MYR’ÂT
MIRAT dizini içindeki dosyalar
?uur aynanyzyn karardy?yny hiç gördünüz mü ?
Ya da gören hiç görülür mü ?
Bunu ören hiç örülür mü diye de sorabilirdik…
E?er görenin göz oldu?unu sanyyorsanyz bu sorunun yanyty kolay..
Aynaya bakar göreni yani gözünüzü görebilirsiniz…
Ku?kusuz gözün ören bir özü vardyr ki dil bunu “G” ma?rasynda gizler.
Gerçek, “görçek” olabilenin foto?raf makinesinin objektifinden girip okulerinden çykany de?ildir.
Gerçek, gözden girip beyinden çykan olamaz.
Öyle olsaydy insanyn syradan bir aynadan syradan bir foto?raf makinasyndan farky kalmazdy…
Ayine-i ?uur’a MYR’AT adyny verdim.
Nesneler Cilve-i Esma için bir mektup, kimseler de bir mir’at’tyr.
Mir’at; rüyet ve rüya ile ilim ve irade edebilen canly bir ayna, diri bir ekran, ya?ayan bir levha ve yürüyen bir sahifedir. Aynaya göz, ekrana kamera, levhaya bir çeki? ve sahifeye bir kalem lazymsa bana de sen lazymsyn.. sana da ben… iki noktaya da onlary tamamlayacak üçüncü bir nokta.
Ynsanyn dil ve dü?ünce gözünden habersiz gönüller gözlerinin hapishanesinden dy?ary çykamadyklaryndan uçsuz bucaksyz dü?ünülebilir dünyanyn yamaçlaryndan tyrmanmaya ü?enebilirler.
Bu sitem, onlaryn dili ve dü?üncelerini kullanmadyklary, kullanamadyklary anlamyna gelmez.
Hatta içlerinde dil konusunda ünlü ki?iler, dü?ünce alanynda tanynmy? adlar da bulunabilir.
Ama hiç biri dilin synyrlaryny zorlama, dü?üncenin kanatlaryny ayyrma konusunda bir maceraya giri?mi? de?illerdir. Dili tarafyndan kullan-yl-arak ona köle olma durumundan kurtulamamy?lardyr.
Dil kullanmak…
Dilini kullanmak…
Dil-ce kullanylmak..
Dilin-ce kullanylmak..
Dil yerine el ya da bel deseydim sonuç pek farkly olmazdy…
Dilden ba?ka dü?ünceyi de i?e katmy? olsaydym, söz ile öz arasynda kalan öz-ne sorunsaly ile nesnel alandan kimsel alana da geçerek anlatymy daha da karma?yk hale getirecektim.
Öyle ise i?e en ba?yndan ba?layalym.. gün nasyl gece ve gündüz a?amalaryyla ilerliyorsa her canly gibi “insan” da uyku (nevm) ve uyanyklyk (yakaza) adymlaryyla yürür.
“Yakaza” ne demektir, diye sözlü?ü bakar ya da sorarsan sana derler ki uyku ile uyanyklyk arasyndaki haldir. Uyanyk iser rüyet yani görme vardyr, uykulu isen rüya yani öy vardyr.. her ne kadar rüya “dü?” olarak türkçeye çevrilirse de onun zihin ile kurulan bir dü?ünce türü olmaktan ziya uykuda geçen bir öykü oldu?unu dü?ünüyorum. Yakaza, yapylan uyary ve ikazlardan haberdar olmaktyr. Ykaz, uyary, sinyal sinir sistemine dy?arydan yapylan bir etkidir. Ordunun teyakkuza geçmesi, hareket için uyarylmasydyr. Hatta uyarylabilen deri hücreleri mukaza olarak adlandyrylyr. Bunlaryn hepsi bir tür rüyet’e dayanyr. Fakat sözcüklerin böyle sözlük anlamlaryndan ba?ka teknik ve özel anlamlary vardyr.
Y?te “yakaza” dahi böyle rüyet veya rüyaya dayanmayan mü?ahede ve müka?efelere deniliyor. Ben böyle bir deneyimi ya?amadym.. ama oldu?una inanyyorum. Çünkü görmenin bilinen bin bir tülü halini tanymlayabilirim ve hepsi de birbirine benzemez. Bilinenlerde bildiklerimden ibaret olmady?yna göre bin ikinci ya da bin üçüncü bir örme ya da görme durumu belki bu uyku ve uyanyklar ARASI “yakaza”dyr.
Y?te ben bu bildi?im ve bilmedi?im bütün görme ve örmelere esas olan aynaya MYR’AT adyny verdim. Bu mir’at ayine-i ?uur olup e?hasda bulunur. Kimseler gören ve ören canly bir aynadyr ki onda bin bir türlü anlamlar nak?edilir ve anlatymlar aksedilir. Onun renkli ve mat yüzeyine dil ?effaf ve parlak yüzeyine dil denilir. Bu bir te?bih ve temsil yansytmasydyr ki altynda tarif ve te?his oymasy vardyr.
Y?te size gerçe?i örme de ve öyküyü görmede dört türlü örme ve görme.. ?imdi siz e?er Osmanlyca ve sonuçta Arapçaya yabancy iseniz yukarydaki paragrafta bir karanly?y girersiniz.. Türkçe sözcüklere u?rady?ynyzda zihniniz aydynlanyyorsa.. fakat yukarydaki fykra ile ba?lanty kuramady?ynyzdan bu aydynlyk dahi gölgeleniyorsa bu benim suçum de?il dilin etkisi altyndasynyz… çünkü nasyl ki görme y?yk ko?uluna ba?ly ise ve y?yk olmady?ynda da göremiyorsanyz y?yk ayny zamanda görmenin de engelidir. Aynen bunun gibi dil, o dilin söz dizimi, sözcüklerin anlamyny bilmek anlamanyn ko?ulu ile bunlar olmady?ynda anlamady?ynyzdan sözcü?ün anlamy, söz dizimi ve dil de anlamanyn engelidir.
Öyle ise dilin yedi katmany, birer birer anlamanyn hem ko?ulu hem engeli olur.
Dilin yedi tabakasy nedir ? Yazylarymy ve ?emalary izleyenler bilir. Bilmeyenlere burada syralayym:
NUTKA…
Kyyas
Kelam
SÖZCÜK
Harf
Hatt
NUKTA…
Ysterseniz ?öyle ezber edin:
N-T-K
K
K
Sözcük
H
H
N-K-T
Noktayy nutka getirirken taka kuta, taka kuta, taka kuta eden bir taka tuka var. Bazylary bu taka tuka lary tak tak ettirirken bazylary ke ke me olabilir. Önemli de?il biz onlarynda dilini açaryz. Yeter ki SÖZCÜK demekle KELYME demek arasynda bir kavga çykarmasyn.. Buradaki “S”yi ?uur da okuyabilirsiniz ?iirde okuyabilirsiniz.. syr da okuyabilirsiniz seyr de okuyabilirsiniz.. yeter ki sözcüklerde takylmayanyz…
Konumuza dönersek miR’at R-üyet ve R-üya arasyndaki her türlü “Ra” dir.
Riya, irae, re’y, rasat, rabas, revh, reca gibi iRade’nin katyldy?y görmeler var.
Fakat biz sadece herkesin iyicene bildi?i rüyet ve rüyayy esas alarak mir’at’y ortaya koyduk.
Rüyet
MYR’AT
Rüya
Rüyet gündüz yakaza yani uyanyk halde iken, rüya gece nevm yani uyku halinde iken olan görmedir.
Böylece; rüyet, mir’at ve rüya’yy bir dik eksen üzerine syraladyk ve ortada MYR’AT olmak üzere üste rüyeti getirdik.
?imdi bu eksene ortaya getirerek dört kö?esini dolduralym.
TE?HYS Rüyet TEMSYL
MYR’AT
TE?BYH Rüya TARYF
Bu diyagramyn ÜST satyrynyn anlamy ?u demektir zahirde yani göz ve kulak hassasiyetine ba?ly mir’at olan rüyetin iki ?ekli var; resimlerin te?hisi ve remizlerin temsili.. yani çizgelerin (resimlerin) tanysy ve simgelerin tanynmasy.. izlerin tanysyna görüntü (manzara) denir, simgelerin tanynmasyna da gösterge (i?aret) denilir.
Bu diyagramyn ALT satyrynyn anlamy ise ?u demektir batynda yani akyl ve kalbin hissiyatyna ba?ly mir’at olan rüyanyn iki sureti var; tasavvurlaryn te?bihi ve mefhumlaryn tarifi.. yani tasarymlaryn benzetimi ve kavramlaryn tanymlanmasy.. tasarymlaryn benzetimine gösteri (riya) denir, kavramlaryn tanymlanmasyna da görüngü (delalet) denilir.
Bu yapty?ym ?ablon / tablo / çerçeve ne kadar gerçe?e uyar ? Y?te bu de?i?tirme ve düzeltme ister.. ele?tiri ve soru ister.. ve bu i?ler düz yazydan burada daha kolay yapylabiliyor.
Kimselerin kendini göstermesini RYYA denildi?i gibi nesnelerin gösterilmesine YRAE ady veriliyor.
Demek ve denilmek ile ar atamak ve ad vermek arasynda ne fark var ?
Bütün bu gibi dilsel anlatymlary ve içeriksiz biçimsel alanlary söz konusu etmek uzman olmayan kimselerin ilgisini çekmeyebilir ve hatta ilgilileri bile byktyrabilir.. bunun için i?i uzamayaca?ym.
Sadece arayanlary, sadece dü?ünenleri, sadece anlayanlary; aramasy ilgi, dü?ünmesi bilgi ve anlamasy sevgi isteyen yöntembilimin özgür alanyna çy?yran ve insanbilim bakir alanlaryna ça?yran, bu iletinin terim ve kavramlarla çizilen tablolaryna ve bu iletinin resmi görülen anlam çerçevelerine havale edece?im…
Bu tablo ve ?emalarda burada anlatylanlaryn fersah fersah ötesinde anlamlara ula?acaklar.
Yeter ki merakyn tahrik etti?i taharriyle, ilmin teskin etti?i tecessüsle ve iradenin te?vik etti?i cesaretle ele?tirilere kapy açsyn ve sorulara yol versin… elbette bilmeyi bilmeye murady olmayanyn kendini bulmaya meramy da olmaz.. elbette okumak için zaman bulamayanlar dü?ünmek için zamanlary da yoktur.. elbette tablolardaki ba?lamlary anlamaya yorulmayanyn yorumlara yanyt veren soruyu çykaracak borusu da olmaz.
http://www.yontembilim.com/forum/uploads/20110509_124429_MERAYA.rar - uploads/20110509_124429_MERAYA.rar uploads/20110509_124325_MERAYA.rar -
Bu demek de?ildir ki di?er insanlar aramyyorlar, dü?ünmüyorlar ve anlamyyorlar!
Hayyr! Herkes sorumlu oldu?u alany, yükümlü?ü oldu?u mesle?i ve gerekli olan i?ini bilir ve onun ba?arysy, ürünü ve ünü için çaly?yr. Elbette bu nedenle arar, dü?ünür ve sorar. Bundan dolayy da bulur, u?ra?yr ve çözer.
Ancak yöntembilimsel biçim ve insanbilimsel içerik bütün bunlardan ba?ka ARAMASI özgün aralyk, DÜ?ÜNMESY özel alan ve SORMASI lüks bir i?tir. Bu ra?men benim ki?isel yetene?im ve bireysel ba?arym de?ildir.
Ancak sorumlulu?u üstümde misyon, yükümlülü?ü omzumda proje, mesle?i adym olan u?ra?tyr.
Bu yöntembilim ve insanbilim reklam ve propagandalaryyla tâliplerimi aryyorum.
Ben, ego’mu ve ene’mi tatmin ile u?ra?myyorum.
Yçerikli yazylarla yazarly?a soyunmuyorum.
Sadece dü?ünenleri aryyor, arayanlary dü?ünüyorum.
Soruyorum; OZ kim ?
(G) ma?rasynda gizli KOZ… (N) ma?zasynda açyk ROZ… (R) mir’atynda seçik POZ’dur.
Sa?lycakla kalyn.
Yöntembilimci OSMANZYYA
Sentaks / sözdizimsel / BEYANÎ eksikliklerim VE
semantik / anlambilimsel / MAANÎ yetersizliklerim
için düz yazydan özür dilerim
YLETY?YM:
mailto:osmanziya@hotmail.com - osmanziya@hotmail.com
mailto:osmanziya@yahoo.com - osmanziya@yahoo.com
WEBLERYMYZ:
http://www.yontembilim.com/ - www.yontembilim.com
http://www.insan-bilim.com/ - www.insan-bilim.com
http://www.osmanziya.com/ - www.osmanziya.com
http://www.mustafabugucam.com.tr/ - www.mustafabugucam.com.tr
ÖBEKLERYMYZ:
http://groups.yahoo.com/group/BAKARA/ - http://groups.yahoo.com/group/BAKARA/
http://groups.yahoo.com/group/oku-ikra/ - http://groups.yahoo.com/group/oku-ikra/
http://groups.yahoo.com/group/yontem-bilim/ - http://groups.yahoo.com/group/yontem-bilim/
http://groups.yahoo.com/group/insanbilim/ - http://groups.yahoo.com/group/insanbilim/
|