Anasayfa | Işımalar | Osman Ziya | İfade -i Meram | Yöntem Bilim | İnsan Bilim | Din-Fen | BTÖ | Yazılar | E-Posta |

  Aktif KullanıcılarAktif Kullanıcılar  Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  SkinsSkins
  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş
Dünya
 YöntemBilim Forumu | Genel | Dünya
Mesaj icon Konu: gerçekler Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Yazar Mesaj
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye


Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 1524

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Konu: gerçekler
    Gönderim Zamanı: 25-Aralık-2020 Saat 14:28

Gerçekler biraz sıkıcıdır ve bazıları acıdır bu nedenle onu bazı hayallerle yumaşatmak gerekir...





GERÇEK NEDİR

BU BİRİNCİSİ; Gerçek; dar, orta, geniş ve salt anlamda olmak üzere dört kategoride anlamlandırılır.
Dar anlamda gerçek elle tutuğun ve gözle gördüğün donanımdır.
Orta anlamda gerçek; hem donanım hem yazılımla ortaya çıkan makine ve insanın interaktif birlikteliğidir.
Geniş anlamda gerçek; bu yapay ve sanal gerçekliğin üstünde duygu, düşünce ve dileklerinle inşa ettiği güzel ve iyi nesne ve kimselerini barındırdığın ütopya ve cennetindir.

Tüm bunlar sözün barındırdığı bilgi ve buyruğun sağlam ve sağlıklı olması için gösterilen çabayı, çalışmayı, üretimi ve başarıyı gerektirir. Bu çaba da sağlam bilginin hem "gerçek" hem "doğru" olması.. sağlıklı buyruğun hem "iyi" hem "güzel" bulunması gerektiğini arar. Böylece de gereksinimlerimiz üstünde bir arayış alanımızın bulunduğunu anlarız.

Bu durumda karşımızı salt anlamda "gerçek" ten başka salt anlamda "doğru", "güzel" ve "iyi" de ortaya çıkacaktır. Öyle ise halka retorik yapan günlük bilginin mantığı ve aydına diyalektik eden bilimsel dilin matematiği ile çözmek oldukça zordur.

İşte bu yüzden günlük dilin ve bilimsel bilginin üstündeki bu çok yönle ve yanlı konular, alanlar ve katmanları için YBA in hızlı anlam sürücüsünü ve kolay anlatım aygıtını ortaya çıkardım.

BU DA İKİNCİSİ; İnsanlar anlamadıkları saçmalık ve anlamsız yani absurd olarak suçlarlar.. çünkü hazır açık ve seçik anlaşılır bilgiye alışıp köklü okumayı ve öğrenmeyi öğrenmeyi ve yöntembilimsel düşünmeyi bıraktıklarından sözlüklerinde fazla sözcük ve sonuçta terim barınmaz ve anlam bulunmaz. Bu normaldir. Çok görmüyorum.. zaten anlam, anlama ve anlatım dünyanın en zor işidir.

Ancak ABSURD yanında absolite ve abstract yani salt ve soyut terimler ve kavramlarda bulunur. İşte aradığınız "GERÇEK" bunlarından biri ve bunu yukarıda yeteri ve gereği kadar açıklamaya çalıştım. Yazının sonunda dahi anlattıklarımın çok yanlı ve yönlü oldukları için günlük dilin düze yazısıyla anlaşılmayacağını ve yeni bir dil gerektiğini belirttim.

Siz bunun ne olduğunu sormadan ve kısa yoldan saçmalık olarak değerlendirdiniz. Hadi şu anlamları dörtleyelim ve üç kelime daha öğrenelim: absurd ve absence ile abtract ve absolite yani ABS sesini kök alan (arapça ABES saçma anlamına gelir.. İngilizce a ve ab gibi olumsuz anlam veren ekler.. gibi ortak dilin kalıntıları) dört kelime.. Organon ile ilk MANTIK kitabını yazan ARİSTO’den beri ele alınmış.. gele gele bu gün halka yapılan retorik ve aydına edilen diyalektik ile san’at görsele.. hikmet ezbere.. fünun mezbele.. hukuk cerbeze.. duruma getirilip uygarlık karartılarak insanlığın geleceği kapatılıyor. (not: bu yazıda düz yazıyı kullanarak bende diyalektik uyguladım, bağışlana)   

BELLEK

Bilgisayar donanımında Hard Diskler bilgilerin yerleştirilmesi ikili çift kategori olarak yapılandırılır. Primer (birincil) ve sekonder (ikincil) ile master (efendi) ve slave (köle).. bende bilgileri YBA ile analitik düzleme yerleştirirken bu kavramları yatay ve dikey eksenlerde gösteririm. Burada bunları yatay ve dikey eksenlerde izler, imgeler ve irdelerseniz.. anlarsınız. İzlemezseniz elbette buradaki düz yazıyla okumakla yüzeysel bir anlamdan öteye gidemeyeceksiniz.. acaba anlatabildim mi ? Eğer anlamışsanız yukarıdaki "Her nesne ve kimsenin resmi..
+ ve × ikisi bir arada olursa
Ortaya YILDIZ çikmaz mı ?" de anlamışsınızdır... Bilgisayarda ayrıca bilgiler ROM ve RAM bellik.. aritmetik ve matematik işlemeci dörtlüsüyde temelde yapılandırılmıştır. Hard diskler de elektronik RAM belleğinin taşınabilir ve manyetik uzantılarıdır.

Mehmet Cengiz

Isimler ayrı olabilir.. bir solcu avukat Mehmet Cengiz Bey var, bir de iş adamı sağcı Mehmet Cengiz Bey, var.. ancak isimler değişse de ideolojiler degişmez.. muslumanlar.. masonlar.. marksistler.. başka bir anlatimla teistler.. deistler.. ateistler.. amma bu arada biz insanligimizi unuturuz.. arzdaki israfa ve zumre muhalif olma misyonumuzu.. hakikat ve hurriyet arayişimizda diger siradanlarla beraber oldugumuzu.. dili ve dini ile beşeri insan yapan bir kulturun parçasi oldugumuzu anlamayiz.. dili ve dini partimize alet ettigimizi.. diger ortak INSANÎ deger olan hakk ve hurriyeti ideolojimize bayrak yaptigimizi göz ardi ederiz.. çünkü can gizlenir Mehmette... Yaşlı olanlar bilir.. Genç Parti kurucusu Cem Uzan'ın yerine tranferl olan Cezgiz Holding'in reklamını görünce TV.. bir araştırma yaptım nette.. bu linki buldum ekşi sözlükte...


ÇIPLAKLIK
Lady GODİVA…
11. yüzyılda, İngiltere’nin Coventry halkı Lord Leofrei’nin koyduğu inanılmaz vergiler altında ezilmeye başladı. Tüm kazançlarını karşı koyamadıkları yönetime sessiz kalarak vergi olarak ödüyorlardı. Güzeller güzeli Lady Godiva, Lord Leofrei ile evlendiğinde on yedi yaşındaydı. Gözünü para hırsı bürümüş Lord’un aksine karısı Lady Godiva halktan yana, iyi kalpli bir insandı.
Vergiler karşısında çaresiz kalan halkın arasına tebdili kıyafet ile karışan Lady Godiva duydukları hakkında çok üzülür. Sürekli kocasını vergi borçları nedeni ile ikna etmeye çalışır. Vergilerin en azından indirilmesini ister. Lord bu isteği asla kabul etmez. Sonu gelmez kavgaların birinde Lord karısının asla kabul edemeyeceği bir öneride bulunur:
‘Atına binip üzerinde hiçbir kıyafet olmadan kenti bir baştan bir başa geçersen vergilerin tamamını kaldıracağım. Hem sende göreceksin ki o hakkını savunduğun halk seni izlemek için sokaklara yığılacak’ dedi.
Halkına sonsuz güven duyan Lady teklifi hiç düşünmeden kabul eder. Uzun kızıl saçlarını hizmetindeki kadının gözyaşları içinde açar. Çırılçıplak kalana kadar tüm kıyafetlerini çıkarır. Bu haliyle atına biner. Kentin meydanında dolaşmaya başladığı andan itibaren yalnızca bir tek ses duyulur. Atının nal sesleri… .Çünkü tüm kent Lady Godiva’ya minnet göstermek için evlerine kapanmıştır.
Lord Leofrei eşine verdiği sözü tutar ve vergileri indirir. Lady Godiva ise iktidarın gücüne rağmen halkın yanında olmayı seçecek cesareti ile halkının yüreğinde iktidarını sağlamlaştırmıştır.
Vergi gelirlerinin büy
Nilgün TÜRK paylaşımı Arkeoloji Mitoloji Art Histori gurubunda

Ne kadar gerçek bilmiyoruz ancak.. doğru olma olasılığı yüksek.. bence halk Godiva'ya saygısından çok çekişmeye katılarak vergilerin azaltılması için evlerine çekilmiştir.. sonunda büyük bir çıkar olduğu için "küçük" bir çıkardan vaz geçmişlerdir.. şu da var ki güçlüler zayıfları ezer.. ancak bunun da bir sınırı vardır.. eğer sıkıştırırsan köşeye tavuk bile sana saldırır.. CIPLAK gerçeğin insanları da kaçırdığı doğrudur fakat bunun tam tersine ÇIPLAK kadın çeker.. zaten kralın ÇIPLAK olduğunu da bir çocuk söylemiştir.. bende bu çıplak kadına dayanamadım.. baktım san'atın çelimine kapılarak çıplaklığın çekimine tutuluverdim.. zaten san'atın çeklimine çekim eklemek için san'atçılar genelde ÇIPLAK kadına konu edinirler.. fakat ben size çoğu zaman ÇIPLAK varlığımız anlattığım ve üzerine giydiğimiz vehim, hayal, göz, kulak, el, ayak fikir, zikir, fikir, lafız.. işaret, delalet, tercüme, tevil, basar ve nazar ve sair tüm giysi ve örtü ve örgüleri anlattığım halde pek ilginizi çekmiyor.. ancak böyle sensual estetiğin üzerine giydirilmiş emosyonel erotik görüntülenince ben dahi kendimi alamıyor ve sizi kınayamıyorum...

TEK BİR DİN

Yazarlar ve Hocaların HAZIR açık ve seçik ANLAŞILIR bilgi verme amacı ve yarışı sonucunda her şeyi kendileri bildiği halkın hiç bir şey anlamayacak kadar BİLGİSİZ SANDIKLARI bir toptan kabul ve toptan redd zihniyeti içinde girdikleri anlaşılıyor.. ve sonunda "Onlara halkın inandığı gibi inanınız denildiğinde biz "sefih"lerin inandığı gibi mi inanalım derler, oysa bilmezler ki asıl "sefih"ler kendileridir." ayetine mâsadak oluyorlar. Çünkü delaleti tevil ve teşrih etmek.. işareti tercüme ve tasrih etmek gibi tüm İKİNCİL BİLGİ konularında kendilerini TAM ve SON YETKİLİ sayıyorlar.

Dün bir yazı gönderdim, buranın yöneticisinin takdiri kabul etmedi.. kendi takdiridir.. çünkü ezber bozan ve dogmaları yıkan bir yazıydı.. normal.. ancak zamanın güçlü değişimi karşısında ne dinin dogmaları sallanmaz ne de bilimin paradigmaları sarsılmaz kalır. Sadece dinin bilimi felsefe, felsefinin dini metafizik, gelenekçinin yenilikçi deccal, yenilikçinin gelenekçiyi mürteci suçlaması kalır. Çünkü hepsi hazır açık ve seçik anlaşılır bilgi "düşünemez" hale getirdikleri halk karşısında kimse yanında yeteri kadar yandaş toplayamaz. Acaba halk yeterince düşünemez mi ? sanmıyorum.

Nasr Suresindeki DİNİLLAH ortaya çıktığında ne Muhammedin dini.. söz konusu olur.. ne müslümanların dini ayakta kalır.. ve ne kafirlerin dini.. padiydar olur. Örnek mi Sinan Cananın dil ve din ilişkileri konusunda yaptığı bir ted konuşmasında halk HER ŞEYİ SİLBAŞTAN alabilme yeteneği artarak yaygınlaştığında hahamlar ve papazların ruhbanlığı ve rehberliğinin yıkıldığı gibi hocaların ve yazarların terapisi ve liderliği biter.

Korkmayın din bitmez.. Tevrat, İncil ve Kur'anı tek kitapta bastırıp dünyaya dağıtabilecek akıllı ve zengin müslümanlar ortaya çıktığında.. artık eline Musa'nın kitabını alın İsa'nın ve Muhammedin kitabını da alacak.. Kur'anı eline alan Musa'nın ve İsa'nın kitabını da alacak.. böylece çok uzun olmayan bir gelecekte Ali İmran Ayetinin tehdidini ortadan kaldıran bir tek semavi ve kitabi ilahi ortak din ve insanların sayısınca da yol ve mezheb ve izm olacak.. İnşaallah.

Bir arkadaş dedi “insanlığın dinler konusunda bir gereksinim ihtiyaç duyacaginı sanmıyorum insanlık yaradılışı doğayı evreni kozmos yasalarını bilimin sayesinde doğru bilgi ile öğrenmekte”
dedim ki: Din konusunda ne anladığımıza bağlı bu.. geçici dünyayı amaç edinen sözde dinlerde var.. ebedi yaşamı bekleyen gerçek dinlerde.. dillerini ve dinlerini ideolojileştiren kırmızı ve yeşillerde var.. felsefelerini dinleştiren maviler ve kızıllarda.. diğer taraftan SAĞLAM bilgi sadece "doğru" değil aynı zamanda "gerçek"te olmak zorunda.. hem YÖNTEM konusunda temelli bir yaklaşımla bakmadığımızda halka yapılan retorik ve aydına edilen diyalektik ile bir yere varamayacağımız da ortaya çıktı..

Ölmeden evvel ölmek.. ölümden öncede ölümden sonra da elbette çok işe yarar.. ancak bunun nasıl olacağı konusunda paylaşılan hiç bir örnek yok.. hep öğüt.. hep ögüt.. hep ögüt.. bu konuda bazıları hep övmek.. hep övmek.. hep övmek... sanırım Sinan Canan'ın dil ve bilim ilişkileri konusunda bir TED konuşmasında dediği gibi cesaretle her şeyi yenide ferasat ve basiretle başlatmak gerekiyor.. bence insanı bilmeden.. insanı aramadan.. insanı bulmadan ve insan olmadan islam başlamaz.

Nesnelerin ve kimselerin nasıl çalıştığını ÖĞRENEREK onları KULLANMAK ile ortaya çıkan YARARLANMAK; teknolojinin doğaya yabancılaşmasına ve insanın insandan uzaklaşmasına neden oluyor mu olmuyor mu ? Oluyorsa neden.. olmuyorsa niçin.. açıklayabilir misiniz ?

Değerli Arkadaşım, merakla başlayan bilimsel buluşlar her zaman inovasyon ile toplumsal yarar ve ekonomik çıkarlara çevrilmeye çalışılır.. bu da teknolojiye ve ideolojiye yol açar.. başka nesneleri ve kimseleri öğrenme ile kendini tanıma ve bilme arasında da fark bulunur ÖGRENME yolculuğunda.. ilkine bilginlik dersek ikincisine bilgilik diyelim.. ilki batının (avrupa ve amerika) varlık ve irade medeniyetinin sonucu.. ikincisi doğunun (hind ve çin) yokluk ve telkin medeniyetinin sonucu.. evreni ve insanı didik didik ettik.. evren ve insan hakkında daha çok bilgilenmeye ve bilgelenmeye başladık.. ancak bunlar bir sonucu görünmedi henüz.. bir yerde bir bit yeniği var ama henüz bulamadık.. acaba bu biriken ve eklemlenen bilgiyle kendini beğenmişlik olabilir mi ?


Osmanziya 25.11.2020 Üçyol-İZMİR





Teşekkür ederim.. yardımlaşmak aile içinde daha kolaydır.. alanın ve verenin karşı karşıya nezaketle yardımlaştığı mahalle içinde daha da kolaydı.. insanların birbirine tanıdığı cemaatlar içinde de yapılıyordu.. sonra organizasyon (şirket, parti, devlet, uluslar arası teşkilatlar, hanım eli, yardım eli) büyüdükçe yardımlaşma ile yapılanlar.. organizasyonlarla yıkılanlar yanında çok küçük kalmaya başladı.. çünkü uygarlık ve organizasyon.. insanlık ve teşkilatlanma.. teknoloji ve doğaya yabancılaşma.. ideoloji ve insandan uzaklaşma arttıkça daha da büyüyeceğe benziyor. Moralinizi kırmak istemem ve şevkinizi bozmayı dilemem.. ancak artık dini, ahlaki ve hukuki kuramlar ve kurumlar yetmemeye başladı.. örneğin işini gücünü bırakıp dünyayı düzeltmeye çalışan Bill Gates.. Fethullah Gülen.. gibi büyük isimlerin ve zenginlerin başımıza açtıklarına görünce.. müslümanlığın.. buna muhalif masonluğun.. buna muhalif marksizmin başımızı açtıklarını görünce.. daha köklü önlemler gerekiyor ki bu artık İNSANI öne almaktan başka çare görünmüyor.. insanın bir dile ya da dine.. bir partiye ya da bir ideolojiye dayanmadan KENDİ BAŞINA ayakta kalabilmesine.. yoksa sadece ölmemek için yaşayacağı bir lokma'ya kilitlenirsek merhametimize yeniliriz, diye düşünüyorum.. Sinan CANAN ın dediği gibi her şeyi cesaretle ve hayretle yeniden ele almaya basiret ve ferasetle başlarsak işler geldiği gibi gitmeyecektir diye umuyorum.. İnşaallah.






aile HER ŞEYİN temelidir.. güçlü guvvetli arslanlarda bile..








ve bu da son hayal:

IP
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.03
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide
Türkçe Çeviri : Nuri Cengiz
Tasarım & Düzenleme : BeyazSeytan
WebWizTurk