Anasayfa | Işımalar | Osman Ziya | İfade -i Meram | Yöntem Bilim | İnsan Bilim | Din-Fen | BTÖ | Yazılar | E-Posta |

  Aktif KullanıcılarAktif Kullanıcılar  Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  SkinsSkins
  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş
Dünya
 YöntemBilim Forumu | Genel | Dünya
Mesaj icon Konu: dunyanin türlü türlü hali var Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Yazar Mesaj
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye


Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 1423

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Konu: dunyanin türlü türlü hali var
    Gönderim Zamanı: 24-Mart-2020 Saat 02:14
TÜRLÜ TÜRLÜ


GENÇLER dünyada bir iş bulabilmeleri NEDENİYLE geçici yaşamlarını sürdürebilmek AMACİYLE bir DÜNYA-BİLİM öğrenmek zorundalar.. YAŞLILAR ahirette kendilerini kurtarmak AMACIYLE baki geleceklerini sürdürebilmek NEDENİYLE bir DİN-BİLİM öğrenmeleri gerekir.. fakat bazı gençler ne kadar şanslı ki dünyayı belirleyen ve ahireti tanımlayan DİL-BİLİM öğrenmişler ve yazılar yazmışlar.. işte sizlerde bu bahtiyar gençlerin kervanını katılmak isterseniz.. bu tür yazı, dergi ve kitapları merak ederek dilini tecessüs edeniz.. inanın zararlı çıkmayacaksınız... HER NE KADAR daha önce güncel ve çekici bir konu (ÇİN'in KORONAVİRUS ihmali..ve bu arada DEVLETLERİN arkasındaki ŞİRKETLERİN ne kadar mal götürdüğü) kadar ilginiz çekmese bile.. diliniz öğrenmek suretiyle kendinizin kendi malınızı ne kadar yürüttüğünüzü anlama şansınız da var.. bunun için en büyük düşman olan kendinize karşı uyanık olmakta yarar var.. ne garip dünya değil mi ? Bunun için YBA e bayılıyorum...



Aslında yaşanan her ömür önemli ve her deneyim değerlidir.. hiç kimse başkasının ne yaşadığını bilmez.. ancak KÜLTÜR nedeniyle ve çağın yükselen değeri ne ise onunla birlikte yükselenler var.. avcı toplayıcı döneminde.. tarım döneminde.. sanayi dönenin ve çağımızın yükselen değerlerinde kimler öne çıkmışsa bu bellidir.. Kimi iskendir gibi 23 yılda doğuyu ve batıyı fetheder.. kimi Fatih gibi bir çağı açar bir çağı kapatır.. belki bu garibin.. ya da Üstad Everdi’nin bu gün için çağdaşımız Bill Gates kadar konumun olmayabilir.. ancak aynı yılları yaşamamıza rağmen bizim daha şanslı olduğumu düşünüyorum.. çünkü YBA im var.. Everdi Üstadın hazır açık ve seçik düşünceler yerine düşündürtmesi var.. yani gelecek çağın yükselen değeri DÜŞÜNMEYİ nazara alıyoruz.. desem.. bunu bencillik ve kendini beğenmişlik saymayın.. çünkü YBA reklamını yapıyorum   bana.. söylemek düşer.. siz aramazsanız ya da araştırırsınız.. bu sizin geçim ve seçiminizde... ve sonuçta kazandıklarımızdır.. ki bunu da ömür ağacımızın tek meyvesi olan cenazemiz bunu sıfırlar. Asıl önemli olan benliğin, bundan sonra kazanacağın özgürlüğün “şekli” ve sonsuzluğun “sureti”dir. Sureti ve şekli ise YBA den sonra ortaya çıkacak felsefede göreceksiniz.

Ben ve siz.. malzememize rağmen satışta iyi değiliz.. sanırım insan ilişkilerimiz nedeniyle öne geçemiyoruz.. başka bir anlatımla kimlik ve kişilik sergilemekten mal hizmet sunumunda verim alamıyoruz. İnsan ilişkileri kurulamayınca ekip ve başarı sonucu da doğmuyor. Bu yüzden beklediğini yanıt yerine verilen yanıtı buradan bir çözüm çıkartabilirsiniz.

Çevrende kimse olmadığı için değil içinde kimse kalmadığı zaman YALNIZLIK ortaya çıktığı söylüyorlar.. dedim ki ; ilginç bir sav.. yalnızlık mahiyetimizde var.. aynen yalnışlık gibi.. fakat bizde yanlışlık yapmaktan kaçınamadığımız gibi yalnız kalmaktan kurtulamayız. Nedense bu yanlızlık ile yalnışlığı hep karıştırırım.

Insan denetim.. kitap dayatimdir.. biz ikisini deneme ve yanilmanla dengeleriz.. bu ikisi dil ve düşunce arasinda vardir.. yaşanti ve inanç arasinda da..

Bu gün DUA ederken kendimiz ve yakınlarımızla birlikte başkalarını da düşünmek zamanı.. bu tabloda face arkadaşlarının yerini bulabilen bir ARKADAŞ var mı ? Face arkadaşlarımdan diliyorum.. dualarına beni de alsınlar.. benim de dualarıma aldığım face arkadaşlarım ve YBA tâliblerim var.. ve YBA gemisini karadan yürütmek konusunda YARADAN'dan yardım isteyelim...

Keçiboynuzunda şeker almak.. filmlerin mesaji RAHAT koltuk ile HAZIR ekran arasinda.. KEYIFLI bir sohbet.. etkiside ona göre oluyor.. ancak bazi filmler mustesna tutarim.. the Matrix.. hz Yusuf.. Passencers.. Kabuktaki Hayalet.. Tanrilar ve Krallar.. belki daha iyileri vardir..

İnsan olarak doğdum.. kendimi bir dil içinde buldum.. insaniyet-i kübra olan islamiyete gidiyorum.. ilki olan dünya ile üçüncüsü olan din.. ortadaki ikincisi tarafından belirlenir.. bunun içeriği sizleri.. arapçıları.. türkçüleri ve farsçıları yakar.. biçimi beni yıkar..

Bilgi.. sana çıkar saglar..
Bilgi.. sana yarar verir..
Bilgi.. seni yetkin kılar..
Bilgi.. seni erdemli yapar..
Bunlarin hepsi ILGİ temellidir.
Bunlardaki payin kadar HUZUR olursun.
Ancak bunlarda ki Nİ'ME.. inama..
inam munime geçmedikçe..
Türkçe de bilsem Arapça da bilsen
Yaratildigimiz.. alaka.. ilgi.. relation..
HATTINA erişemeyiz.
Üçyol 22.03.2020 [MB]


Ilmin ardinda halk var.. iradenin ardinda emr var lakin silindirin arka yuzunde olduklari icin gorunmuyorlar bu uç boyutlu modelde.. iki boyutlu analitik duzlemde ise yaratilmamiş yokluklar.. özneler.. misiller ve çocuklar gösteriliyor...

Eskiden akil ve kalb ile ruh ve nefis vardı.. ve fakat mizan ve insaf ile uslub ve vezin yoktu.. şimdi beyin ve nöroloji ile genetik ve hücre var ve fakat akil ve kalb ile ruh ve nefis yok.. eskiden insanlari tanriya çağıran nebiler var idi.. şimdi tanrilari insanliğa çağiran nebiler yok.. varsa da bu çağiran "neo"ların yani hocalarin ve yazarlarin bile minik minik tanriliga soyundugunu gorunce insanlğini giyinmiş "kimo"lari ariyor.. insan.. şayet kalmışsak.. işte YBA ile yaptigim INSANBILIM kimsenin kimlik ve kişiligi ile.. bireyselliğini ve başatligini anlama ve anlatms ve fakat öncelikle KİMSE'yi arama yolunda bir girişim. Mirac
.

GÜZELLİK dörttür.. estetik.. erotik.. etik.. epistemik.. bir de şu dünyayı sararak PANDEMİK hale gelen dolaylı güzellik...

AZINLIKLARI TEMİZLEDİM
İnönü bir gün akşam akşam azınlıklar için kanun çıkarmak isteyince Atatürk yarın sabah gel demiş.. bahçesindeki tüm çiçekleri söküp attırmış sadece laleleri bırakmış.. ertesi gün gelince İnönü durumu görmüş.. ne oldu bahçeye demiş.. o da azınlıkları söküp attım demiş.. İnönü yanlışını anlamış.. bu bir   Devlet adamlığıdır.. . sırası gelecek bir gün herkes ne mutlu İNSANIM diyecek.. ancak ne yazık ki kanun çıkmış.. Türkiyedeki rumlar çıkartılmış ve Yunanistandaki türkler getirilmiş..

SEN KENDİNE EBAK
Buna karşı güçlü noktalarını göstermek lazım.. zayıf noktalar RABBINA ve nefsine karşıdır.. güçlü noktaları kendi gibi insanlara ve özellikle kafir ve münafık ve müşriklere karşıdır.. zaten konuşma da dört makam var.. mütekellim, muhatab, makam ve maksad.. bu zayıf noktalar kiminle kimi muhatab ve mukayese ediyor.. insanın hakikatının Hakka karşı konumunu.. insanın halkının Hakka karşı durumunu.. ne kadar mükemmel iş yaparsan yap bu senin Hakka karşı hamdını artırması lazım.. ancak bu mükemmel iş Hakk tan müstagni olmaya yol açıyor ya da bu mükemmellikten aldığın güç ile halkı eziyorsan.. yanlış yoldasın demektir.. kendinden güçlülere karşı boyun eğiyorsan.. ya da başkaların yeteklerini gizli hasedle kendini beğeniyorsan.. yanlış yoldasın demektir.. EY mustafa.. eyy osmanziya.. eyyy dinnur diyorum...


DÜZ DÜNYA
TIKLAYIN ÇALIŞSIN--#DÜZ DÜNYA---
Dünyamızda Güneş ve Ay'ın dönüşü..
Gece ve Gündüzün oluşu....
Dünyanın sabitliği ortadadır..
Mevsimleri de yorumlarda anlatırım..
------------------------------------------------------------
DÜZ DÜNYA AYETLERİ.
2/22 O ki; Yeryüzünü sizin için döşek kıldı.
13/3 Yeryüzünü uzatıp, yayan O'dur.
15/19 Ve Yeryüzü; onu yaydık
20/53 Yeryüzünü size döşek yapan
40/64 Yeryüzünü sizin için karar (yerleşme) yeri kıldı.
43/10 Size Yeryüzünü döşek kılan..,
50/7 Yeryüzünü; döşedik, yaydık ve oraya sağlam dağlar attık.
51/48 Yeryüzünü onu döşek yaptık.
71/19 Yeryüzünü sizin için geniş bir mekân kıldı.
77/25 Yeryüzünü toplanma yeri kılmadık mı?
78/6 Yeryüzünü döşek kılmadık mı?
79/30 Yeryüzünü, yayıp döşedi.
88/20 Yeryüzü, nasıl *düzleştirilmiş* !
91/6 Yeryüzü ve onu yayıp
-DÜNYA DÜZDÜR--
-YER ÇEKİMİ YOKTUR--
-DÜNYA DÖNMEZ--
-#DÜZDÜNYA DERNEĞİ-
22-mart-2020 Pazar..


Bu hitaplar Kur'anın indiği çağda dünyayı akdeniz çevresinden ibaret bilen insanlara bir hitaptır.. bu yüzyılda hiper uzayda izafiyet ve kuantum kuramlarıyla düşünen insanlara hitap dahi var aynı Kur’an-ı Mu’ciz-ül-Beyanda.. varlığı güneş ve dünya olarak değil uzay ve insan olarak ayıran gelecek yüzyılda olanlara da   Kitabımızın hitabı olacaktır.. fakat ne olursa olsun.. hakk ve hakikatı.. hayrı ve hüsnü.. arayan insanlar O'na yönelik yolları da bulunacaktır. Yeter ki gördüğümüz ve ördüğümüz gör-çek'ler ve ger-çek'ler perde teşkil etmesin.

Bu durumda Sadece yer-merkezli düz dünya tasvirinin (ARİSTO) değil güneş-merkezli kainat betimlemesinin (NEWTON).. yıldızlar dünyasına ilişkin izafiyet (ENİSTEİN) zerreler dünyasına ilişkin kuantum (PLANCK) kuramları da birlik (vahidiyet) ve teklik (ehadiyet) gözleri olarak bulunur.. hatta   hiper uzayda birden fazla evrenlerin bulunduğu gelecek kuramların ve daha ötesinin anlatımı yer alabilir.

Günlük dil, bilimsel bilgi ve felsefi bilgi ile düzenlenmesi, değiştirilmesi, düzeltilmesi ve denetlemesinin yüz yıllar ve belki de bin yıllar boyunca kainat tasvirinin değişiminin   sürdürüleceği kaçınılmaz görülüyor, geçmişteki bilgi evrimimizi nazara aldığımızda..

Ancak şunu hiç unutmayalım günlük dil, bilimsel bilgi ve felsefi ötesinde çok yanlı ve yönlü DİN DİLİ VE BİLGİSİNİN anlatımına göre; ortada Kitabın ummu ve anası ve temeli olan bir Muhakemat-ı Kur'aniye var.. kalanı da ilmi derinlikli olanlar ve gelecekteki insanlar için de MÜTEŞABİHAT'dır. Yani teşbih ve temsiller evrilen bilgiye yol gösteren bilimsel ve hukuksal anlatımlardır. Hukuk suresi Bakara ile Bilim Suresi Ali İmran tam ortasında bulunan Ali İmranın ilk sayfasındaki metodoloji bize bu konuda yeterince açıklama sunuyor. Kur'an-ı Mu'ciz-ül-Beyanı bir dinin ya da mezhebin ya da bir kültürün KİTABI olmaktan çıkarabilir insanlığın mesaj olarak görüp gösterebilirsek bu daha kolay olacaktır.

Kiliseler camiye ve camiler kiliseye çevrilir galiplerince.. ancak günümüzü demiyorum ama geçmişte benim bildiği hristiyan şehirlerde camiler.. yahudi şehirlerinde camiler yoktur ama müslüman şehirlerinde camilerle beraber kiliseler ve sinagoglar da bulunur.

IMAMI NURSİ

Üstadım İmamı Nursî Hazretleri her ne kadar; Bediuzzaman, Said-i Kürdi ya da Said-i Nursî.. namlarıyla anılsa da gelecekte ATATÜRK gibi NURSÎ de köken olarak "türk" olmadıkları halde RNK ile bu milletin yazılımını değiştirerek.. meclis ve mahkeme gibi hükümet ve devlet donanımını CUMHURİYETE çevirerek.. TÜRK MİLLETİNE birlikte KÜLTÜRÜMÜZE yaptıkları büyük hizmetlerle onurlanacaklardır.. İNSANLIK kökümüzü manayı harfi ve manayı ismiyi anlayan insanlarla ve UYGARLIK tabanımızı Padişaha kulluktan Efendiliğe yükselten katkılarıyla.. minnetle anılacaklardır. Bu yüksek seciyeli ve sağlam karakterli insanlar her ne kadar birbirlerine SİYASİ olarak muhalif olsalar da.. geçici olan ekonomik menfeatler alanında ihtilafın ve konjonktürel bulunan politik çıkarlar sahasında ayrılığın fazla bir önemi yoktur.

Nitekim on yıl can ciğer olan cemaat ve parti.. kültürel ve islami olarak değil ekonomik ve politik olarak birbirlerini şimdi düşman bilmektedirler. Bu bizi bir ibret veriyorsa kişisel ihtilafların ihtilafın, siyasi ayrılığa neden güçten ya da çıkardan beslenmeyen.. haktan ve hakikattan gıdalanan.. kimseler için hiç bir kıymeti sulhiyesi olmadığını anlarız.


Paranın ve imanın kimde olduğunu da Allah’dan başka kimse bilemez. Kırk yıllık ömrümde 23 martlarda doğunun kürtleri batının türkleriyle Ankarada.. batının türkleri doğunun kürtleriyle Vanda.. Üstadımızı anardık.. bu gün geldiğimiz nokta İmamı Nursiyi Kürtleştirmenin ve Atatürk’ü türkleştirmenin faydası değil zararı vardır.. çünkü artık zaman İNSAN olmak zamanıdır.. dilleri ve dinleri partilere paratoner ve emeği ve özgürlüğü idelojilere paratoner etmenin artık getirisi kalmamıştır.. vefat edeli yıllar olmuş ve canlı karar vericiliği ve diri sorun çözücülüğü kalmamış bu iki değerimizi emellerimize alet etmek ve yarar ummak boşunadır.


Atatürke bakıp hayatta hakiki mürşinidi İLİM edinmiyorsan.. Nursi’ye hayatımızın devamı İMANIN ve sadkın ve tesanüdün devamiyledir deyimiyorsan.. bunlara uygun olarak çalışmıyor, üretmiyor ve başarmıyorsan 23 martlarda İmamı Nursi’yi ve 10 kasımlarda Atatürk’ü anmanın ne bana ne de sana bir katkısı olmayacaktır.


Allah azze ve celle bizim ve sizin akibetimizi ve ahiretinizi güzel ve iyi etsin. Amin.



Mirac gecesi 31.sozun miracin gerekçesinden bahseden BIRINCI esasini okumuştuk.. bugun miracin gercegini konu edinen ikinci ESASINI okuduk..

GERÇEK NEDİR

Gerçek.. hakikat.. reality
Gerçek ne kadar gerçek ?

Sağlam bilgi hem doğru hem gerçek olmalıdır!

Peki gerçek nedir ?
Göz ve kulak ile örülen GÖR-ÇEK
Us ve uz ile örülen GER-ÇEK
Gör-çek ve ger-çek’lerle kurulan “GERÇEK”

DENEYİM

Deneyim.. aci ve travma ve tramva dolu dunya tramvayinin içinde zaman lokomotifinin surdugu ömur TRENİ ile gerçekleşir. Bu ince uzun binegin birinci vagonu nakit.. ikinci vagonu nakit.. üçuncu vagonu sıhhat ve dörduncu vagonu salahtir. Nakit VAKIT oluşturulur.. oda sıhhatle olur. Eger vakti SALAT ile işlersek o da bize 4.cu vagon SALAH inşa eder.. oda tersine dönerek bizi HALAS eder.. aslinda vakit olan ZAMAN tersine çevrilerek NAMAZ oluyordu.. keza namazdaki MIZAN tersine yazilarak NIZAM oluyordu.. şimdi bu ard zamanli ZaMaN ve NaMaZ ile eşzamanli MiZaN ve NiZaM bir + işareti gibi bir butun teşkil edere ÂLEM imizi oluşturur. Sonunda AMEL defteri yazilir. Bakalim hangimiz bu defterin EN GUZELini yazacagizi..


GÜZELLİK VE İYİLİKLER

Dört (4) tane GÜZELLİK var; erotik, estetik, emik ve epistemik... dört tane İYİLİK var; sensual, motivasyonel, etik ve etnik.. bunların hepsi gavurca yani yabancı sözcük.. bunları hep tabloya bakarak söylüyorum; mizan akla (nüha) ve vezni nefse.. lüba-ı kalbe ve uslub-u ruha.. siz bunları hiç anlamadınız.. ancak sözcükleri bir kere okumaz hatta duymanız yeter.. çünkü önce sözcüklerin lafızları ve terimleri ve değişkenleri öğrenilir sonra kelimelerin manaları , kavramlara ve değerleri anlaşılır. Anladığınız da göreceksiniz ha bu bizim bildiğimiz varlıklar, olaylar, işler, eylemlermiş.

azılım değişikliğini İmami Nursi yapmıştır.. sadece ülkenin değil.. aynı zamanda dünyanın .. milliyetçilik.. müslümanlık.. masonluk.. marksizm.. gibi MİLLİLEŞTİRİLMİŞ düşünceleri yerle bir etmiştir.. tarım devrimi sanayi devrimi bilimsel devrimden sonra insanlığın geleceğinin önündeki DİNSİZLİK devrinin devriminin önüne kesmiştir.. ancak bunu onun kürtlüğünü ya da Atatürkün türklüğünü savunarak yapamayız.. eğer bir insan olarak doğmuş kendimizi bir dil içinde bulmuşsak.. bu dilden İNSANLIK çıkaramamışsak.. insaniyet-i kübra olan İSLAMİYETİ yakalamamız asla mümkün değildir.. kendimiz arap aynı zamanda müslüman.. kendimi türk aynı zamanda müslüman.. kendimizi kürt ayna zamanda müslümün sayıyorsak apaçık bir çelişki içinde bulunuruz.. ancak bunu ırkçılık sekeri ile farkında olmayız bu ayrı bir mesele.. inanırmısın Üstad İmamı Nursi sayesinde bu gibi ırkçılık felakatine uğramadan müslümanları bir bütün düşünüyordum.. bir yerde kürtçülük karşılaşınca ne kadar TÜRK damarım varsa.. ayağa kalktı.. aynı şekilde Kürt kardeşlerimi düşündüm.. onlara da türkçülük yapıldığında kürt dili ve kültürünün tahrik olacağı aklımı geldi.. çok üzüldüm.. oysa benin baba tarafım türk ana tarafım kürttür.. bir de muhacir hanım aldım.. çocuklarım tam bir karma oldu.. kızlarımdan bir tanesini arap kökenliye verdim.. artık benim torunlarımda hem türk hem kürt hem slav hem arap KANI vardır.. ve bu sadece bana mahsus değildir.. ancak insanların zihninde bulunan DİL merkezini işleyerek onu İNSANLIKTAN koparmak ve islamlıktan uzaklaştırmak isteyen çok hesapları olan vardır ki biz bunun sonuçlarını ömrümüzün ahir zamanında gördük ve bu hesabın ekonomik ve politik olduğunu anlamanız için retonun gelenekçiliğinin ardında ingiliz zengini rostcilhda fetonun yenilikçiliğinin ardında amerikan zengini rockfellere dayandığını bilmeniz yeter.. bilmiyorsanızı benden öğrenin.. bu bakımdan ister dil olsun ister din.. ister emek olsun ister özgürlük.. hepsinin ÇATIR ÇATIR suistimal edilerek kullanılan ortak insani değer olduğunu ben adım gibi biliyor ve inanıyorum. Bu yüzden hiç birine, ideoloji haline getirilmiş ve siyasileştirilmiş İSLAMLIK dahil.. de önem vermiyorum.. bu benim görüşüm.. ister katılın ister katılmayın.. ancak gelecekten gerçekten ideolojilere angaje oluşta büyük kopuşlar olacağını yaşınız genç olduğundan kendiniz göreceksiniz.. bir SİYASAL islamlık kalmıştı onun da artık bir derde çare olmayacağını ve olamayacağını son olaylar ve özellikle feto-reto çarpışması GÖSTERDİ ve gösterecek.

Bilgi, sevgi, saygı ve sağlıcakla kalınız

Osmanziya







NOT:::::

Aslında yazar değilim.. yazacak olsam onbeş yıldır yazmaya çalıştığım YBA kitabını yazarım.. fakat bu sure içinde YBA reklamını yaparak benim gibi YBA öğrenici bir kaç kişi bulurum diye uğraşıyorum amma.. nafile.. çıkmadı.. şimdi bir biyolog yazmış.. virüsle baktare arasındaki farkı örneklerle anlatmak istiyorum demiş.. bir biyolog ...   ALKAN.. pek ben düz yazı ile tablonun farkını anlatabildim mi ? bir iş ne kadar yalın ise o kadar karmaşıktır.. ne kadar karmaşık ise o kadar kolaydır.. ne kadar kolay ise o kadar zokadır.. desem inanır mısınız ? yalın, karmaşık ve kolaylık ve zoka arasında üçlü bir bağlantı kurmak kolay değildir.. benim zihnim hemen kuruverdi.. sizin zihninizde kuruverdi mi ?


Eğer kuruverdi ise hemen anlayacaksınız ki YALIN dediğim iş zordur.. işte bu zorluktan dolayı YBA anlatamadım.. bu yüzden beğendiremedin ve bu yine bu yüzden öğrenmeye özendiremedim ve bu yüzden yine sürekli YAKINIR durumda kaldım.. hatta şu kızacak ama Haluk TATAR zibidisinin pardon abisinin ZAFER SIZLANMAKLA KAZANILMAZ kitabına gıcık oluyorum.. belki iyi kitap olabilir ama başlığı kafamı kızdırıyor.. hak vermiyor değilim.

Ancak bir vüris pardon virüs.. vızır vızır etmeye başlayınca dünya ayağa kalktı.. oysa şu worldmeter bir bakın bir günde kaç kişi ölüyor.. 30 bin kişiden az değildir dünya hiç tınmıyor.. ne kadar garip değil mi.. eğer bu TELAŞ içinde hala okumaya merakınız kalmışsa.. bu paylaşımda size bir gün meşgul edecek kadar yoğun FİKİRLER var..


işte kitabımı yazamamış olmanın ilk nedeni benim gibi öğrenicileri aramak.. ikincisi face denilen sosyal medya virüsüne bulaşmak.. üçüncüsü kendini kontrol moduna girememek.. dördüncü de ve en önemlisi de milletin ölümden korktuğu kadar ölümden korkmamam.. hayatım bitecek ya da yok olacağım diye değil.. çünkü imanım var ve ahiretten de umudum var.. elhamdülillah.. sıkıntı.. ecele geliverirde kitabı yazamadan gidersen ne bok yiyeceğim diye hiç düşündüğüm yok.. çoğu insana derim ne keki varsa yesin diye adama kendinin ne kek yiyeceğimden haberim olmadan böyle gecenin 02.30 unda yazı döktürüyorum.. her ne ise her iş olacağını varır. Hayırlısı olsun.

Bilgi, sevgi, saygı ve sağlıcakla kalınız.

Osmanziya

24.03.2020



Düzenleyen osmanziya - 24-Mart-2020 Saat 02:33
IP
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.03
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide
Türkçe Çeviri : Nuri Cengiz
Tasarım & Düzenleme : BeyazSeytan
WebWizTurk