Anasayfa | Işımalar | Osman Ziya | İfade -i Meram | Yöntem Bilim | İnsan Bilim | Din-Fen | BTÖ | Yazılar | E-Posta |

  Aktif KullanıcılarAktif Kullanıcılar  Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  SkinsSkins
  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş
İnsan Bilim
 YöntemBilim Forumu | İnsan Bilim | İnsan Bilim
Mesaj icon Konu: OYLA Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Yazar Mesaj
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye


Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 1233

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Konu: OYLA
    Gönderim Zamanı: 12-Ocak-2019 Saat 10:07
OYLA
Gerçeği ararken bir öykü içerisinde sin izdir.. zaten her bir filim bir öykü ve senaryo değil mi yaşamdan alınmış.. filim bir öyküdür lakin bize gerçekmiş gibi sunulması gerekir.. aksi halde tuzu kaçmış çorba gibi lezzet vermez.. hele bir de yetişkin iseniz.. bunun gibi gerçekte biraz öykü olmazsa.. macera olmazsa.. umut olmazsa.. ütopya olmazsa.. yalan olmazsa.. tad vermez.. öleceğini bilen insan nasıl yaşamdan tat alabilir ki.. yaşama sevinci olmadan.. amma aynı zamanda bir ölüm bilinci de bulunmalı.. ahirete inanmalı.. böylece gerçek ve öykü birbirine karışıyor değil mi.. hayır deseniz bize hangi oyunu sunacaksınız ki sonuçta işler OYLAMAYA kalacaktı.. gerçek konusunda tanrı tanırlar ve tanrı tanımazlar ikiye ayrılacaktır.

Fakat halkın çoğunu bu tanırlar ve tanımazlarla pek alakası yoktur.. onlar kendi işlerin bakarlar.. tanıklıklarını ve tanımazlıklarını eylemleri.. işlemleri ve etkinlikleriyle sürdürürler.

Bunlardan bizim gibi eli boş ve gönlü hoşlarda bu tür işlerle oyalanırlar.. işte bunlardan bu işte samimi ve ciddi olanlarını arıyorum.. fakat kendimiz yeterince samimi ve ciddi olamadığımızdan onları bulamıyorum.. hadi hayırlısı...
OYLA dizini içindeki dosyalar

20190112_093454_OYLA.rar

Söz (kelam) hakkında, ilim özelinde.. ilim konusunda pek çok yazılar yazdık ve tablolar yaptık.. YBA in anlam sürücüsü ve anlatım aygıtı ile.. hatta anlam sürücünün anlam peşinde koşarken kullandığı haddler (şekiller) .. anlatım aygıtının anlatım peşinde kullanırken kullandığı hattlar (suretler).. yani dil renkleri ve düşünce boyaları üzerinde sistematik bir felsefe yapmadığımız için anlaşılmadı.. eğer bir günlük dilin düz yazısıyla anlaşılır, açık ve seçik hazır yazılarla bir YAZAR olsaydık YBA ortaya çıkmayacaktı.. Yaratan'ın verdiği YAZERLİK (noterlik) imkanıyla vakitlerimizi ve fırsatlarımızı, yetilerimizi ve yetkilerimizi YBA inşası üzerine harcadık.

Burada altmışın üzerinde tablo var.. istese idik.. bunu yüz altışımın üzerine çıkarırdık.. fakat mutfağımız yetmişin üzerindeki tabloya fırsat vermiyor.. 70 * 4 = 280 sözcüklük bir kapasite oldukça yüksek toplam ki bu 140 kablo eder. Bu gün sıradan bir insanın zihni iki nesne bilir onu da karıştırır.. fakat YBA sağladığı kolaylıklarla bu çeşitli yan ve yönlerdeki anlam ve anlatımları rahatla işlemliyor ve işletiyor.

Burada öyleme.. öygüleme.. oylama.. oynama.. şeklinde dört tane ÖYKÜNME söz konusu edildi.. görünürde biz sözcüklerle oyalanıyoruz.. "gerçek"te ise dil bizimle oynuyor. peki GERÇEK nedir ?

İşte insan hep bunun, hakkın, HAKİKATIN, hürriyetin.. ebediyetin, peşinde koşmuştur.. koşarken de kullandığı araçları amaç halin getirmiştir.. ve bu arada da servet, şöhret, makam, saltanat sahibi olmuştur. Asıl maksadını ve gayesini de unutmuştur. Hatta kendini yani İNSANI bile unutmuştur ki nerede kaldı her şeyin sahibi "Tanrı"yı bulabilsin... İnsanlar afaki olarak gerçeği ararken enfüsi olarak KENDİNİ de arayabiliyor.. ancak tüm bu arayışlarda dünyanın, dilin ve dinin sekerine.. tekerine ve mekerine düşebiliyor. Bunlardan en önemlisi DİLİN TEKERİNE kapılmak.

Adam demiş "ettekrarü ahsen ve levkane yüzseksen" gerçekten yüz seksen kez dahi olsa yinelemenin çok güzel olduğunu YBA inşa ederken yaşı-yorum..ve tabloları da böyle kuru-yorum... Yaş ve kuru ne varsa Kitab'da yazılmıştır diyor YARATAN.. Yar'dan atıyor Yaratan.. fakat O'na nasıl yar olunacak.. yaranılacak ve adanılacak.. YARADAN.. Hâlık ve Ma'bud olan FÂTIR.. kainatı ve insanı ve bu ikisi arasına olan BEYAN'ı bize öğrettiğini söylüyor. Ancak biz dili kötü ve kötüye kullandığımızdan sağlam ve sağlıklı bir dünyamız ve dinimiz olmuyor.

YBA günlük dilin mantığı ve bilimsel dilin matematiği üstündeki çok yanlı ve yönlü alanları.. konuları ve katmanları düşünmede.. sorgulamada ve aramada hızlı anlam sürücüsü ve kolay anlatım aygıtı ile biz yeni olanaklar ve fırsatlar sunuyor. Bu dili öğrenebilirsiniz.. kullanabilirsiniz.. yararlanabilirsiniz.. ancak öğrenmeyi öğrenmek moduna geçmeniz lazım.. gerçeği görmekten gerçeği örmek paradigmasına atlamanız gerekir.. biz öğrenci olmaktan öğrenici olmaya çıktık.. lakin öğretici olma düzeyine gelemediğimizden kimseye öğretemedik.. yada öğrenci olmak düzeyinden öğrenici olma düzeyine gelmek isteyeni bulamadık.. zaten açık ve seçik hazır bilgi vermeye koşullanmış ve kurallanmış hocalar ve yazarlar insanı bilgi hazırlamaya hazırlayamıyorlar.. düşündürtmüyorlar dile getirme ve düşe götürmelerinde.. ve bu iş böyle gidiyor.. nereye..   insanı doğadan, doğaya yabancılaştırarak, uzaklaştıran teknolojiye ve insanı insandan, insana yabancılaştırarak, uzaklaştıran idelolojiye..

İşte YBA buna bir çare olarak sunulmuş yeni bir dil, yeni bir olanak ve yeni bir yetenektir.

Eğer YBA öğrenmek istiyorsanız.. bu yazıya ekli altmışın üzerindeki tabloya versiyon sırasıyla izler, imgeler, irdeler ve incelerseniz.. ona bir giriş yapabilirsiniz.

Bilgi, sevgi, saygı ile sağlıcakla kalınız.

Osmanziya      






Düzenleyen osmanziya - 12-Ocak-2019 Saat 10:36
IP
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.03
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide
Türkçe Çeviri : Nuri Cengiz
Tasarım & Düzenleme : BeyazSeytan
WebWizTurk