GDDY
Nereden Yazdırıldığı: YöntemBilim Forumu
Kategori: Genel
Forum Adı: Dünya
Forum Tanımlaması: Genel Paylaşımlarınız
URL: http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=1808
Tarih: 04-Nisan-2025 Saat 01:38 Program Versiyonu: Web Wiz Forums 8.03 - http://www.webwizforums.com
Konu: GDDY
Mesajı Yazan: osmanziya
Konu: GDDY
Mesaj Tarihi: 14-Mart-2022 Saat 06:59
Bu gün tabibler günü mü yoksa pi sayısı günü mü bilmiyorum amma benim DÜZ YAZI GÜNÜM oldu.. tablosuz dört nesr neşr ettim.
Neşr edilen yazılar aslında ister düz nesir ister nazım şiir olar NESC edilir yani dokunur. Böylece
Nesc.. Nesr.. Neşr.. bunların hepsinde Nesrin Kaya Arkadaşım haber verdi face onuda yazdım.. bağışlasın.. bu üçlüye olması gereken dördüncüsünü eklersek ortaya şu çıkacak:
Nesc.. Nazm.. Nesr.. Neşr..
sicn.. zamn.. resn.. reşn..
Terimlerin değişkenleri ve kavramların değerleri arasındaki bağlantı RASTGELE gibi görünür.. sözcüklerin değişkenleri atılır.. değerleri atanır.. Yani terimlerinde bir İŞARET düzeni bulunmazsa değerlerinde bir DELALET düzeni bulunur. Bu nedenle işaretler belirsiz ve delaletler belirlidir. Belirli düzen ile belirsiz düzensizliğin adına biz TEKLİK ve BİRLİK adını veririz..
Şimdi buradaki kurulan üç bağlantıya bakıp bir dördüncüsü arayalım isterseniz:
Düzenli.. belirli BİRLİK
Düzensiz.. belirsiz.. TEKLİK
Şimdi geliyor;
Düzenli.. belirli BİRLİK ; determini İZAFİYET kuramı
Düzensiz.. belirsiz.. TEKLİK ;istatistik KUANTUM kuramı
Birincisi rastgele ve gelişi güzel.. ikincisi rastgelmeye ve gelişi çirkin..
Rast deyince RASAT'ı rasat deyince rasat merkezi ve rasat çevresini.. merkez ve çevreyi nazara alınca rahası.. rabası.. rasini ve rasihi de etrafına bir daire çizip.. darise çevresiyle daire çapı arasındaki pi sayısını göz önüne aldık mı.. pi gününü de böylece değerlendirmiş oluruz.
[OZO]
Bilgi, saygı, sevgi ve sağlıcakla kalınız.
14.03.2022 Üçyol-İZMİR
GDDY
Günlük Dilin Düz Yazıları
İBARE ve İFADE
“Geçenlerde ibare ettim.. face bizim kendimizi gerçekleştirme yerimiz degil kendimizi ifade etme yeri..”
Ne demek “Geçenlerde ibare ettim.. face bizim kendimizi gerçekleştirme yerimiz degil kendimizi ifade etme yeri..” ?
İlan ettiğimiz ibare.. ilam ettiğimiz ifade ne anlama geliyor ?
Belki sözlüğü bakarak burada adı geçen “ifade” ve “ibare” ile “ilan” ve “ilam” kelimeler için sözlüğe bakabilirsiniz. Anlamak için elbette ilk önce anlatımın kodlarını çözecek çeviri bilgilerine gereksinimiz vardır. Söz diziminin biçimini açmadan ve anlatımın sentaksını çözmeden ANLAMAK olası değil.. aksi halde yazılar görüntü ve sesler gürültü haline gelir.
Bu işaretleri tercüme ve göstergeleri çevirme aşamasından sonra delaletleri tevil ve görgüngüleri evirme aşaması gelecektir.
İşte işaretleri tercüme işinden önce sizin dışınızda bir ilan edilmiş İBARE olması gerekiyor. Keza delaletleri tevil işinden önce de yine sizin dışınızda bir ilam edilmiş İFADE bulunması lazım geliyor.
Şimdi büyük bir olasılıkla dediklerimi büyük bir çoğunluk anlamamıştır.. çünkü bu içerikli ve somut bir konu değil soyut ve biçimsel bir mevzudur. Anlayan azınlığında başkalarına sunacağı HAZIR açık ve seçik ANLAŞILIR içerikleri bulunmaktadır.. dediklerimi anlasa bile ona katılmağa.. eleştirme ve sormaya vakti bulunmaz.. bulunsa bile ilgisini çekmez.. İlgilense bile anladıklarını eleştirmeye ve anladıklarını sormaya değer bulmayabilir.. değer bulsa bile hemen işe katılacak derecede önemli görmeyebilir.. Önemli görse bile katılmaya üşenebilir.. çünkü DÜŞÜNMEK çaba ve gayret isteyen bir iştir.
Anlaşılmayan bu yazılarım da zaten DÜŞÜNDÜRMEK içindir.. çünkü buradaki amacım bu.. yeni bir düşünme yolu içeren.. yeni bir teknik.. yeni bir yöntem.. yeni bir dil.. barındıran YBA hızlı anlam sürücüsünün reklamını ve kolay anlatım aygıtının propagandasını yapmaktır.. ki bu iş benim kendimi gerçekleştirme amacımı değil YBA ifade etme.. ifade etmenin örneklerini verme.. bunun için meraklı ve gizemli içerikleri.. çekici olarak sunmak.. siyasi ve seksi konuları.. yem olarak atmaktır.
Fakat oltaya balıkları bir türlü gelmiyor ve balını çalan alıp gidiyor. Yeme tavuklar bulamıyoruz.. kavuklular yemi doldurup kaçıyor.
Şimdi oturup size yukarıda sıraladığım ibare ve ifade ile ilam ve ilan takımındaki dört sözcük hakkında uzun uzadıya bilgiler verebilirim.. hatta kitap bile yazabilirim.. ama benim derdi GDDD yazısını kullanarak hazır ve anlaşılır yazılarla YAZAR olmak ve OKUYCU bulmak değil.
Bal bilgisini ve yem içeriğini kullanarak eğer bir mal ve hizmet sunma olanağı varsa bu da zaten bu söz platformunda değil iş zemininde gerçekleşecektir. Böylece de kendimizi gerçekleştirmiş olacağız.
İşte YBA ile bu aşamaya geçmek face de balıklar ve tavuklar arıyorum.. ancak onların kartal ve balina olmaya gayret ve şevkleri bulunmuyor.. hazır açık ve seçik anlaşılır anlatımlarla haberi beslenmeyi sürdürüyorlar.. oysa sürekli beslenmek.. seslenmeye ve sevinmeye kapılarını kapatır.. obezite sair hastalıklar içinde çürütür. Hatta bu siyasi ve seksi içeriklerle reklam ve meraklı ve gizemli bilgilerle propagandayı sürdürmem beni bile çürütmeye başladı.. Allah azze ve celle yar ve yardımcımız olsun. Amin.
Bilgi, saygı, sevgi ve sağlıcakla kalınız.
[ozo] 13.03.2022 Üçyol-İzmir.
Ukraynalı Bir Kadının TV Röportajından....
Nasıl acı, nasıl...
"Hayatımı kaybettim ben... Artık hiçbir yere ait değilim... Hiç bir şey bana ait değil... Bir hafta öncesine kadar bir ülkem, bir evim, bir ailem vardı... BİRİ idim... Şimdi sadece MÜLTECİyim... Sadece nefes alıyor, verilen yemeği yiyor, suyu içiyorum... Bu yaşamak değil...Ben artık kaybettiği hayatını tekrar bulabilmek için kaçan bir HİÇİM...Hiç bilmediğim yerlere, hiç kimse olarak kaçıyorum...Hayatımı elimden alanlar bu yaptıkları için haklı gerekçeler üretiyorlar... Bu gerekçeler bana hayatımı geri vermeye yetiyor mu? Soruyorum yetiyor mu?..."
SORUSALLAR VE SORUNSALLAR
Fusun kılınçtan Alıntı Kara Sibel
Bu yazı bu resimle paylaşılmış..
Yoksulluk (fakirlik)
Yaralılık (hastalık)
Yaşlılık (İhtiyarlık)
Yitiklik (ölüm)
Dört tane sorunumuz var.. bunlara “Y” ile kafiyeli olsun diye YARAMAZLIK derim. Bunlar daha çok iç ve dış savaş gibi doğal ve sosyal afetlerde daha belirgin hale gelirler.. uygarlık bunları kaldırmak için uğraşır BARIŞ’larda.. ancak SAVAŞ’larda böyle afet olarak geliyor.. bunun felsefesini yapmaya ne yerim ne de zamanım var..
Şu kadar diyebilirim ki ilk ve son sorunlar olan fakirlik ve hastalık ile yaşlılık ve ölüm.. ilk ve son sorular bulunan nereden gelip nereye gittiğimize.. ne yapacağımıza ve bunları veriler yanıtlarla oluşturulan savların kanıtlarına ilişkin sorular.. bilim ve edebiyatın.. ticaret ve siyasetin.. konusu olmuştur.
Bu yanıtlanmaz sorulara ve çözülmez sorunlara sorusallar ve sorunsallar diyoruzm.. bunlar asla tamamiyle ve kemaliyle çözülmez ve bitmezler.. sorun-sallar ve soru-sallar olarak kalırlar. ve bunlara ilişkin böyle yakınmalar ve sallamalar olurlar.. diye düşünüyorum.
HAYATIN ÖZETİ
Adana'da
Covit19 nedeniyle Vefat eden
İmam Hatip Lisesi Müdürü İsmail İNAN Bey
sosyal medya üzerinden aile fertleriyle şu yazıyı paylaşmış.Allah rahmet eylesin.
“ Ömür Dediğin:
Hayata ha şimdi, ha sonra başlayım derken bir bakıyorsun
tükenmiş ömür...
Avucumuzda son kullanma tarihi çoktan geçmiş bir yığın
TECRÜBE kalıyor.
Atsan atılmıyor,
satsan satılmıyor!..
"Gençlik bir kuştu;
tutmak istedim tutamadım.
Yaşlılık bir paçavra; satmak istedim satamadım."
B i r
i k i n d i
g ö l g e s i
Ö M Ü R
d e d i ğ i n...
Gece olur duramazsın,
güneş vurur kalkamazsın.
Sade bir ikindilik, kısa bir dinlencelik…
Dünyaya ait ne varsa harcanıp gidiyor.
Yiyip içmeler, gezip tozmalar,
gülüp eğlenmeler...
Evin, arabanın taksitleri,
filanca yerde yaptığımız tatiller,
almalar vermeler,
saçıp savurmalar,
bizim zannettiğimiz saklayıp durduğumuz altınlar,
azıcık bile vermeye kıyamadığımız paralar…
Hepsi bir bir kaçıyor bizden,
ya da istemesek de biz onlardan ayrılmak zorunda kalıyoruz…
B i r
S E C D E
y e r l e r i
k a l ı y o r
g e r i y e
Alnımızda mıh gibi çakılı kalıyor.
Bozulmuyor, kokmuyor, yitmiyor…
Bir o bize kalıyor…
O k ş a n m ı ş b i r y e t i m b a ş ı
ö p ü l m ü ş a n n e e l i
a l ı n m ı ş b i r b a b a d u a s ı
Reyyan kapısından geçmek için vize mahiyetinde, saklanmış ORUÇ’lar…
Gizliden; şöyle kimseye çaktırmadan bir fakirin eline tutuşturulmuş SADAKA'lar kalıyor…
Masivadan sıyrılıp, vakit saat dinlemeden açılmış eller,
tek O’ndan istemeler,
tek O’na gönderilmiş dilekçeler kalıyor…
Yürekten söylenmiş
E l h a m d u l i l l a h,
acizce,
kulca edilmiş nasuh bir
t e v b e,
isyanları yıkayan
g ö z y a ş l a r ı
kalıyor…
Mümince gülüşler, şeker tadında sözler….
Kimsenin etini yemeden,
kırıp dökmeden,
gözünde yaş bırakmadan geçirilmiş günler kalıyor...
Biraz dur, bekle biraz…
Arada bir arkana dön ve geriye neler bıraktığına bak...
Harcanmış yıllarını seyret usulca.
Bak nasıl bitiyor ömür dediğin…
Bir KAPIYA bir kere gidersin,
ikincisinde utanırsın...
Ama bir
K A P I
var ki her gün gidersin,
gitmelere
D O Y A M A Z S I N
Çünkü bilirsin seni KAPISINDAN
kovmayacak
bir tek
“O” V A R D I R
Her gün,
her gün içini dökersin,
bir O SIKILMAZ senden,
bir O affeder seni,
bir O yüzüne vurmaz AYIPLARINI . -İSMAİL İNAN . -Akıttığımız her damla gözyaşı cehennem ateşini söndürsün inşallah
Dua ve muhabbetle...O sonsuz rahmet sahibi ALLAH 'ıma emanet olun inşaallah...”
Bu güzel nasihatleri yazdıktan birkaç gün sonra bu Hocamız vefat etmiştir.
Rabbim rahmet eylesin.
İNSANLIK VE İSLAMLIK
Ey ilahiyatçılar ve ilahiyatçı geçinenler, keşke "dinde kandil geceleri yok" dediğiniz kadar "dinde yolsuzluk, hırsızlık, adam kayırma yok" deseydiniz! dedi Şahin DOĞAN dedim ki:
Bu bir islamlik sorunu degildir insanlik problemidir.. salahatin gerektirdigi iktisat ve adalete uyulmayinca.. elbette ekonomide ve politikada yalan ve dolan ve talan söz konusu olacaktir.
Ticaret ve siyasette bilimin ve hukukun gerektirdigi iktidat ve adalet YAŞANMIYORSA ve akil ve vicdan da bunu anlamiyor ise ortada islam değil insan bulunmuyor demektir.. diye düşünüyorum.
|
Cevaplar:
Mesajı Yazan: osmanziya
Mesaj Tarihi: 14-Mart-2022 Saat 07:03
kar
Paylaşım için teşekkür ederim .. Harika bir fotoğraf.. karlar iz bırakılmış için yağmış.. her bir tanenin bir kristal olduğunu düşününce.. insanın bir SULTAN'ın Aziz bir misafiri olarak karşılandığını düşünmeden edemiyor.. biz ki yollarına kelimeler döktüğümüz kimselerin gelmediğini anlayınca.. manzarayı anlıyoruz ki bizim işimiz yolcu beklemek değil.. kelimeleri yağdırmak.. çünkü onlarında yollarında kelimeler döktüğü ve beklediği yolcular var 😉
AG
Ördük ağları böcek bekleriz.. gördük bağları inek ekleriz.. örgümüzü anlayan ekpertiz.. böcek ve inek olmadığını anlamayan keriz...
YAŞAM AMAÇ DEĞİLDİR
Hanım, öncelikle yanızızı adınızla paylaşmak istiyorum.. izin verirmisiniz.. ikincisi ne kadar farklı olsa da hepimiz tek tip yaşıyoruz ve müşterek hedeflerimiz.. okul.. iş.. eş.. ev.. emeklilik ve Ancak bu süre içinde hepimiz farklı amaçlar gerçekleştiriyoruz.. mal ve hizmet sunumlarımız ayrı.. erden ve yetkinlik serimlerimiz ayrı.. fakat tüm bunlar doğum ve düğüm arası bir olum ve ölüm arasındakibir SÜRE'de gerçekleşiyor.. işte bu SÜREÇ' bize benzer yazılarda farklı okumalar.. yüzey anlatımlarda derin anlamlar.. biz bunları felsefi edebiyat ve dini vaaz ile ifade ve ibare etmeye çalışıyoruz.. ancak bu güne kadar olan tarih bizi tanrı tanırlı ve tanrı tanımazlı dincilere ve bilimcilere getirdi.. bu kadarla kalsa iyi.. dini ve dili paravana ve alet eden partilere.. emeği ve özgürlüğü paratoner ve bayrak yapan ideolojileri getirdi ki bunun sonucu da insanı doğa yabancılaştıran teknolojiler.. insanı insandan uzaklaştıran ideolojiler oldu.. bu duruma çare t. tanırlık ve t. tanımazlık yerine kendini tanırlık görüyorum.
çöl
Travmatize olmanın ücretsiz ve erişilebilir olduğu bu ülkede, terapi de ücretsiz ve erişilebilir olmalıdır. Her sağlık ocağında aile hekimi gibi aile psikoloğu da olmalıdır. Kendini vatandaşlarından sorumlu gören Avrupa ülkelerinde tüm terapi masrafları devlet tarafından karşılanıyor.
Hekimlerimizin 14 Mart Tıp Bayramlarını bir gün önceden tebrik ediyorum.Demiş Nesip HİÇYILMAZ
dedim ki..
Zaten insan insanin agusunu ve zehirini dertleşme ve dedikodu adi altinda aliyor.. ağir ve problemli olanlar tabibe geliyor. Hasedli olanlar gıybetle.. hırsli olanlar ezmekle.. hevali olanlar ruyet ve riya ile.. hevesli olanlar şarlatanlikla.. kendini tatmine çalışiyor.
Elbette her yetkinlik.. guzellik.. iyilik.. yararlilik kendini gormek ve gostermek isteyecektir.. bundan kaçinilmaz.. ancak bu meşru ve mumkün olmali.. makul ve makbul bulunmali..eger böyle olmazsa yapilanlarin sorumlulugundan ve ağırliginin karşiligindan da kaçinilmaz.
Işte bu bizler bu kaçinilmaz ve kurtulunmaz taraftan yüz çeviriyoruz.. olmayan bir özgurluk ve bulunmayan bir sonsuzlukla oyalanip duruyoruz.
Dedi ki Allah razi olsun.
|
Mesajı Yazan: osmanziya
Mesaj Tarihi: 14-Mart-2022 Saat 07:04
GDDY
Günlük Dilin Düz Yazısı..
Günlük dilin düz yazısı dedim ancak bunun içinde hem nesir hem nazım var..
NESİR halka yapılan retorik ve aydına edilen diyalektik ile adamı esir eden bir yazıdır. Sürekli neşr edilen nesirlerde bunlardır ki az bir kısım düzya yazı nazımdır.. yani şiir:
NAZIM.. düzenli ve kafiyeli ve duraklı yazı olan şiirin musikisidir.. eskiden yazılarım kısa cümlelerle, kolayca anlasınlar diye, alt alta yazardım, millet şiir sanırdı..
Bu fakirin her ikisinde yani EDEBİYATA kabiliyeti bulunmuyor.. belki yazılarımın anlaşılmamasının bir nedeni bu.. ikincisi kötü yazı yazma alışkanlığım var.. üçüncüsü düşüncemin hızını ne kalemim ne de dilim yetmiyor.. dördüncüsü konularım kısmı ekserisi somut değil soyut bilimsel ve felsefi konular ve kavramlar.. kendi uydurduğum sözcükleri de işin içine katarsak bu eski yazerin (noterin) yazar (müellif) olamayacağı meydanda.. iyi ki de olmamışım.. aksi halde YBA ortaya çıkmayacaktı.
Bu paylaşımda hiç bir tablo yok.. üstelik iki tane de resim ekledim.. karda ve çölde ayak izleri daha iyi görünsün diye..
Bilgi, saygı, sevgi ve sağlıcakla kalınız.
[OZO]
14.03.2022 07:30 Üçyol İzmir
[16:53, 13.03.2022] Mustafa BUĞUÇAM: Aziz Kardaşım.. buraya bana attığın bilgilere yanıt veremiyorum.. kusura bakma.. senin bana gönderdiklerin bende.. benim sana gönderdiklerimde sende saklanıyor.. olacak.
[16:55, 13.03.2022] Kadir UZUNKÖK: Maşallah ne güzel ,ilmi derin dondurucuya koymak gibi,ilerde torunlar okur
[17:04, 13.03.2022] Mustafa BUĞUÇAM: Bu da hiç yoktan.. iyidir.. bundan fazla bir faydası olmuyor.. ancak anladıklarımızı eleştiren ve anlamadıklarımızı soran.. diyaloglu paylaşımlar yaparsak daha faydalı olacaktır. Telkin.. ezber.. taklid.. teşbih.. temsil.. bunlar eski tür öğrenme ve bilgilenme şekilleri.. elbette bunlarda gereklidir ancak.. telkini irade.. ezberi kuşku.. teşbihi soru.. ile kontrol ve koordine edersek.. temsili sağlam ve sağlıklı tümevarım (istikra-deduksiyon) ve tümdengelim (istintaç-indüksiyon).. haline getirirsek analiz ve çözümlemelerinizin tahlili daha yararlı.. sentez ve bireşimlerimizin terkibi daha verimli hale gelecek. Herkesin bilgisi kendine.. hiç kimse bir başkasının bildiğini bilmez.. bildiklerimizi birbirimize öğretmemizde hem akıllıca değil hem vakit kaybı.. bu durumda yapacağımız rasyonel iş.. kısa kısa paylaşımlarla düşünce zincirimizi birbirimizin ELEŞTİRİNE sunmak.. bu arada bilmediğimiz sözcükler varsa.. bu sözcük bir isim dahi olsa.. sözlükten öğrenmek.. anladığımız tümceyi ve sözü yapabiliyorsak ve gerekiyorsa eleştirmek.. anlamadığımız cümleler ve kelamları.. tamlamalar ve benzetmeleri.. tanımları ve bağlamları.. karşı tarafa sormak biraz meşakkatlidir.. ancak sonucu çok yararladır.
[17:06, 13.03.2022] Mustafa BUĞUÇAM: Örneğin bu "dondurucuya koymak" benzetmesini alalım.. sizin harika temsillerinizden biri.. bu eski tür bozulmayan bilgi anlayışına göre uyarlı bir teşbih.. ancak yeni bilgi anlayışında.. öğrenmeyi öğrenme çağında geçerli değil..
[17:08, 13.03.2022] Mustafa BUĞUÇAM: Çünkü bilgiler öyle hızlı değişiyor ve gelişiyor ki bilgi araçları olan donanın ve yazılımlar en çok beş yılda demode olup eskiler.. içerikleri olan bilgiler ise daha kısa sürede müzelik oluyor.. çünkü artık olaylar çok daha hızlı bir şekilde değişiyor.. elbette değişmeyenler bilgiler ve değerlerde bulunur.. yöntem ve inanç bilgileri gibi..
[17:11, 13.03.2022] Mustafa BUĞUÇAM: Bu durumda buzdolabının dondurucusuna konulan her malzeme çıkartıldığında, beş veya on senede miadı geçmiş gıdalardan farkı kalmayacak.. bilgi içinde aynı şekilde onun TARİH ve BELGE değerinden fazla bir BİLGİ ve ÇÖZÜM değeri olmayacak.
[17:12, 13.03.2022] Mustafa BUĞUÇAM: Bir de şu oluyor.. insanlar bilgi paylaşarak bir tür dertleşme yapıyorlar.. insan insanın agusunu ve zehirini alıyor..
[17:15, 13.03.2022] Mustafa BUĞUÇAM: KOCA YUNUS'in söz ola kese savaşı.. söz ola kestire başı.. söz ola ağulu aşı.. yağ ile bal ede bir söz.. deyişine uygun olarak insanlar birbirlerine DERT'leri söyleyerek ve onlara karşı bir çözüm bularak birbirlerini rehabilete ederler.. birbirlerine ruhbanlık yaparlar.. ki buna terapi (doğru terabi olmayı.. rububiyet ve terbiye ve eğitim.. anlamına gelir) adı veriliyor.
[17:20, 13.03.2022] Mustafa BUĞUÇAM: Hazreti ali.. bana bir kelime öğretenin kölesi olurum.. diyor ismi bende mahfuz.. bir arkadaş bir ömür bizden yararlandı.. sonra biraz da biz konuşalım diyerek bana sövmeye başladı.. elbette herkes eleştirilebilir.. fikri eleştirsin ancak insana sövmek yakışmaz.. birbirimizden aldığımız yani öğrendiğimiz bir sözcük.. bir söz.. bir düşünce.. bir görüş.. İSİM belirtilerek paylaşılır.. ve öğrenilen kimseye de saygı gösterilir.. minnet edilir.. köle olunur.. fakat diyeceksiniz ki Kardaşım, insanlar Tanrı'nın bunca nimetleri ve iyilik ve güzelliklerinden yararlandıkları halde hiç hamde yanaşmıyolar.. fakat o yanlış onların olup bize bağlamaz.. kötü emsal misal olmaz.
[17:27, 13.03.2022] Mustafa BUĞUÇAM: Sonuçta bu gün insanlar bilgiye o kadar yakın ki ihtiyacı olan bilgiyi ve çözümü arayıp buluyor ve çok şeylerde öğreniyor.. fakat öğrenmeyi öğrenmiyor... kafalarını beğendikleri ezberlerle dolduruyor.. ön yargılarında kalite.. ön görülerinde keyfiyet.. var sayımlarında nitelik.. bulunmuyor. Anlatımlarının ezici çoğunluğu ile YAKINMA.. çözümü yüklenme yaklaşımlarından ziyade sorundan yakınma hatta karalama ve suçlamayı seçiyorlar.. sağcısı da böyle.. solcusu da böyle.. şu anda bende yakınanlardan yakınıyorum.. bu doğru değil.. ancak niçin böyle yaptıklarının nedenini ve nedenlerin etkenini göstermeliyim.. şunu da şu tesbih ve benzetme ile diyeyim: Solcular sağırdır.. sağcılar kördür.. oysa dünya görsel ve işitsel dünyadır. Bu ortak dünyaya ulaşılmayınca alıştığı körlüğü aykırı görme.. alıştığı sağırlığa aykırı bir duyma.. alıştığı sunulunca dünyasına aykırı sandığı.. onu bozacağını düşündüğü bir sese ve ışığa düşman oluyor.
[17:31, 13.03.2022] Mustafa BUĞUÇAM: Şunu da unutmamak lazım.. dünya ve ahiret dengesini kurmak zordur fakat herkes kendi kurduğunu dengenin en iyisi olduğunu savunur.. akıl ve kalbin bağdaşımı kolay değildir fakat herkes kendi yaptığımı bağdaşımın en güzeli olduğunu sanır.. bireyin katılımcılığının kişisel çıkarı ve toplumun korumacılığının kamu yararı birbiriyle çatışır ve bunu uyumlu hale getirmek hale getirerek gelenek ve yenilik ilişkilerini bir süreç içinde düzeltmek süre ve zaman ister..
[17:37, 13.03.2022] Mustafa BUĞUÇAM: Bu söylediklerimi örnekleri ve ayrıntılarıyla anlatarak her bir düşünceyi tek tek insanlara öğretmek yerine insanları KENDİLERİNİN sağlam ve sağlıklı düşünerek bulmalarını sağlamak.. yani öğrenme yerine öğrenmeyi öğrenme yolunu seçerek YBA yolunu tutmuş bulunuyorum. Bunun içinde Yöntem Bilimsel Analiz öğrenme ve kullanma ve yararlanma yolunda insanları özendirmek için meraklı ve gizemli bilgilerle propaganda.. siyasi ve seksi konularla reklam.. yani İÇERİKLİ BİLGİLERLER tanıtım ve özendirme yapıyorum. Kendi HAZIR açık ve seçik ANLAŞILIR bilgilerle YAZARLIK yapmayı bırakamayanlar.. YBA işe reklama ilişkin içerikli bilgileri anlamıyorum BAHANESİ ile yanaşmıyorlar..
BİLGİ VE GÖRÜŞ
Bilgi.. goruş..
düşunce..
Öngoru.. varsayim..
kuram..
Zorluk.. sorun..
Soru..
Yanit.. çözum..
Kolaylık..
Sağlam ve saglikli bilgi ve deger taşiyan sözlere.. ulaşmak ve erişmek.. araştirmak ve soruşturmak.. oluşturmak ve konuşturmak için ÖNCELIKLE düşünmek gerekiyor.
Bu sağlam ve sağlıklı bilgi ve değer taşiyan sözlere DUYARLIK olmadan da bu öncelik verilemiyor. Bu duyarligin elde edilmesi de bazi yaklaşimlarin kazanilmasi gerektigini dair varsayim ve öngorulerimi söyleyebilmem için bunlarin gerekçelerinin ve dayanaklarinin.. savlarinin ve kanitlari iceren kuramimi açiklamam istenecektir. Bu da sorulmadan söylemek kapsamına gireceği için açıklamaya girişmiyorum.
Ancak burada goruyorum ki bazi arkadaslar paylaştiklar alintilar hakkinda gorüşlerini ve degerlendirmelerini yazmiyorlar. Bazen bu alintilari eleştiriyorum. Eleştirilere elbette burada bulunmayan asil yazari karsilik veremez. Buna paylaşanda yanıt vermeyince tartışma başlamıyor.
Bu durumda yapilan paylaşin bir soruya yanit.. bir soruma çozum halinede gelemez. Paylaşılmıs olarak kalir.. Değeri Olan Paylaşımlar adi verilse bile degerlendirilmemis olarak kalir
|
Mesajı Yazan: osmanziya
Mesaj Tarihi: 14-Mart-2022 Saat 07:18
GDDY
Günlük Dilin Düz Yazısı
HASA
Hazır açık ve seçik Anlaşılır
SSBD
Sağlam ve Sağlıklı Bilgi ve Değer
Devamlı söylerim anlam, anlama ve anlatım dünyanın en zor üç işi.. bunuların en zoru da ANLAMA.. çünkü öncesinde DÜŞÜNME ve sonrasında İNANMA bulunuyor.
Dilimiz kullanımı da buna etkilidir.. tembellik edip kök halinde yazmazsak.. sözcüklerdeki olumsuz ekin buyruğunun işimizi etkilediğini söyleyenler var. Örneğin yukarıdaki sözcükleri eylem ekleriyle; anlamak, düşünmek ve inanmak dersek anla.ma.. düşün.me.. inan.ma.. gibi olumsuz gizli buyruklar vermemiş oluruz.. anla.. düşün.. inan.. dersek bu seferde açık buyruk vermiş oluruz. Bu durumda dilimiz DÜŞÜNMEMEK için ne gerekiyorsa onu yapıyor diyebilir miyiz ? Buyruk versen hoşuna gitmez.. değer versen işine gelmez.. olumsuz söylersen onu yapar.. Hatta bu anlatıma da kızar boşu boşuna konuşup laga luga yapma arkadaş der.. her ne ise bizde boşuna sözleri bırakıp eli boş ve gönlü hoş olan emeklileri yazımıza çağırıyoruz.. gençlerin işi var...
Silgili.. sövgülü.. sevgisiz.. sağlıksız kalmayın..
14.03.2022
Not Bugün Pİ sayısı günü imiş.. bende pi sürü günlük dilin düz yazısını paylaştım.. bu haberi de yazının sonuna attım.
boyutlar
vucud
hayat
şuur
iman
marifet
muhabbet
hayret
mahviyet
ni'me'leri
Bu gun kü boyutlara ilişkin 4 sene i önceki paylaşima tevafukb eden oldukça degerli paylaşim ; kesin bilgide inancin tesirini.. kuşkusuz inançta usulun etkisi..
https://www.youtube.com/watch?v=EmjViC8yPUY
Bu videoyu seyretmenizi hararetle öneririm.
3,141592653589793
Barış Özcan
|
Mesajı Yazan: osmanziya
Mesaj Tarihi: 14-Mart-2022 Saat 07:52
İNSAN VE BARİS
Partilerin dili ve dini alet ve para-vana etmesinin.. ideolojilerin emegi ve özgurlugu bayrak ve para-toner yapmasinin.. önune geçmek için irandan.. yunanistana.. ıraktan israile kadar tum ortadoguda bir devlet-i insaniye ANADOLU BIRLEŞIK CUMHURIYELERI olarak toplanarak YEREL birlikteliklerini kurmalari gerekiyor.
Bu yerel güçle ulusal güvenliklerini.. bolgesel çıkarlarıni saglayabildikleri gibi insan hak ve hurriyetleri ve ayni zamanda kulturel özgunluklerini koruyabilirler.
Bu fikri on senedir ileri surdugum halde uçuk gorundugunden yandaş bulmadı.. çunku düşunenler ezberlerini bozmadi.. kisa ve orta vadeli ekonomik politik çikarlarinin etkisinden kurtulamadilar.
Sadece iran ve farslilar degil imparatorluk kurmuş her kültur ayni şekilde tehlikelidir.. israil.. yunan.. roma.. arap.. turk.. çin.. ingiliz.. KULTURLERI dunyayi istila edip yayilmak ister.. bu da gayet dogal ve normaldir.
Ancak bunun içinde beşerin yapısindan çikan medeniyetin inşa ettigi en büyuk bina ve en yüksek kule olan INSANIYETIN yapilanmasinin tamamlanmasi gerekir.. kulturun olmazsa oĺmazı dilin ve dinin kökeninin aranması.. uygarlıgin kurumlarinin bulunması.. devleti teşkilatinin anlaşılması.. toplumsal degişmenin ve bireysel gelişmenin çözumlenmesi.. toplumun birimi ve insanin bilimi olan ailenin korunmasi lazimdir.
Yayilmacilik dogaldir ancak onu ahlakli gereksinimlerimiz ve akilcı guvenlikle dengelemek gerekiyor. Her hangi bir BITKI TOHUMU bile başka bitkiler ve hayvanlar olmasaydı.. butun dunyayi kendi turunun bireyleriyle dolduracaktı.. the metrix filminde ajanın çogalisini hatirlayiniz.
Sonuçta SAVAŞLAR barış için yapılir. Bu gorunen saldiri ve savunmalar bir yerde durmazsa ortaya çikacak nükleer tehlikenin kimseye faydası olmayacaktir. Dunya nufusunu azaltmak için alinan önlemlerin insana ve barısa.. doğaya ve çevreye verdigi zarari gormek için insan olmak yetiyor.
OSMANZİYA
14.03.2022 07:51 ÜÇYOL-İZMİR
|
Mesajı Yazan: osmanziya
Mesaj Tarihi: 14-Mart-2022 Saat 15:34
Değerli bir arkadaşım popüler felsefe kitaplarının başında “felsefe nedir ?” sorusunu neden sorarlar anlamıyorum dedi.. dedimki:
Felsefe, falso yapmayi göze dusunebilmek.. yerilmeyi takilmayip konuşabilmetir. Bu curet ve cesarete sahip adamlarin açtigi yola bu gun felsefe diyorlar ki sanirim bu cabalar YBA ile gunluk dilin mantigi ve bilimsel dilin matematigi gibi dilini oluşturdugunda felsefe nedir sorusuna fazla gerek kalmayacak. Bu soru soruldugunda ancak tarihi anlatilacak.
Amma bu soruya yanit verirsem.. soru ve yanit bizim birbirinden ayrilmaz iki yanimiz ise kuşkulu soru tarafini felsefe.. kesin yanit tarafini din tutmuştur. Din kesin yaniti inanç yapar.. felsefe kuşkulu soruyu bilgi.. haline getirir. Bundan da bilim ve hukuk doğar.
Bilgi kesin oldugunda inanç haline gelir ki bu durumda iş felsefe olmaktan çikar.
Inanç kuşkusuz oldugunda bilgi haline gelir ki bu durumda iş din olmaktan çikar.
Bu çikanlar ne olur.. soyleyeyim mi ?
Tanri tanirlik ve tanri tanimazlik olur.. daha kotusu dincilik ve bilimcilik olur. Daha beteri totaliter ve otoriter butuncu ve birlikçi ideoloji olur. Beterin beteri yesil ve mavi ve kizil orgutler olur ki biz bunlari misk u anber gibi yuzumuze gozumuze suruyoruz.
Şimdi belki bundansonra, sari renge getirip adina da insanlik deyip yeniden yutturacaklar.. örgutlu oyunlara aldanmamak lazim.
Eğer dışarıdaki krallık ve kölelik düzeninden bir parça kurtulmak istiyorsak içimizdeki düzeni biraz olsun hafifletmeliyiz.. ve bunun başka bir yolu da bulunmuyor.. ölmeden önce bulunmayan özgürlük ve olmayan sonsuzluk üzerine bina ettiğimiz yaşam.. ölünce ne hale gelecek.. bunun kesin ve kuşkusuz bir yanıtı bulunmuyor .. ancak kesin olmayan “bilgi” kuşkusuz olmayan “inanç” ile az çok kestirebiliriz şöyle diyebiliriz: Burada böyle orada da şöyle olacaktır.
Ancak ÖYLE olan ile olması gerekeni ayırt etmek gerekiyor öncelikle.. bu konuda anlaştık mı.. bilimimizi hikmete.. hukukumuzu ahlaka götürüyoruz demektir işte bu durumda dilimiz ve dinimiz partilere paravana ve ideolojiler paratoner olmayacak demektir.
[OZO]
14.03.2022 Üçyol İZMİR
Bilgi, saygı, sevgi ve sağlıcakla kalınız
|
|