Anasayfa | Işımalar | Osman Ziya | İfade -i Meram | Yöntem Bilim | İnsan Bilim | Din-Fen | BTÖ | Yazılar | E-Posta |

  Aktif KullanıcılarAktif Kullanıcılar  Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  SkinsSkins
  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş
Dünya
 YöntemBilim Forumu | Genel | Dünya  
Mesaj icon Konu: IMAMLAR Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Yazar Mesaj
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye


Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 1364

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Konu: IMAMLAR
    Gönderim Zamanı: 05-Aralık-2019 Saat 23:32
Bu gün Münir DERMAN ismini duyunca Sabri TANDOĞAN ile Ahmet KAYHAN Rahmetlileri de aklıma geldi.. Allah ecirlerini zayi etmesin.. TÜRKİYE Müslümanlığının ve Türkiye KÜLTÜRÜ'nun sair ünlü isimleriyle ortaya bir memleket ve millet imameti profili ortaya çıktı.. bu tabloyu 16 yakın tablo ile geliştirdim ve bu tabloların içinde bulunduğu dosyada burada sunalan yazı ile birlikte iki metin yazısı daha ekledim.

Böyle meraklı ve gizemli.. siyasi ve seksi konulu tablolar ile YBA reklamını yıllardır yapıp duruyorum.. bir türlü yansıma ve etkileşim hatta iletişim bile bulamıyorum.

Sanırım bu hepimizde bulunan genel bir yanlıştan kaynaklanıyor: GÖRÜNMEK İSTİYORUM.. istemek ile görünmek arasında doğu ile batı kadar bir uzaklık vardır.. bu yüzden görünmek istemeye.. istemekte görünmeye kavuşamıyor.. ferhat ile şirin.. gibi.. çünkü arada görmek ve görünmek perdesi bulunduğu yetmezmiş gibi bir de sevmek ve istemek engeli var...

Sanırım sesim kesilip İSTEMEK sıfırlanınca GÖRÜNMEKTE sıfırdan artıya geçecek.. kim bilir belki de bende bunu istiyorum.. böyle göründüğümü görmeyince.. görülmesini istediklerimde de görülecektir.. örülecektir.. örgülenecektir ve örgütlenecektir.. İnşaallah. Çünkü bunların getirisine çok ama çok muhtacım.




İMAMLAR



20191205_233139_IM-AM-LAR.rar

(dizin içinde yirmiye yakın dosya bulunuyor)


İnsan olmanın “içten VE etkin İLE özgür VE dürüst” bir kimse olmakla çalışmakla başladığını ya da böyle olmayla bitirildiğini öne sürdüğümde bu savımın yerinde olup olmadığının hiçbir tartışmasını yaşamadım.. her ne kadar bu dört özelliği keyfim öyle istediği içinde değil de bir düşünme süreci içinde elde ettiğimi belirtmeliyim. Çünkü bunun koşulları oluşmadı.. zira tartışma yapacak bir ortamı ne sanal ne de reel olarak oluşturamadım.. “kendi söyler kendi dinler” bir web sitesi ya da face sayfası halinde varım. Bunun böyle olmasının nedenini de açıklamaya kalkarsam konu değişecek.. kısaca kendi müntesiplerince onaylanan ve müntesip olmayanlarca yadsınan bir İMAM konumuna gelmediğimi belirterek bu uzun öykümü bitireceğim.

İnsan tek başına bir kimlik ile işe başlar ve bunu toplum içinde kişiliğe dönüştürür.. yani bir aileden çıkar, çocukluğu döneminde babasını hoca ve annesin usta belledikten sonra toplum içine çıktığında kendine bir İMAM bulur.. onu taklid ederek.. hazır bilgi, buyruk, görüş, tutum, yaşantı ve davranışla iş ve işlemleri sürdürerek yapıp ettiği eylemlerle kimse ve nesneliğini kurmaya ve kılmaya başlar. Kimsesi genelde kimlik ve nesnesi de kişilik olur. Bana küçüklüğümde dört isim öğretmişlerdi Hazreti Muhammed ve Amine Hatun.. Mustafa Kemal ve Zübeyde Hanım. Demek ki beni imamın bu iki kutsal ve ünlü kişilerdi.. daha sonra da Bediüzzaman Said Nursi hazretleri ve Saygıdeğer Ord. Prof.Hilmi Ziya ÜLKEN hocamı okuyarak kendimi geliştirmeye ve BİREYSELLİĞİMİ ortaya koymaya çalıştım. Evlendim.. eş, çoluk ve çocuk sahibi bulundum.. hatta beş torun sahibi de oldum. Şimdi HAZIR bulduğum DEDELİK’ten başka bir bireyselliğim olmadığı.. biliyorum şucu ve bucu olmadan bir BİREY, bir KUL olabilmek dünyanın en büyük başarısıdır.. Bunun için Rabbime ne kadar Şükr etsem azdır. Lakin Bireyselliğimiz sizden şunu bekler.. bir ekibin arısı olup o ekibin başarısını gerçekleştirerek onun BAŞKAN’ı bulunmak. Çünkü hüviyet, şahsiyet, ferdiyetten sonra gelen aşama RİYASETTİR.

YBA bir mal ve hizmet sunumudur.. lakin bu dil malına ve düş hizmetine müşteri ve alıcı bulmadıktan ya da bulamadıktan sonra.. pek çok önemli bir mal ve değerli bir hizmet olsa bile.. bu metaın satıcısı ve bayii olmanın fazla bir anlamı olmuyor. Belki biz PAZARLAMA yasalarını ihlal ederek kısa ve orta vadeli bir ekonomik ve politik proje üretmemiş ve üretememiş olabiliriz.. fakat bunun 50 yıldın uzun vadeli bir sosyal ve kültürel proje olduğuna da insanları , özellikle, ikna etmemiz gerekiyor. Bunu dahi gerçekleştiremedik. Sadece ileriye dönük ve ömrümü aşan KÜLTÜREL bir davanın savunuculuğundan fazla bir paye elime geçmiyor. Biz de bunu çoktan kabullenerek Evvelallah gençliğimiz sunduğu yaşlılık imkanları ile imrarı ömür ediyorum. Eğer kitabımı çıkarabilirsem de kendi şanslı sayacağım.

Bir paradigmayı başlatan İMAMET ve kocalık.. bir dogmayı doğuran HOCALIK ve mehdiyet.. başarılı bir teşkilata riyaset ve BAŞKANLIK.. yararlı bir hizmete BAŞATLIK liderlik.. özgün bir çağrıya müceddidlik ve ÖNDERLİK .. yeni bir işe müctehidlik ve ÖNCÜLÜK.. istenilmekle gerçekleşen bir HEDEF değil.. hatta istenildiği zaman kişiyi küçük duruma düşüren bir GİZLİ TALEP.. böyle açık açık söylenmesi bile kendine güldüren bir KONUŞMA.. riya, kibir ve gurur ile suçlandıran bir DÜŞÜNME.. buna rağmen saf saf yinelemek ve dillendirmek beis görmüyorum.. çünkü ben bundan büyüğünü dahi gerek yazılarımda ve gerek çevremde ve gerek toplantılarda İFADE ettim.. çünkü ahir zaman nebisinden sonra gelen her mümin ve müslim SALİH ve MUTTAKİ kimse.. onun velayet ve risalet işlevini ve görevini omuzuna almış bir kimsedir.. yani her Müslüman bir tür PEYGAMBERDİR.. sivil tarafıyla onun velayetini temsil eder resmi tarafıyla onun risaletini tebliğ eder, Kur’an-ı Mu’ciz-ül Beyanı başkalarına tanıtır ve İbadet ve Adaleti ile İslamı insanlara sevdirir. Bunu ne kadar iyi ve güzel yapar bu ayrı bir konu ancak o çağımızda OY denilen gizemli bir pusula ile RİSALET görevini insanlardan ya da Müslümanlardan birisine vermiştir ve bununla RESMİ haklarından ve yetkilerinden vaz geçmiştir.. bağlandığı devletin meclisine.. mahkemesine ve kabineye devretmiştir. Böylece artık kendisini ikinci plana çekilmiş ve sorumluluğu kalmamış bir kişi değil.. parasınında.. oyununda.. diplomasınında.. atamasınında hesabını ve yükümlülüğünü dünya ve ahiret makamlarında verecek bir kimsedir. Resmi bir göre alması bu imamet ve   riyaset ve risalet ve RASULET işlevini ve görevini daha da artıracaktır. Bu yüzden geçmişte yüklendiğim teğmenlik, savcılık, hukuk müşavirliği, noterlik (yazerlik) gibi RESMİ GÖREVLERİM’in dünyevi ve uhrevi sorumluluğundan tir tir titremem gerekirken bir de YBA işinin imametini arzu ve talep etmem.. bir HEVES mi.. bir HIRS mı.. bir HASED mi.. bilemiyorum. Bu iletinin tablolarında yazdığım her bir ismi hürmetle anarak onlara HASED ile gıpta etmem ya da onları HIRSLA suçlamam cidden yakışık almaz.. çünkü onların hizmetleri ile kimlik ve kişilik ve bireyselliğimi oluşturabildim ve onlara benim açımdan minnetten başka bir duygu yoktur.

Ben sadece.. onların bana getirdikleri çizgiyi.. ne kadar ileri götürebilirim.. ÇAĞDAŞLARIM olan birbirlerine karşı feto ve reto diyerek suçlandırılan TÜRKİYE (sağı) MÜSLÜMANLIĞI denilen Amerikancı    “yenilik” ve İngilizce “gelenek” kanatlarının ve onların DİN davasının.. TÜRK (İnsanlığı) SOLU denilen Rusçu ve Çinci örneklemelerinin ve onların EMEK davasının.. perde ardında çalışan ulusalcı ve kurtçu DİL iddiasının, uluslararası masonik ÖZGÜRLÜK savının.. hiç birini YADSIMIYORUM.. hepsine saygı duyuyorum.. çünkü bunlar hepimizin yan insanın ORTAK DEĞERLERİDİR.. bunlar olmadan ülke olmaz.. bunlar bulunmadan küre bulunmaz.. bunlar olmadan BARIŞ olmaz.. ya da BARIŞ olmadan bunlar bulunamaz.. her ne kadar bu davalarda bulunanlar birbirlerini göz ardı etseler bile .. görmezden gelseler de.. ÇAĞDAŞ UYGARLIK GÖZÜYLE bakabilen kimseler bu KÜLTÜREL kıymetlerimize saygı göstermek durumundadırlar.

Sadece onları şu yönden eleştiriyorum ki bunları partinize alet ve para-vana yapmayalım.. ideolojinize bayrak ve para-toner etmeyelim.. birbirimizi para-lellik ile suçlamayalım.. PARA olarak tapılan putun mutluluk sanısı ve kutluluk kanısı için.. nasılını sorarsanız bu işin asılı bu in-put olan put.. out-put olan nefsimizdir.

OSMANZİYA 05.12.2019








Düzenleyen osmanziya - 06-Aralık-2019 Saat 00:04
IP
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.03
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide
Türkçe Çeviri : Nuri Cengiz
Tasarım & Düzenleme : BeyazSeytan
WebWizTurk