Anasayfa | Işımalar | Osman Ziya | İfade -i Meram | Yöntem Bilim | İnsan Bilim | Din-Fen | BTÖ | Yazılar | E-Posta |

  Aktif KullanıcılarAktif Kullanıcılar  Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  SkinsSkins
  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş
Dünya
 YöntemBilim Forumu | Genel | Dünya
Mesaj icon Konu: deli mi yim ? Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Yazar Mesaj
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye


Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 1575

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Konu: deli mi yim ?
    Gönderim Zamanı: 22-Şubat-2021 Saat 13:06

 

 

 

 

yemesi ve öyküsü olan bir NEFİS
eylemesi ve oyunu olan bir RUH

 

 

 

Eşya ve Eşhas..

Nesneler ve Kimseler..

Porselen ve Personel..

Sorunlular ve Sorumlular..

Koşullar ve Kurallar..

Yasalar ve Yasaklar..

Programlar ve Protokollar..

İşletimler ve Etkinlikler..

Devinimler ve Eylemler

Görevler ve Gürevler..

Ödevler ve Ödünler..

Cisimler ve Zihinler..

Remizler ve Resimler..

İsimler ve Harfler..

Adlar ve Arlar..

böylece insan ESMA kainat HUSNÂ oluyor.

 

 

Bu SUREÇin SONUÇunda

varliklar ve olaylar ile yapilarin ve işlevlerin

dogasinda ve donesinde ortaya çikan bir öykü ve oyun var..

siz bu sureç ve sonuca ilişkin

değişip gelişerek çevrilen ve evrilen

kuramlarinizi ve kurumlarinizi

bir krallik ve kölelik duzeni içinde yurutuyorsunuz.

 

Âem bu figuran ve köle ise konfiguran kral benim..

duzen buysa ölçu benim..

süre buysa sıra benim..

system buysa method benim..

belev buysa yöntem benim..

dunya ve din buysa DIL benim.

 

OSMANZİYA 21.02.2021 Üçyol İZMİR

 

(nOt: Buradaki “Ben” kendim olan Mustafa BUĞUÇAM değil  “İnsan”dır. Protogoros’ın dediği “İnsan her şeyin ölçüsüdür” sözündeki insan.. “Nefsini bilen rabbini bilir.. rabbini bilen nefsini bilir.” kelam-ı Kibar’ındaki sözdür.. “Ben yere göğe sığmadım lakin mü’min kulumun kalbine sığdım” sözündeki sırdır.. isterseniz bu sırrı  ördüğüm iki tablo ile göstereyim.) 

 

 

 

 

özdeşliği ve özgürlüğü olan bir AKIL
yinelemesi ve yenilemesi olan bir KALB

 

Özgürlük ve özdeşlik hukuk ve bilim oluşturmak için amaçsallık ve nedensellik ilkelerini tamamlayan iki töz'dür ki ilki pratik aklın ikincisi teorik aklın temelidir.. Ancak fünün (bilim) ve fıkıh (hukuk) sadece bunlarla oluşmaz.. denemelerin yinelenmesi ve yanılmaların yenilenmesi de gerekir ki bu akıl yinelemesi ve kalb yenilemesi ve deneyim değişimi üçlemesi uygarlığın saç ayağını oluşturur.. bir ayakta eklendiğinde ortaya çıkan bilimin zınk diye durmasına yol açar.. bu nedir; bilimin kuvveti elde edip bunu dünyanın zalimlerine sunmasıdır ki onların ısraf ve zulmünden bilim üretin zekaların kökü kesilir.. bilim ve inovasyona sadece PARA için çalışan bir takım ortaya çıkar ki bu teknolojinin giderek insanı doğaya yabancılaştırmasının ve ideolojinin insanı insana yabancılaştırmasının de nedenlerinden biri olabilir.. giderek daha kolay ve çabuk ve ucuz ve bol sunulan mal ve hizmetlerin konforu altında bu ÇIKARCI zihniyetin bulunduğunu sezmek kolay ve çabuk olmaz.. baksanıza artık makinaya insandan daha çok değer vermeye başladılar.. daha kolay ve çabuk ve ucuz ve bol MAKİNA yaptıklarında ağır ve zahmetli ve vakitli insan yetiştirme yerine yapay zekaya yönelecekleri de gün gibi aşikar... yahu arkadaşlar ben delimiyim ne.. neler söylüyorum böyle...

 

 

Öykü..oyun.. "doğru" bir şekilde anlaşılmazsa "yanlış" değil "yapay" bir "gerçek" sunar. Hakikati hikaye etmek kolay olmadığı gibi hikayenin hakikatine erişmekte zordur. Biçimlerin rengi.. bizi çekerken.. tasarımların boyası da çeler.. biz bu gölgelerin ışığını aydınlık saydığımızda karanlıkta kalırız. Öyse ışık ve aydınlık ile karanlık ve gölge.. edebi metoforların parapsiğine bir örtü ve bilimsel analojilerin metafiziğinde bir örgüdür. Bu bu kafamıza geçirilen dilin literal sepet.. ve başımıza giydirilen düşün konseptual çorap.. külle şüphe ve cüz'e sıdkla alil.. ilmi analoji temsil ve edebi metafor ve teşbih ile arızalıdır. Öyle ise anlamları sezerek anlatımları süzerek seçmeli ve üstünden geçmelidir.

 

 

İTAAT VE İTTİBA

Bir Şaman Sözü; Sevdiklerine bağlı ol, ama bağımlı olma. Fedakar ol, ama kendini feda etme. Dünü unutma, ama saplanıp kalma da. Sabret ama katlanma. Eleştir ama suçlama. İste ama ısrar etme.

Ve en önemlisi "HİÇ KİMSEYE BİAT ETME."

 

Paylaşımlarınız için teşekkür ederim..  bu paylaşımda son cümleden önceki bütün tümceler çok güzeldi.. ancak son "hiç kimseye biat etme"  sözü çok anlamsız kalıyor. biat etme resmi olarak "itaat" sivil olarak "ittiba" anlamı taşır. Eğer bu tür sivil ve resmi bağlanmalar  ve baş eğmeler.. buyruklara uymalar.. bilgileri uygulamalar.. örneklerle ögütlemeler OLMASAYDI.. ne kocaya bağlı karılar.. ne ana babaya bağımlı ve bağlı evlatlar ve sonuçta AİLE olmazdı.. patrona bağlı işçiler ve personel  olmasaydı şirketler olmazdı.. başkana bağlı üyeler ve delegeler olmasaydı partiler olmazdı.. devlete bağlı amirler ve memurlar olmazdı.. ve bunlara ilişkin kurallar, yasalar ve yasaklar konulmazdı.. diye düşünüyorum.

 

KÖRÜ KÖRÜNE başı boşluk ile BOŞU BOŞUNA  baş eğmek arasında bir ORTA YOLU bulmak gerekiyor. Ancak değerli  olan sözün sağlamını söylemek, sağlıklısını  döktürmek ve güzelini sergilemekle  değil önemli olan sağlam bilgileri uygulamak ve sağlam buyruklara uymak ve bunu da bir EKİP ruhu içinde sağlamak ve hedeflediğimiz amaçlara ulaşmaktır.

 

Tüm bunlarda "söz"le  değil KÜLTÜRÜN ŞİFRESİ (Daniel COYLE)  kitabında canlı bir şekilde anlatığı gibi ; gaye edinmek ve edindirmek.. zafiyeti paylaşmak ve güveni yıkmamakla gerçekleştirilebiliyor.. diye düşünüyorum.

 

Cümle saçma.. mutlak / salt / absolut kelimesi zaman ve mekan sözcüğü gibi ANLAMSIZ bir anlatımdır.. aynen onlar gibi anlatıma yarar ve fakat anlamları bulunmaz. Nitekim zaman ve mekan "mutlak" anlamdan çıkartılıp izafi bir değer haline geldiğinde ortaya rölativite kuramı çıktı ve enerji denklemlerinden birini oluşturduk... Ancak İNANÇ alanında bu tür zaman, mekan, mana, gaye, mutlak ve tanrı kavramları anlatım yapabilir... fakat BİLGİ alanında sadece köşe taşı ve işin başı olabilirler.

 

Tüm insan eylemleri eşittir ve hepsi mutlak olarak başarısızlıkla sonuçlanmaya mahkumdur..!

-J. P. Sartre

 

Cümle saçma.. mutlak / salt / absolut kelimesi zaman ve mekan sözcüğü gibi ANLAMSIZ bir anlatımdır.. aynen onlar gibi anlatıma yarar ve fakat anlamları bulunmaz. Nitekim zaman ve mekan "mutlak" anlamdan çıkartılıp izafi bir değer haline geldiğinde ortaya rölativite kuramı çıktı ve enerji denklemlerinden birini oluşturduk... Ancak İNANÇ alanında bu tür zaman, mekan, mana, gaye, mutlak ve tanrı kavramları anlatım yapabilir... fakat BİLGİ alanında sadece köşe taşı ve işin başı olabilirler.

Bu şunu benzer.. bir yakınımız ölünce.. YALAN DÜNA.. dememize.. ölüm geldiği anda hayatın anlamı kalmaz ve yalan olur. Bu yaşama tek yanlı.. ölüme tek yanlı bakmaktan doğar. Hiç ölmeyecekmiş gibi öte dünyaya.. yarın ölecekmiş gibi bu dünyaya bakmak nasıl saçma ise.. bu öyle.. düşünürseniz.

 

PROJE

 

Proje.. program ve prokoller gerektiren bir proses ve prosedur. Bu koşullar ve kurallarin yasalari ve yasaklari kuramlar ve kurumlarla belirlenir ve tanımlanir. Boylece ortaya çıkan nazarı ve ameli icraat ve tatbikat içtimai hadiseler ve tarihî vakıalar tekamül ederler. Bu gun geldiğmiz noktada batınin irade ve varlik medeniyetin gelişmeleri.. doğunu telkin ve yokluk medeniyetinin.. çakışma ve çatışmaları.. beseriyetin yapisindan çıkan medeniyetin inşa ettigi INSANLIK zemininde ilginç bir donemece girdi.. umarin insanligın kazanciyla çikilir

Osmanziya 21.02.2021 Pazar Üçyol-İZMİR

IP
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.03
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide
Türkçe Çeviri : Nuri Cengiz
Tasarım & Düzenleme : BeyazSeytan
WebWizTurk