Anasayfa | Işımalar | Osman Ziya | İfade -i Meram | Yöntem Bilim | İnsan Bilim | Din-Fen | BTÖ | Yazılar | E-Posta |

  Aktif KullanıcılarAktif Kullanıcılar  Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  SkinsSkins
  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş
Dünya
 YöntemBilim Forumu | Genel | Dünya
Mesaj icon Konu: EŞCİNSELLİK Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Yazar Mesaj
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye


Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 1437

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Konu: EŞCİNSELLİK
    Gönderim Zamanı: 01-Mayıs-2020 Saat 05:14
EŞCİNSELLİK

Bazen insan böyle medyanın oyununa geliyor.. kadıköy belediyesi.. diyanet işleri başkanlığı.. barolar birliği gibi kurumların DÜNYA MEDYASININ güdümünde bir algı operasyonuna giriştiler.. biz ona alet olarak bu paylaşımı yaptık.. Madem yaptık sonunu getirelim:

Bir arkadaş demiş ki eşcinseli Tanrı yarattı neden Tanrı yarattığı işe lanet etsin ki demiş.. dedim Hünsa (erkek ve dişi organı birlikte doğan) ile gay (bay homoseksüel) ya da lezbiyen (bayan homoseksüel) eşcinseli ayırmak lazım.. hünsa ve köse biolojik bir olay diğerleri ise psikolojik bir alışkanlık.. kusura bakma yeri geldi söyleyeceğim.. ben burnuma parmağımı sokmayı bir türlü bırakamıyorum.. durmadan elimi burnuma sokuyorum.. çünkü alışmışım bırakamıyorum.. bunu da mı Tanrı mı yarattı.. yoksa ben mi alıştım ?

Canlılarda ve hatta cansızda (aşkı kimyevi.. iki hidrojen bir oksijene neden bağlanıyor) en evrensel yasa çoğalma ve bunu bağlı olarak da cinselliktir.
Mesala bitki pasiftir, hayvan etkin aktif. Keza çiçek edilgendir, böcek etgen. Biolojik bir gerçeklik olarak CİNSELLİK (TÜRSELLİK) dişillik ve erilik, kadınlık ve erkeklik, karılık ve kocalık, analık ve atalık sonunda ustalık ve hocalık; hücrenin genetiğine, bedenin ve beyinin fiziğine ve kimyasına , kültürün ve psikolojinin evrimine, ekonominin ve politikasına kadar değişen süreçlerle kısaca insanın bio-psik yapısına ve vital-mental işlevini göre belirlenir ve biçimlenir.

Bu yüzden bugün öyle beslenme ve yaşama ve çalışma koşulları içinde bulunuyoruz.. bu koşullar LBGT’yi hazırlıyor.. örneğin içtiğimiz su.. naylon bidonun içindeki maddeler cinsel hormonları etkiliyor.. daha başka katkı maddeleri de bu dişil ve eril yapılanmayı ve hormonal dengeyi bozuyorlar.

Kültürel özendirme   ve cinsel serbestlik politikası olmasa dahi lut kavminden beri sirayet eden ve toplumun içinde geçmişten gelen bir kalıntı olarak bulunan PSİKOLOJİK PİSLİKLER bu gün daha kolay ve serbest bir şekilde sürdürülüyor.

Diğer taraftan bizim hassasiyet ve duyarlığımız; yakın TEMAS ve uzak TEMAŞA durumuyla ; mübaşeret (dokunma) şekline ve mücaveret (komşuluk) biçimine göre doğrudan etkilenir. Göz ve kulak UZAK alıcılarımız.. deri, dil ve burun YAKIN alıcılarımız refleksleri;   çekim ve yitimleriyle   yaratılıştan konulan genetik ve biolojik yapılanmaya göre çalışırlar.. buna göre canlılar birbirlerine eş ve aş ile av ve ev olurlar. Bir kedi bir köpeğe eş olamaz.. yani canlıların birbirlerine eş (aynı cinsten) ve av (ayrı cinsten) olma durumu kaçınılmazdır.

Bunlar bilim ve edebiyat ve hukuk etkinliklerimizle incelenmeye ve araştırılmaya ve geliştirilmeye çalışılır.

Hassasiyet ve duyarlığımızın bu temas ve temaşa yapılanması gibi hissiyatımızın ve uyarlığımızın dahi EDEB ve EBED dediğim bir yapılanması var ki bunlardan EDEB, teması terbiye ettiği gibi EBED dahi temaşayı idare eder.

TEMAS     ---hassasiyet------ TEMAŞA
                HAYAT
                          İNSAN
                ŞUUR
EDEB        -----hissiyat ----          EBED


Bu yüzden HAYALI bir insan çocuğuna EDEB ile hayvani ve şehvani   duyguları duymaz.. ENSEST olmaz. Keza olan sevgisini EBED ile sürdürebilir. Yarın ölebilecek çocuğuna ya da sevdiği başka birine SONSUZLUK rengini vererek sevebilir.   

Başka bir örnek.. bu gün saf İslamlık, saf Hristiyanlık ve saf Yahudilik dışında bunların karışımı olan ARA DİNLER de var. İslamlık-hristiynlık.. Hristiyanlık-yahudilik.. Yahudilik-islamlık.. Yahudilik-hristiyanlık şeklinde ARA ÇÖZÜMLER de bulunuyor.

Cinsellik kültürü böyle.. ara formları olan bir yaşantıdır. Ancak esas ve temel olan üç inanç ve iki cinsellik.. dışında ara form bulunur ki bunlar ESAS değil İSTİSNA’dır. Ancak bu ara formlar çok değil nadir ve azınlıkta kalan topluluklardır. Bu istisnalar toplumun ve kültürün esası YASALAR haline getirilemez.     

Açıklamalarım yeterli gelmedi daha açık ve seçik bilgi ve görüşler istediler.. dedim ki doğrudan bilgi ve görüş vermiyorum.. konunun çeşitli yan ve yönlerini ortaya koyarak oradan yanıtlarını kendileri alsınlar.. yazdıklarımı anladıklarında eleştirsinler.. anlamadıklarında sorsunlar diye yazarım face de genellikle. ve sormuşsunuz.. evet, dinde doğuştan ve biolojik olarak çift cinsiyetli hünsalar için hükümler verilmiştir. Örneğin onlar namaz kılarken kadın ile erkek arasında bir yerde duracakları ilmihallerde belirtilir. Diğer taraftan psikolojik cinsiyet tercihleri olan gay ve lezbiyenler Kur'anda Lut kavmi örnek gösterilerek yasaklanmıştır.

Zaten HAK deliği varken BOK deliğine sokmanın yaratanın verdiği fıtrata aykırı ve lanetli bir iş olduğunu anlamak için kitapta açık ve seçik bir emir olmasına gerek yok. Ağız ve anüs giriş ve çıkışların besin alımı ve atık atımını TEŞVİK için insanlara zevk verecek sinirlerle donatılmıştır. Ta ki insan yemek yeyip çişlerini etsinler diye.. ancak bu sinir ve zevkleri oral ve anal seksin aleti haline getirmek normal değil alçak insanların tercihidir.. bu pis tercihler üzerine bir yaşam inşa etmek insanın sukutudur. Ey eşcinselliği meşru gören kadın ya da erkek.. Hadi sen düştün.. alıştın.. bırakamıyorsun.. peki bunu yasal ve meşru hale getirip neden başkalarının bu bok çukurunun içine düşmesini istiyorsun.

Evet, insan psikolojik alışkanlık taş, toprak, bıçak gibi nesneleri ağzına sokmak ya da tiner ve benzini burnuyla koklamak gibi yaratılışa aykırı işlere alıştığı ve bu işlerde hoşuna gidip ayrılamadığı gibi uygunsuz işlere alışabiliyor ve onları vaz geçilmez sanıyor.. çünkü TEMAS alışkanlığından kurtulmak zordur.. bunu “burnunu karıştırma” işinden vaz geçemediğimizden biliyoruz.. ancak bu zorluk anal ve oral seksi meşru ve yasal hale getirmez. İnsan zaten haramı işliyorsa ve bundan da vaz geçemiyorsa artık azgınlığını daha da artırıp onu HELAL haline getirmeye çalışması daha büyük bir vebal ve günah ve sorumsuzluktur.

Adam ağzına bir lokma içki koymaz.. lakin içki haram olur mu imiş.. saçma.. dediği anda imanı gider.. ancak adam bir ömür içki içer.. günahını kabul eder.. ancak Allah azze ve celle onu bağışlarsa.. cehennemden kurtulur.. cennete gider.. fakat ağzına bir lokma içki koymayan öbür adam.. içkiyi helal etmeye çalıştı mı ve bundan da dönmedi.. ateşin içine düşer ve bir daha çıkamaz. Hafazanallah.

Bu zina, livita.. içki, kumar.. hırsızlık ve cinayet gibi pis işlere Allah azze ve celle korusun insanlar düşebiliyorlar ancak bu konuların TARTIŞMAYA açılması.. kişiyi tehlikeli bir dönemece götürür.

Hormonları TANRI zerk etmiyor.. bunu konuya anlamanız için GENETİK konusunda ve özellikle cinsiyet genleri üzerine bilgilenmeniz gerekiyor. Erkekte iki erkek bir kadın geni.. kadında iki kadın bir erkek geni.. bulunur. Yani cinsiyeti baskın genler belirler. Ancak insanlar suçu bu genlere ve hormonlara atarak kendilerini temize çıkarmaya çalışıyor.

Şu da var ki bu eşcinselliği savunun insanlarla tartışmanın fazla bir yararı olmuyor. Bunun üzerine onlara dedim ki: argoda olsa yeterince açık ve seçik yazdım.. açığı daha açık yapmaya kalkarsak kapanır.. geçmiş zamanda her bir nebi ile bildirilen kötülüklerin her biri, bu ahir zamanda hepsi birden bir araya gelince.. insanlar kendini müstağni sanınca.. artık bunlara işaret.. kelam.. delalet.. ilim.. kar etmediği gibi bunlarda nazariye-i basar yani aklin salihiyeti ve basıret-i nazar yani kalbin selimiyeti bulunmuyor.

Heveslerini hikmet.. hevalarinin haya olduklarıni savunmak.. zenginleri hırslariyla.. fakirleri hasedleriyla kavrulmak.. hatta günahlariyle ovunmek.. israf ve zulumlerinden sevinerek keyf ve zevk almak durumundadirlar. Ne olaylardan ibret alırlar ne de geçmişten bir ders.. ne mazi için Yaratan’a minnet duyarlar ne de gelecekte akıbetleri için bir müdareleri vardır. Çünkü bu zevkli ve nefsi seker içinde bırakan pisliklerden kurtulmak istemiyorlar.. içki alışkanlıkları.. kumar alışkınlıkları.. livita alışmışlıkları kötü bir çukurdur…

Seri katiller nasıl oluşuyor dersiniz.. böyle pisliklerden zevk alarak.. işte böyle bu bakımdan her gün yola çıkarken nebinin dediği gibi.. Yâ Rabbi cehaletten ve dalaletten.. zulümden ve zilletten.. ve sana karşı gelmekten sığınırım.. diye dua etmek lazım. Allah azze ve celle bunlardan tüm ümmeti muhammed ile bizi ve çocuklarımızı korusun. Amin.   

Çok yazdim bağişlana.. siz arife tarif gerekmez bir işaret yeter de başkaları nasipse muhakeme etsin diye yazdim...
IP
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.03
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide
Türkçe Çeviri : Nuri Cengiz
Tasarım & Düzenleme : BeyazSeytan
WebWizTurk