir başarı değil tümel ve genel bir anlam ve anlatımdır. Zamanı geline bu anlam sürücüsünü ve anlatım aygıtını herkes kullanabilecek.


Şimdi bu YBA (Yöntem Bilimsel Analiz) belirgin olarak 1990 dan beri başlayan kırk yıllık tarihte ilk kez bu fakir tarafından başlatılmış olabilir ancak bunun 6000 yıllık kültür birikimi vardır; bu meyanda Aristo, Descartes, Kant, Gazali, Mevlana, İmamı Rabbanî ve İmamı Nursî gibi doğunun ve batının sağcı ve solcu olmayan ÖNCÜLERİNİN onurlu ve nurlu adlarını saymalıyım. Zihnimi yapılandırmama etkileri olan Ord. Prof. Hilmi Ziya ÜLKEN ve Prof. Dr. Necati ÖNER ve Prof. Dr. Cemal YILDIRIM isimlerini unutmamalıyım.


Ancak burada konu YBA değil filoloji’den filozofi’ye geçişi resmetmek. Burada sunulan ilk ve son resim ile 13 ncü tabloyu (ki 15.nci tablodur) versiyon sırasıyla izler, imgeler, irdeler ve incelerseniz.. hem YBA analizin çalışma şekliyle tanışmış olur hem de onun bir uygulamasını görerek işe yarayıp yaramadığı konusunda bir kanıya varacaksınız. Böylece benim bu tür reklam ve propaganda mahiyetindeki yazılarımın amacı olan YBA öğrenme, kullanma ve yararlanma yolundaki tanıtım ve beğendirme çabalarıma tanıklık etmiş olacaksınız. Fakat bu işi yapan kimse bugüne kadar çıkmadı.. çıksaydı çoktan SAHİPLENİRDİM.. otuz yıldır tek kişilik ordu olarak ürünüm ve onurum için çarpışıyorum.


Eğer bu tanıtım ve beğendirme amacımın ötesinde olanak, lisan, lugat, nakil, akıl, kalb ve sair çok yanlı ve yönlü terimleri ve kavramları anlamak ve anlatmak noktasında YBA de bir ışık ve aydınlık buldu iseniz, maksad hasıl olup, siz filolojiden filozofiye geçerek HİKMET’i arama yoluna girmişsiniz demektir.. öyle ise bu dahi, YBA size gerekiyor anlamına geliyor.

Bilgi, sevgi, saygı ve sağlıcakla kalınız.

Osmanziya



Sentaks / sözdizimsel / BEYANÎ eksikliklerim VE
semantik / anlambilimsel / MAANÎ yetersizliklerim
için düz yazıdan özür dilerim

.

NOT:
Evet, aslında benim kullandığım sistemde
cümleye, kelimeye hatta harfe de ihtiyaç yok…

http://groups.yahoo.com/group/BAKARA/
http://groups.yahoo.com/group/oku-ikra/
http://groups.yahoo.com/group/yontem-bilim/
http://groups.yahoo.com/group/insanbilim/

www.yontembilim.com
www.insan-bilim.com
www.osmanziya.com
www.mustafabugucam.com.tr



http://sites.google.com/site/yontembilim/
http://sites.google.com/site/insanilim







Düzenleyen osmanziya - 12-Eylül-2018 Saat 06:10
IP
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.03
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide
Türkçe Çeviri : Nuri Cengiz
Tasarım & Düzenleme : BeyazSeytan
WebWizTurk