Anasayfa | Işımalar | Osman Ziya | İfade -i Meram | Yöntem Bilim | İnsan Bilim | Din-Fen | BTÖ | Yazılar | E-Posta |

  Aktif KullanıcılarAktif Kullanıcılar  Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  SkinsSkins
  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş
Yöntembilim
 YöntemBilim Forumu | Yöntem Bilim | Yöntembilim
Mesaj icon Konu: karar ve performans Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Yazar Mesaj
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye


Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 1350

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Konu: karar ve performans
    Gönderim Zamanı: 15-Eylül-2019 Saat 00:19
Pek çok dizinleri içeren bir RAR dosyası

20190914_234524_KARAR.rar

bunları siber uzaya emanete ediyoruz geleceğe ulaştırmak üzere.. belki bir bulut üzerine yüklense daha iyi idi.. kim bilir bir gün o da olur.

Adımız Hıdır elimizden gelen budur.

Buraya yüklediğim her bir dosyayı çok önemsiyorum.. önemli olması şu anda ve çağımızda bulunan herkesin işine yarar bir mal olması anlamına gelmiyor. Ancak gelecekte bir araştırma ve inceleme konusu olacağına umuyorum ve belkide inanıyorum.

Çünkü bu gün insanlar giderek daha az gayretli.. daha çok hazırcı.. bir zamanlar makinalar kas gücümü alıp bizi apartmanlara hapsettiği gibi şimdi de bilgisayarlar merak ve aşk eksikliğinden başka hafıza ve zeka ve mantık tutukluğu.. rüchan ve rağbet ile meşiet güçsüzlüğü.. ortaya çıkarıyorlar.


Öyle çekici gösteriler ve filimler sunuyorlar ki onların arkasında milyonlar para ve emek ve gayret var.. emojin filmini seyrettin az önce.. ancak mesaj çok güzeldi.. ROBOT olma.. kendin ol..

Bundan önce çevrilen the matrix de bence konu aynı.. ROBOT olma.. kendin ol..

Peki nasıl kendimiz olacağız ?


Şimdi bir yerde yazdım:
hemen kolayca kopya edivereyim:

“Kendini akıllı sanan aptallar ile kendi deli sanan akıllıları birbirinden ayırt etmek o kadar zor ki... ancak başkaları anlayabiliyor.. bu nedenle kendimizi akıllı sanmamak ve başkaları söyleyince inanmamak en akıllıcası.. mesela ben sizin akıllı sözlerinizi hep beğeniyorum ve bazende paylaşıyorum.. ancak siz benim sözlerimi HİÇ beğenmiyor ve paylaşmıyorsunuz sayılırsınız.. bu benim aptal olduğunu göstermediği gibi ve sözlerimin aptalca olduğunu ortaya koymaz.. sadece AKILLICA bir sözün aptaldan da çıksa paylaşılabileceğini gösterir.” Diyerek kendimle çelişmişim.. maalesef ben de kendim akıllı sanıyorum aptalca…

O"sonsuzluk"un temeli ÖZDEŞLİK (ayniyet, identity) ve bulunmayan "başıboşluk"un kökü ÖZGÜRLÜK (hürriyet, liberty) bize yüklenen bir EMANET'tir.. ilki teorik aklın ve bilimin, ikincisi pratik aklın ve hukukun inşasının tabanıdır. Mevhum rububiyetimiz ve mecazi malikiyetimiz ile kültürün bileşenleri dil ve din kurulur. Bütün bunlarda beşeri yapımızın meydana getiren vehim ve hayal bulutları içinde dağılır gider ve biz flu perde arkasında onları izleriz. Elbette bende bunları böyle şakk diye oradan çekip almadın. Bu görüşleri YBA hızlı anlam sürücüsü ve en kolay anlatım aygıtı ile yıllar süren bir çalışma sonucu çalışması ve RNK kaynağı ile elde ettim. Elbette hepsinde önce YARATAN'ın hepimize verdiği iç birikim ekranında aydınlanan sorumlu ve yükümlü olduğumuz a priori bilgiler.. usul böyle bir bilgidir.. iman böyle bir bilgidir.. bir irademiz var bir de bu ikisi.. bir de beden ile sunulan refleks.. bu dördü ile evrimsel koşullanmalar.. devrimsel kurallanmalar.. yıllar boyu biriken ve eklemlenen öğrenmeler ile UYGARLIĞI bir yere götürüyoruz.. ama nereye götürüyoruz.. pek umursamıyoruz. Oysa her birimiz payımız oranında ondan sorumluyuz.. merakı, ibreti, idraki kısa.. samimiyeti ve ciddiyi az.. aklını çalıştırmayan ve iradesini işletmeyen herkes karanlığı artırışta ve aydınlığı azaltışta.. hisse sahibidir. dindar olmakla kendini ahlaklı.. rakı içmekle kendini aydın.. kravat takmakla kendini çağdaş sanan herkes bu işin içinde.. birde kendisinin ya da başkasının bilgisini face de satarak pardon paylaşarak bizim (hadi benim diyeyim başkası alınmasın) gibi insanlar.

ŞİMDİ buna nasıl yapacak insanlar;
Ben bunları bir anda yazmadım ki..
Ama benim gibi hemence yazmak istiyorlar.
Yazamadıklarında bazıları DÜŞMANLIK gösteriyorlar.
Küçümsüyorlar.. hakir görüyorlar.
neydi o kelime..
kafire azabı azim
münafığa azabı elim
Ademe ve sonraki rasullere küçük ve hakir görmeyede
azabı mühin.

MÜHİN.. MHN.. mihmen ve imtihan..

Tanrı herkese bir YER verir.. bu onun takdiridir.
Bu yer sınavımız olur.. imtahınımız olur.
Tanrı herkese bir istidat ve kabiliyet.. bir meharet ve imkan ve bir selahiyet ve muvaffakiyet verir..
Bu hoşuna gider ya da gitmez.
Hoşuna giderse şükreden, gitmezse küfreden olursun.
İşte bu seninle onun arandaki bir ilişkidir.
İşte bu hoşa gitmeyi bir başkası ile karşılaştırdığında bu sefer ikinci bir sınav çıkar:
HASED


Çünkü heva ve heves gibi.. hırs gibi HASED
çok büyük bir ateş..
Hased etme ne olur çalış seninde olur..
Ancak ŞEYTAN bile buna dayanamadı..
Ademin isimleri sayma yeteneğine olan hayranlık yerine hasedini verdi.. çünkü onu ADEM'in saydı..
O mantıkla baktı ve yanıldı...

Dil ve Din..
Yabana atılmayacak bir yetenek ve başarı.
ikisi birden kültürün temeli.
Kültür de insanın emeli.
Çok şükür yıllardır kimseden teşekkür beklemeden yazıyorum.. üstelik ANLADIKLARINDA ELEŞTİRİ VE ANLAMADIKLARINDA SORU YOKKEN BİLE, bir katılım bile yokken yine yazıyorum..

Amma karşılık gelmemesine de şaşıyorum.
Gerçi ben O'ndan yazılarıma olacak olumlu karşılıkdan dolayı İMTİHAN VE HASEDİN niddi olan HIRS ve GURUR'dan sakınmak için ciddi bir duada bulundum.
Keşke böyle olsa.. yoksa insanların anlatılanları anlamamalarına çok üzülürüm.. yeter ki anlasınlar YBA ÖĞRENMEK.. KULLANMAK.. YARARLANMAK için çalışsınlar.
Teşekkür karşılığı vermeselerde olur.

Aslında insanın hasene ve hayır noktasında AYNA KABİLİYETİNDEN başka hiç bir hakk ve hakikatı yoktur.
Ancak insan bunun tersini düşünür sınav nedeniyle
İmtihan bu sıfır gerçeğini görmektir.

Fakat bununla beraber o sıfırı artı konumuna getirmekle de ödevli ve görevli ve işlevlidir.

Hasılı TANRI'ya muhatab olmak kolay değildir.
Fakat kendini alim sanan cahillere de muhattab olmak durumundasın. Bu durumda yapabileceğimiz tek iş;
YARADILANI HOŞ GÖRDÜK YARATAN'dan ötürü olacaktır.
Koca Yunus'un yolundan başka nasıl gidilir ki..

Bilgi, sevgi, saygı ve sağlıcakla kalınız.
Osmanziya
15.09.2019 Üçyol İZMİR

IP
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye


Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 1350

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 15-Eylül-2019 Saat 02:49





İNANÇ
bir konu ve sorun mu ?
bir katman ve alan mı ?

Eğer inanç senin kendinin ise bu bir sistematiği SAVUNULALCAK konu olur.. eğer inanç başkasının ise bu dinamiği YIKILACAK bir sorun olur.. eğer inanç günlük mantık ve bilimsel matematikten yüksek bir alan ise METODİK bir katman olur.. eğer inanç insanları uyutacağın bir düzlem ya da içine sokacağın bir poşet ise AKSİYOMATİK bir alan olur. Böylece millet birbiriyle tanrı tanırlık ya da tanrı tanımazlık savaşı verirken adam malı götürmeyi sürdürür. Oysa tanrı bu işi çözmeyi bunların ilim, irade ve akıllarına yüklemişti...


Bir kardeşim yazılarımdan yararlanacağını söyledi sevinirim.. dedim.. aslında ta Sokrat'ın ötedenberi.. dinlerin da daha eskiden dedikleri gibi.. belki de bizler aslında bildiklerimizi daha önceden biliyoruz.. her ne kadar, burada parça parça.. evre evre.. evrim evrim.. öğreniyor, biliyor ve belliyor olsak ta.. bütünü bizde saklı.. bu nedenle beni okurken aslında kendinizi okuyacaksınız..bunun içinde sadece duyumlarımızı.. disipline edip.. duygularımızı.. kontrol edip.. düşüncelerimizi.. koordin edip.. dileklerimizi.. revize edip.. bazen bir amaca adanarak.. bazen işi akışına bırakarak.. kirli duygularımız içimizden geçmesine izin vererek.. gerçekçi hedeflerimizi takip ederek.. ilerlemeye çalışacağız.. ha ben bu dediklerimi yapıyor muyum ? Şunu söyleyeyim; bir gün İbni Sina bir ziyafete gitmiş.. afiyetle karnını doyurmuş.. talebesi ona demiş, Üstad aç olmadan sofraya oturma.. karnını doyurmadan kalk.. şifa hazımdadır, diyorsun ama siz kendi karnınızı iyicene doldurdunuz.. o da ona demiş.. bizler dediklerimizi de yapsaydık o zaman peygamber olurduk.. aynen böyle hocanın dediğini yap.. yaptığını yapma derler.. tabi güzel olanı hepimiz için SÖYLEDİĞİNİ gerçekleştirmek ve bu iş elbette bu sadece hocalara düşmez.. hoca olsun olmasın herkesin üzerine düşen imtihan ve fitne.. bir müsabaka ve bela.. bir sınav ve zorluk.. bir yarış ve güçlük.. böyle bir zoru konuda yapacağımız en akıllı amma çok akıllı hareket; projektörü kendi üzerimize çevirmek ve "BİR İŞİ BİTİRİNCE YENİSİNE BAŞLAMAK" (fe iza feragte fensab) nefsimizin kuruntulu vehmine ve kendimizin tembel hayaline boş bir alan bırakmamaktır..


Belki lisede size de okuttular psikolojide.. hatırlarsınız.. DİKKAT DALGALANMASI.. şu ünlü iki profil veya vazo resmi.. bu iki nesne bazen obje olur bazen de fon.. yani dikkat bir objeye döner bir fona döner.. işte insan bazen kendine bazen topluma döner.. hatta kendi ortada durur.. bir mihrabta hakka yönelir.. bir minbere çıkar halka yönelir.. bu içimizde yıldırım hızıyla yapılan hareket cuma namazında yavaş yavaş cereyan eder.. bazen ben oluruz bazen biz oluruz.. bazen her şeyi biliriz bazen hiç bir şeyi bilmeyiz.. bazen evet deriz bazen hayır deriz.. bazen de ne diyeceğimizi bilemeyiz.. tüm çocuklar bu dinamikle doğar fakat aile veya okul ya da toplum.. şirket veya ulus.. parti veya devlet ve sonuçta kütür, dil, din ve sair nedenlerle onları bir yöne döndürmeye çalışır.. bir de bakmışız ki solcu ya da sağcı olmuşuz.. dindar ya da laik olmuşuz.. şucu ya da bucu olmuşuz. Sanırım siz bunlara doğal olarak karşı çıkan ve yolunu arayarak KENDİ OLMAYA çalışan gençlik kesimini temsil ediyorsunuz.. ve doğal olarak bu güç işte zorlanıyorsunuz.. bak.. altmışyediye geldim.. az önce 83 lük annem.. beni erken yat öğüdü veriyor   kadın haklı.. ama kendimle başa çıkamıyorum ki.. alışmışım geç yatmaya..


Kültürel alt yapıda "kendi kendini" değiştirmeli.. müdahele edilmemeli.. işte bu içerik için bir alt yapı lazım ki YBA da bunu amaçlıyor. Amma bu kuru, soğuk ve soyut iş o kadar renksiz ki.. uğraşacak "aptallar" istiyor.. bir yerde yazdım: (üzerinize alınmayın siz değilsiniz) "“Kendini akıllı sanan aptallar ile kendi deli sanan akıllıları birbirinden ayırt etmek o kadar zor ki... ancak başkaları anlayabiliyor.. bu nedenle kendimizi akıllı sanmamak ve başkaları söyleyince inanmamak en akıllıcası.. mesela ben sizin akıllı sözlerinizi hep beğeniyorum ve bazende paylaşıyorum.. ancak siz benim sözlerimi HİÇ beğenmiyor ve paylaşmıyorsunuz sayılırsınız.. bu benim aptal olduğunu göstermediği gibi ve sözlerimin aptalca olduğunu ortaya koymaz.. sadece AKILLICA bir sözün aptaldan da çıksa paylaşılabileceğini gösterir.” Diyerek kendimle çelişmişim.. maalesef ben de kendim akıllı sanıyorum aptalca…


sanırım bu ANLAMA politikası ile ilgili bir husus.. bak yine anlaşılması kolay olmayacak ama.. hem anlam hem anlatım ANLAMA ile çok ilişkili.. anlama olayını bir paylaşımda kademe kadem açmışlardı.. sanırım yedi sekiz katman vardı.. ancak bence temel politika şu olmalı: okuyan hepsini anlaya-bilmek zorunda olmadığı gibi yazan da her şeyi anlatma-bilmek mecburiyetinde değil.. nitekim zor metinleri bir kaç kez daha okuduğumuzda önce anlamadıklarımızı da sonra anlamaya başlarız.. birde benim ANLATMA politikam: hazır açık ve seçik olan hoca ve yazar olmamak.. anladıkları kadariyle YBA öğrenmeyi.. kullanmayı ve yararlanmayı özendirmek. Bunun dışında ilmi ve kültürel, siyasi ve ideolojik bir amacım ve mesajım yok.. buna rağmen yazılarımı PAYLAŞIRSANIZ, anlamasalarda, sevinirim.. belki siz anlamasanız da başkası anlayabilir.. son kontrolleri yapmadım ama okuyucularım eksilmiyor.. artıyor.. demek ki işe yarıyor.:)


Çok teşekkür ederim.. bu vehhabilerin okçular tepesini korumaması ve hendeği asfaltın altına atması önemli bir bilgi.. lakin sadece vehhabi.. işid.. değil.. bir parçası "dini ibaret ve ahiretten ibaret" gören bir zihniyet ki ben içinde çıkalı 20 yıl oldu.. gözleri Tanrı'nın kudsiyeti ve Ahiretin sonsuzluğu" ile kör olmuş.. bu büyük onuru ve koca çıkarı hazm edememiş bir dindarlık bu.. bir de tam tersini dini bir kültür işi sayan zihniyet.. sünni (yezidi) ve alevi (şii) zihniyeti.. şimdi adlarını söylersen kızarlar.. fakat iş bu kadarla değil.. tüm eski dinler.. ellerine ilahi kitab olan yahudiler ve hristiyanlar.. bu itikad ve ibadet ile ahkam ve ahlak bütünlü olan dini bunların sadece bir parçasına indirgeyen zihniyet.. bu bölük börçük mentalite.. bunun için islamiyetten değil tüm müslümanlardan vazgeçtim ve islam alemi denilen islam dünyasını sıfırladım.. bunun içine yahudi ve hristiyanları da kattım.. hepsi beter ben mi a'layım.. hayır bende onların İÇİNDEYİM.. benim onlardan bir farkım yok.. içtenlikle söylüyorum.. amma bir FİKİR var.. benden yüksek senden yüksek.. ya beni eleştirirsin ya zihnine yerleştirirsen.. yerleştirirsen.. bunu fikrin gereği olarak ne yapılacağını da tartışırsın.. tartışırsan benim sana önerim YBA olur.. önce İNSAN olmadan ne müslüman olunur.. ne mason olunur.. ne marksist olunur. Bu böyle biline...





Düzenleyen osmanziya - 15-Eylül-2019 Saat 03:08
IP
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.03
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide
Türkçe Çeviri : Nuri Cengiz
Tasarım & Düzenleme : BeyazSeytan
WebWizTurk