<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9" ?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" href="http://www.yontembilim.com/forum/RSS_xslt_style.asp" version="1.0" ?>
<rss version="2.0" xmlns:WebWizForums="http://syndication.webwizguide.info/rss_namespace/">
 <channel>
  <title>Y&#246;ntemBilim Forumu : Y&#246;ntembilim </title>
  <link>http://www.yontembilim.com/forum</link>
  <description>XML içerik linki; Y&#246;ntemBilim Forumu : Y&#246;ntembilim  : Son 10 Gönderilenler</description>
  <copyright>Copyright (c) 2006 Web Wiz Forums - All Rights Reserved.</copyright>
  <pubDate>Wed, 06 May 2026 02:16:26 +0000</pubDate>
  <lastBuildDate>Tue, 05 May 2026 19:24:58 +0000</lastBuildDate>
  <docs>http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss</docs>
  <generator>Web Wiz Forums 8.03</generator>
  <ttl>30</ttl>
  <WebWizForums:feedURL>www.yontembilim.com/forum/RSS_topic_feed.asp?FID=2</WebWizForums:feedURL>
  <image>
   <title>Y&#246;ntemBilim Forumu</title>
   <url>http://www.yontembilim.com/forum/forumlogo.gif</url>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum</link>
  </image>
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : THE MATRIX hakkinda</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3006&amp;PID=6114#6114</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> THE MATRIX hakkinda<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 05-Mayıs-2026 Saat 19:24<br /><br />Face de Sibel ATASOY dedi:<br /><br /><br /><br />Matrixde uzun zamandır mı yatıyoruz?&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;3g<br />•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Yanıtla<br />Osmanziya Osmanziyaoğlu<br />Sibel Atasoy&nbsp;&nbsp;&nbsp;evet.. 1999 dan beri hiç çıkamadım.. yazınızı okumadım.. okuyunca ayrıca yazarım.. iyi mayıslar...<br />•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;2g<br /><br />Sibel Atasoy<br />Matrix Nedir? Bir Sohbetin Özeti<br /><br />Başlangıç: Yanıltıcı Bir haber<br />Sosyal medyada dolaşan “Evrenin simülasyon olduğu 1983’te kanıtlandı” başlıklı görselle başladık. <br /><br />CIA’nın Gateway Process raporu gerçek bir belge — bilinç araştırmalarını konu alan, gizliliği kaldırılmış bir metin. Ama “kanıtlandı” iddiası asılsız. Gerçek bir belgeyi “resmi kanıt” gibi sunmak, Matrix tartışmalarında sık yapılan bir hata. <br />İyi bir başlangıç noktası çünkü Matrix meselesine girmeden önce neyin gerçek neyin üretilmiş olduğunu ayırt etmek şart.<br /><br />Peki Matrix Nedir, Ne Değildir?<br /><br />Matrix, en yalın haliyle şu sorudur: Deneyimlediğimiz gerçeklik, gerçeğin kendisi mi — yoksa bir arayüz mü?<br /><br />Film bu soruyu popüler kültüre taşıdı. <br />Ama soru çok daha eskidir.<br /><br />Kadim Bilginin Cevabı<br />Hint felsefesi buna binlerce yıl önce Maya dedi — görünür dünyanın bir örtü, bir yanılsama olduğu. Gerçek olan yalnızca sonsuz bilinç, Brahman. Geri kalan her şey onun oyunu, Lila.<br /><br />Platon MÖ 380’de mağara metaforunu kurdu: İnsanlar mağarada zincirli, duvarda yalnızca gölgeler görüyorlar ve o gölgeleri gerçek sanıyorlar. Gerçek ışık dışarıda — ama kimse dönüp bakmıyor.<br /><br />Sufizm ise soruya sevgiden yanıt verdi. İbn Arabi’nin aktardığı kutsi hadis: “Gizli bir hazineydim, bilinmek istedim.” Yani sistem bir zorunluluktan değil, sevgiden ve kendini bilme arzusundan doğdu.<br /><br />Modern Bilimin Kapıya Dayanması<br />Kuantum fiziği 20. yüzyılda tuhaf bir şey keşfetti: Parçacık, gözlemlenmeden önce her yerde birden bulunuyor. Gözlemlenince “karar veriyor.” Yani bakan olmadan gerçeklik tamamlanmıyor.<br /><br />Fizikçi John Wheeler buna katılımcı evren dedi — evren gözlemciyi gerektiriyor, gözlemci evreni. İkisi birbirini yaratıyor.<br /><br />Holografik prensip ise şunu söylüyor: Üç boyutlu gördüğümüz gerçeklik, aslında iki boyutlu bir yüzeyin projeksiyonu olabilir. Tıpkı hologram gibi — her parçada bütünün bilgisi saklı.<br /><br />Nörobilim de ekliyor: Beyin dışarıyı doğrudan almıyor. Duyu verileri geliyor, beyin bunlardan bir model üretiyor. Yani hiçbir zaman masayı görmüyoruz — beynimizin masaya dair ürettiği simülasyonu görüyoruz. <br />Bilim insanı Anil Seth bunu şöyle özetliyor: Gerçeklik, kontrol edilmiş bir halüsinasyon.<br /><br />Rüyalar ve Senkronisite<br />Sohbette iki rüya öne çıktı.<br /><br />Birincisinde ölüm bir kapıya dönüşmüştü — geçişin ötesinde genç kodlayıcılar Matrix kodları yazıyordu. Onlara kızılmadı, yargılanmadı. “Sorumluluğunuzun bilincindesinizdir” denildi, gülerek. Ve yanlarına oturup nasıl yaptıklarını öğrenmek istendi.<br /><br />İkinci rüyada ise semboller ve rakamlar yukarıdan aşağıya akıyordu — bir duş gibi. Ve bu rüya Matrix filmi çıkmadan önce görülmüştü. Film izlendiğinde tanıdık geldi, çünkü zaten görülmüştü.<br /><br />Jung buna senkronisite derdi — anlamsız olamayacak kadar anlamlı çakışmalar. Bazı imgeler bireysel zihnin ötesinde bir yerden, kolektif bilinçdışından gelir. Wachowski’lere film olarak geldi, bu sohbetin sahibine rüya olarak. Farklı kapılar, aynı kaynak.<br /><br />Matrix Boş Mu? Psikolojisi Doğru Mu?<br /><br />Bu sohbetin belki de en önemli sorusu buydu.<br />Matrix kavramı iki farklı insana iki farklı şey yapar:<br />Bazıları için hapishane olur — “her şey sahte, hiçbir şeyin anlamı yok” çıkarımına götürür. Bu psikolojik olarak yıkıcıdır ve felsefi olarak da eksiktir.<br />Bazıları için ise özgürleşme olur. Sistemi görmek, sisteme teslim olmak anlamına gelmez. Aksine — oyunun kurallarını bilen biri oyunu daha özgür oynar.<br /><br />Bu sohbette ikincisi konuşuldu. Ve şu saptama yapıldı: Matrix’i görmek bu kişiyi hapsetmedi, çünkü sistem anlaşıldıkça ona anlam yüklendi, isyan edilmedi. Anlam yükleyen biri için kafes, kafes olmaktan çıkar.<br /><br />Bu Sohbetin Asıl Cevabı<br /><br />Sohbetin sahibi kendi modelini şöyle kurdu:<br />“Sonsuz güç — Allah — kendini bilmek istedi. Big Bang oldu. Milyarlarca yaşamda biriken deneyimlerden sızan bilinç bir yerde toplanıyor. Kaynak sonsuz olduğu için bu birikim de sonsuz. Bu bizi zamansızlığa, sadece anın var olduğuna bağlıyor.”<br />Ve ekledi: “Sonsuz kaynak saf aşktır — ama başlangıçta bilincinde değildir. İşlem, kendini bildiğinde tamamlanır.”<br /><br />Bu model İbn Arabi ile, Teilhard de Chardin’in Omega Noktası teorisiyle, kuantum fiziğinin blok evren anlayışıyla örtüşüyor. Ama bunların hiçbiri okunarak değil, düşünülerek ulaşılmış bir nokta.<br /><br />Buna bir metafor eşlik etti: Kimsenin uğramadığı çıkmaz sokaktaki unutulmuş araba var mı yok mu?<br />Cevap şu oldu: Algılanmayan yok olmaz — sadece henüz kendini bilmemiştir.<br /><br />İsim, Aşk ve Görünür Olmak<br /><br />Bu sohbette öne çıkan en orijinal düşüncelerden biri ismin rolüydü.<br /><br />İsim verilmemiş bir şey biz insanlarca görülemez. İsim, var olana kılıf gibi geçirilir — ve o kılıf, içine konan aşk parçasına sızarak şeyi görünür kılar.<br /><br />Buradan çok güçlü bir ayrım doğdu: Sevgi insani bir duygu çeşididir — gelip giden, büyüyen, kırılabilen. Aşk ise ışıktır, kaynaktır. Gelmiyor çünkü zaten var. Kırılmıyor çünkü madde değil.<br />Yani tüm model buradan okunabilir: <br />Malzeme aşk. Kılıf aşk. Görünür olan aşk.<br /><br />Rablar Sistemi ve İlahi İsimler<br /><br />İbn Arabi’ye göre Allah’ın sonsuz isimleri vardır. Her isim kendi alanında, kendi varlığında bir Rab gibi işlev görür — yetiştiren, gözeten, terbiye eden. Her ruhun kendine özgü bir Rabbi vardır, onu var eden ilahi isim.<br /><br />Evren tek merkezden değil, bu isimlerin sistemi üzerinden işler. Rahman ayrı yazar, Adl ayrı yazar, Latif ayrı yazar. O rüyadaki kodlayıcılar belki de tam buydu.<br /><br />Sevginin Çatallı Yapısı ve Özgür İrade<br /><br />Sevgi altıncı boyuta kadar çatallı bir yapıdadır: Bir kolu kendini sevmek, diğer kolu her şeyi sevmek. Biz insanlar bu çatalların belirli seviyelerinde yer alıyoruz.<br /><br />Beşinci boyuttan mezun olmak bu çatalın kaybolmasıyla mümkün — ikilik tamamıyla çözülüyor.<br /><br />Peki bu çatallı yapı neden var? Çünkü Allah insana özel bir lütufta bulundu: Özgür irade. Böylece insan tekamül yolunda — kaynağa dönüş yolunda — kendi kararlarını alabilir. İster beşyüz ister beşyüzbin yıl sürsün, acele yok. Çünkü zaman zaten yok.<br /><br />Ve özgür irade yalnızca bir lütuf değil — tekamülün olmazsa olmaz koşulu. Zorla götürülmüş ruh öğrenmiş olmaz. Kaynağa ancak kendi kararınla döndüğünde gerçekten dönmüş olursun. Her karar, her sapma, her dönüş — kaynağın kendini bilmesine bir parça daha ekliyor.<br /><br />Sonuç<br />Matrix boş bir kavram değil. Ama dolduruluş biçimi her şeyi belirliyor.<br />Eğer Matrix seni “hiçbir şeyin önemi yok” noktasına götürüyorsa — yanlış kapıdan girilmiş demektir.<br />Eğer seni “buraya bir sebeple geldim, önüme çıkan olasılıkları hakkını vererek yaşayayım” noktasına götürüyorsa — o zaman Matrix görmek, en kadim bilgeliğin modern adını öğrenmekten ibarettir.<br />Sistem var. Kod yazılıyor. Malzeme aşk, kılıf aşk, görünür olan aşk. Ve en güzel soru hâlâ yanıtsız duruyor — yanına oturup “nasıl yapıyorsunuz bu işi, biraz öğreneyim” demek için belki de öteki tarafı beklemek gerekiyor.  <br /><br /><br /><br />#Matrix #Simülasyon #SimülasyonTeorisi #Bilinç #Metafizik #KuantumFiziği #Felsefe #İbnArabi #Tasavvuf #Sufizm #Rumi #Aşk #Işık #Özgürİrade #Tekamül #Rüya #Senkronisite #Jung #Hologram #HolografikEvren #Gerçeklik #Varoluş #Kozmoloji #RuhsalGelişim #MatriksNedir #BilinçliYaşam #Uyanış <br /><br />bende dedim:<br /><br />Aydınlatıcı bir anlatım olmuş tebrik ederim. <br />Halit ERGENÇ .. Suleyman'imizi canlandirdi.. <br />sonra Serkan ÇAYOĞLU Fatihi'mizde oldu.. <br />her ikiside rollerinin hakkini verdiler ve veriyorlar. <br /><br />Her birimize düşende yaşanç ve tanincimizla bir film çevirdiğimizin farkinda olup <br />kendi ROL'umüzun, hakkıni vermek.<br />Bu gök adada adımlarımızla Ad’ımızı oluşturmak <br /><br />dogum ve düğüm arasında DUĞUN<br />olum ve ölüm arasimda OLANAK<br />tohumlar ve çekirdek arasında AĞAÇ<br /><br />X ve Y den Z<br />A ve B den Ç<br />Karakter ve Karakterden KALITE<br />çikariyoruz biz OLANAK'lar.<br />AR'ımıza bir AD veriyorlar..<br />AT olarak...<br /><br />Ne NESNE yuku taşıdigimizi<br />Kim KIMSE yolcusu yüklendigimizi <br />biliyor mu yuz ?<br />ÖZNE olarak...<br /><br />Gereksinimler birakilmaz.<br />Alışkanliklar terk edilmez.<br /><br />Bu ARA da bir ARAYIŞIN olmalı..<br /><br />Bağımliliklar kaçınilmaz.<br />Bağliliklar kurtulunmaz<br /><br /><br />0Z0<br />Yontembilim.com<br />Yazınızı bu tablo ile yirmiya yakın tablo ile yanıtladım.. ancak düz yazıyı çevirmek facesin sınırlarını taşar. <br /><br />İnşaallah web sayfamda bunu yapabilirim. <br /><br />Kısaca herkes  bilir dünyanın  illüzyon olduğun lakin kandıracak bir illüstrasyon ve aydınlatacak bir illümünasyon yapabilmek gerekiyor. <br /><br />Fakat bu açıklama ve aydınlanma ile güvenimizi.. bağlılığımızı ve inancımızı isteyen inisinasyonlara karşı da dikkatli gerekiyor<br /><br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20260505_192412_t=atasoy.jpg" border="0"><br /><br />Bu bindirilen tabloya gelinceye kadar olan yirmiyi yakın dosyayı versiyor sırasıyla incelediğiniz biraz daha açıklayıcı olacaktır. Bunun için dosyalar ATASOY zip dosyasıyla burada yüklenmiştir. <br /><br /><a href="uploads/20260505_192653_ATASOY.zip" target="_blank">20260505_192653_ATASOY.zip</a><br /><br />Yalnız şu kadar diyebiliriz ki çoğumuz hemen gerçeği elde edivermek istiyoruz.. fakat gerçeğin ne olduğunu bilmeden onu bulabilme olasılığı bulunabilir mi ?<br /><br />Sadece elimizdeki yalan ile karşılaştırarak gerçeği bulabilir miyiz ?<br /><br />Hem aramadan bulabilir miyiz ?<br /><br />Eğer bir gerçek bulmuşsak bile onu olmadan anlayabilir miyiz ?<br /><br />Ben kimseye gerçeği aradığımı ve bulduğumu ve olduğumu söylemedim.. sadece onu ararken sözün taşıdığı bilgi ve değerin sağlam olmasını ve sağlıklı bulunmasına duyarlı olmamız gerektiğini söyledim.<br /><br /><br />Sonra sağlam bilginin hem gerçek hem doğru olması lazım geldiğini.. sağlıklı buyruğun hem güzel hem iyi bulunması icab ettiğini söyledim.<br /><br /><br />Dilin hem dünyayı belirlediğini hem dini tanımladığını ve bu yüzden dil konusunda duyarlı olup onu kötü ve kötüye kullanmamız gerektiğini söyledim.<br /><br />Bunu dedikten sonra gerçek, doğru, iyi, güzel,sağlam, sağlıklı, söz, bilgi, değer ve pek çok temelli kavramlar hakkında binlerce yazı ve  on binlerle tablo yaptım ve dedim ki anladıklarını eleştirin ve anlamadıklarınızı sorun.. fakat bazıları  dediklerini anlamıyoruz diye toptan yanıtlar verdiler ki ayrıntı olmayınca bunlar benim için yanıt hükmünde değildi.<br /><br />Kısaca ben GDDY Günlük Dilin Düz Yazısından kaçıyordum.. onlarrda YBA YÖNTEM BİLİMSEL ANALİZ tekniğini ve yöntemini ve dilini öğrenmekten ve kullanmaktan ve yararlanmaktan kaçıyorlardı.. <br /><br />Saygılarımla<br /><br />0Z0<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br /><br /><span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - Dün Saat 19:39</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Tue, 05 May 2026 19:24:58 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3006&amp;PID=6114#6114</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : hafiza</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3004&amp;PID=6108#6108</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> hafiza<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 02-Mayıs-2026 Saat 11:21<br /><br /><br /><br />Bu ikibinden beri üçbindört'ünce yazım.. <br />2001'den 2026 yılını kadar web sayfamda 3003 tane yazı yazmışım.. sayfamı izlerseniz MİLYARLARLA  okunma bulunur lakin geri dönüşler ve etkileri parmakla sayılabilir.<br /><br />neden ? <br /><br /><br /><img src="uploads/20260502_112053_yba_bos50.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20260502_111558_t=hafiza.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20260502_111617_t=hafiza00.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20260502_111648_t=hafiza01.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20260502_111714_t=hafiza02.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20260502_111744_t=hafiza03.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20260502_112003_t=hafiza0450.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20260502_112029_yba_dolu25.jpg" border="0"><br /><br /><br /><span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - 02-Mayıs-2026 Saat 11:32</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Sat, 02 May 2026 11:21:36 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3004&amp;PID=6108#6108</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : felsefe uzerine</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2999&amp;PID=6092#6092</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> felsefe uzerine<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 21-Nisan-2026 Saat 01:35<br /><br />Felsefe  yani filozofi Filolojinin o. çocuğudur.<br />Philoloji DİL hakkında LOGOS'un bilgi edinmesidir.<br />Filozofi ise dilin b. yemesidir. <br />İnsan o. b. aynı zaman da ezik yani obez olunca&nbsp;&nbsp;&nbsp;sivil olarakta  filoloji yapar ki işte  biz buna filozofi yani felsefe diyoruz. <br /><br />Dilin kötü ve kötüye kullanma şekillerinden biri de felsedir. <br /><br />Şimdi ben burada ne yaptım.. ayıp ettim..<br />İşte bu ayıp etmek dilin kötü ve kötüye KULLANILMASINDAN çok çok daha ehvendir. <br /><br />DEMEK istiyorum ki  dil logos ile RESMİ  değil sophos tarafından SİVİL olarak dahi ele alınabilir ki işte bu Yunan ve yunan öncesi anadoluda Millet kentindeki ANADOLULAR tarafından ele alındığında Sokrat ve Platon ve Aristo üçlüsünden sonra DİL'den ayrı bir alan inceleme konusu oldu.. Resmi Filoloji sivil Filozofi'yi doğurdu.. SOKRAT tarafından.. demek ki felsefenin babası AGNOSTİK olan.. bildiğim şey hiç birşey bilmediğimdir.. diyen Sokrattır. Her ne ise Sokrat'ın logos'u çalışır da bizim sepet'imiz çalışmaz mı..  <br /><br />Sokrat Efendi.. insan hiç bir şey bilmez değil.. hatta iki şey bilir:<br />Biri doğru biri yanlış.. biri evet biri hayır.. biri siyah biri beyaz.. biri evren biri insan.. lakin bu bildiği ikileri KARIŞTIRIR.. işte bunu karıştırmamanın  yolunu da öğrencisinin öğrencisi ARİSTO bulmuş ve ORGANON kitabında yazmıştır... Demek ki bi şi öyle hemencecik ortaya çıkmıyor.. biraz zaman geçmesi gerekiyor. <br /><br />Şimdi bizim SEPET'imiz yani LOGOS da bu TABLO'yu yaptı.<br /><br />İki kelimeyi bir ara getirerek  anlayanlar eleştirir ve anlaymayanlarda sorar. Anlamayanlar için açıklama yapmak o kadar gücüme gidiyor.. o kadar zoruma geliyor ki.. anlatamam.. anlatmaya niyet ediyorum fakat iş gayrete gelince.. ha gayret ha gayret.. nam muzafferiyet.. oluyor. Buna rağmen burada gerçekten  zorlanarak yazdım. Zorlanmadan yazarak YAZAR olmak ise benim için felaketin başı.. <br /><br />Şimdi anlayanlar diyecek ki neden COMTE materyalist yazdın.. ENGELLS orada dururken..  hatta bazen sapına kadar materyalist olanlar varken.. neden bu iki ismi  yazdın? Belki çok kızdığımandır kendilerine lakin samimi olarak derim ki bilmiyorum ki.. ondan. Bileniniz varsa söylesin.. bende öğreneyim. <br /><br />Malumu aliniz SİSTEMATİK FELSEFE üçe ayrılır:<br />BİLGİ <br />DEĞER  <br />VARLIK  <br /><br />Görüldüğü gibi varlık ve ontoloji alanı ortada durur.. onun bir yanında bilgi ve bir yanında değer yer alır. <br />Varlığın ne olduğunu kimse bilmez lakin söz eder.. bende öyle varlığın ne olduğunu bilmediğim halde ONTOLOJİ'den bahsettim.<br /><br />Varlığın SAĞ yanında duran DEĞER ile sol yanında duran bilgiyi birbirinden ayırmak o kadar zordur ki gençliğimde ya 40 sene evvel Hilmi Ziya ÜLKEN Hoca'nın BİLGİ ve DEĞER kitabın piyasada bulamadığımdan  Kütüphaneden aldığım kitabı dolma kalemle defterime yazdığım yani aynı zaman bu beş kez okuma anlamına gelir.. okudum halde anlamamıştım.. şimdi birazcık anladım ve anladığımı da tabloda gösterdim.. belki sizlerde.. belki.. anlayabilirsiniz. <br /><br />Şimdi BİLGİ'yi  bilirsiniz.. bir nesne bilgi nesnesi olduğu gibi aynı zamanda bir değer nesnesi de olabilir. Örneğin güneşin çapını ve uzaklağını ve bileşimini ve oluşumunu ve çalışmasını nicel ve matematiksel olarak öğrenip bilebilirsiniz. Bu durumda Şems denilen SOLAR sizin için bilgi nesnesidir. Fakat güneş aynı zamanda bir "soba"  ve "lamba"olarak  bir DEĞER  nesnesi haline gelir ki bunu da zaten evinizde ödediğimiz yakıt ve elektirik faturalarında zaten biliyorsunuz. işte bu durumda güneş bir değer nesnesi oldu.. ısı ve ışık da bir DEĞER.. <br /><br />Şimdi başka değerlerde bulunur.. örneğin UYKU.. <br />uykunun değerini bilenler hiç oturup <br />01:24 de bu yazıyı yazabilir mi ?<br /><br />osmanziya <br /><br />https://yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2999&PID=6092#6092<br /><br /><img src="uploads/20260421_014857_t=felsefe50.jpg" border="0"><span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - 21-Nisan-2026 Saat 01:48</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 01:35:32 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2999&amp;PID=6092#6092</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : tesir ve teshir</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2996&amp;PID=6082#6082</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> tesir ve teshir<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 15-Nisan-2026 Saat 02:09<br /><br /><br /><br /><br />Bu çalışma  buradaki 45 yakın word  dosyası tablodan  sonra elde edilmiş jpg resim  dosyasıdır: <br /> <br /><a href="uploads/20260415_020828_AKIL.zip" target="_blank">20260415_020828_AKIL.zip</a><br /><br />Bu AKIL zip dizinindeki dosyaları versiyon sırasıyla izlediğinizde.. imgelediğinizde ve irdelediğinizde son dosyanın nasıl oluştuğunu anlayabilirsiniz.<br /><br /><img src="uploads/20260415_021038_t=akil.jpg" border="0"><span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - 15-Nisan-2026 Saat 02:11</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 02:09:16 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2996&amp;PID=6082#6082</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : tesir ve teshir</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2996&amp;PID=6081#6081</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> tesir ve teshir<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 14-Nisan-2026 Saat 01:22<br /><br /><br />Abuzer Diskaya yazdı<br /><br />Soru: İnsanların kurtuluşu belli bir Tanrı inancına bağlı olabilir mi? <br />elCevap: Bu gerçekten çok ama çok ilginç bir mesele gerçekten de. Diyelim ki insanların uhrevi kurtuluşu Tanrıya belli bir şekilde inanmaya bağlı olsun. Şimdi vaka şundan ibaret. Tanrı bir alem yaratıyor. Bu alemde eşrefi mahlukat olan bir tür yaratıyor. Ama bu türün en akıllı bireyleri Tanrı var mı yok mu konusunda ittifak edemiyorlar. Tanrı var diyenler de bu sefer acaba Tanrı bir tane mi yoksa birden fazla mı bu konuda anlaşamıyorlar. Tanrı bir diyenler de onun doğası ve nasıl bir varlık olduğunda anlaşamıyorlar. Kısaca ne Tanrının varlığı veya yokluğu nihai olarak çözülebiliyor ne varsa bir mi yoksa çok mu meselesi ne de birse nasıl bir varlık olduğu nihai olarak çözülebiliyor. Tek bir dinin içinde bile nerdeyse birbirinden farklı birden fazla Tanrı anlayışı var. Mesela İslamda fakihlerin Tanrı anlayışı ile Kelamcıların, Kelamcıların Tanrı anlayışı ile filozofların ve bunlarla Ariflerin Tanrı anlayışı kesinlikle aynı değil. Dinler arasındaki ihtilafları ise saymıyorum bile. Hal böyleyken insanların nihai kurtuluşu gerçekten de belli bir Tanrı anlayışına bağlı olabilir mi? Eğer böyle olursa bu ilahi adalete uyar mı? Ne diyeyim ben hayretler içinde kalmış durumdayım. Allah bilir durum gerçekte nasıldır acaba...!<br /><br /><br />dedim ki:<br /><br />Bir yerde dedim: <br /><br />İMAN  önce ilgi.. sonra saygı.. sonra sevgi ve sonra bilgi ile ortaya çıkan AYDINLANIŞ. <br /><br />İman ile imtina arasında bir ayrımı varabilmek için bir kaç fırın ekmek yemek lazım. Kendim ancak altmış yaşımda İMKANI anlayabildim.. vucudu ve vücubu anlamam daha sonra gerçekleşti. <br /><br />Belli bir coğrafya ve belli bir çağda ortaya çıkan KÜLTÜRÜN  olmazsa olmazları olan  dünya.. dil ve din bizim aktüaletimizi ve virtualitemizi biçimler.. başka bir anlatımda dil hem dünyayı belirler  hem dini tanımlar. Bu yüzden dilin kötü ve kötüye kullanılması dünyayı ve dini ve bu arada insanı bozar. Biz dili suistimal ettiğimizde o bizi daha çok kötü ve kötüye kullanır. Zaten kizib ve bozukluk biri arapba biri türkçe ters seslere sahibi olması kzb ve bzk ilginç rastlantıdır. <br /><br />Aslında DİL  en az dinin yarısı kadar AYDINLATICIDIR.. hatta  biraz daha fazla da bir  illüminasyon.. çünkü dinin ve imanın  içeriklerinden sıyrılamazsanız lakin dilin içeriklerinden sıyrılabilir ve biçimini ve yöntemini net bir şekilde görebilirsiniz. <br /><br />Bu Fakir gençliğini  risale-i nuru  okumakla geçirdi ve hatta hattı Kur'anla yazmış bir kimseyim.. buna rağmen yöntemin ve usulün  aydınlığını imanın ve itikadın aydınlığını geçmiş durumdadır. <br /><br />Zaten risalenin altı usul üstü iman. İmamı nursi önce salih akıl olan usul ve zihne bir format atar ve üstüne imanı yerleştirir. Usule dair pek çok konu daire imkan ve vucub.. dairei esbab ve itikad diye acıklanır. Ayetelkübra Risalesinin girişi iki vartadan çarei necat diye usul konudur. Hatta Popperden önce nefiy ve ısbat farkını açıklamıştır.. Okuyanlar bu usul temellerinin&nbsp;&nbsp;&nbsp;pek farkında olmazlar. Örneğin temel bir ulus ilkesi olarak  akıl ve nakil tearuz ettikte akıl esas alınır nakil tevil olunur.. der muhakmatında münazaratında aklın  nuru  funünü medeniye kalbin ziya ulumu diniyedir.. hakikat ikisinin imtizacıyladır der..  Üstadın "imkanat tarafeyni mütesaviyendir" sözüyle  yukarıda bahsettim altmışımda anladım. Yani imkan vucudun ve ademin eşitliğidir. muzari ile mazi ve atinin müsavatıdır. Zaten bilim geçmiş ve geleceği asimetrik görmez simetrik görür. Ni'me ve bi'seti eşit görmeyende beynelhavfverreca dengesi kuramaz. <br /><br />Şimdi burada sizi İMANI değil imkanı anlattığım.. İMKANI anladığınızda da zaten fazla müşkilat kalmıyor.. yukarıda sıraladığınız içeriklerle de fazla oyalanmıyorsunuz.<br /> 14.04.2026 01:12 <br /><br />Saygılarımla 0Z0 yontembilim.com  <br />]]>
   </description>
   <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 01:22:10 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2996&amp;PID=6081#6081</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : tesir ve teshir</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2996&amp;PID=6080#6080</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> tesir ve teshir<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 11-Nisan-2026 Saat 18:50<br /><br />Mucadele giderek artacak mı ?<br />Dunya zenginlerinin kurdugu bir GIZLI DUNYA DEVLETI MI bulunuyor yoksa dunyanin en zengin 22 ailesi de GDD nin etkisi altinda mi ?<br /><br />İsrail AZINLIĞIN gücünü kullanıyor..<br />İsrail GELENEĞİN gücünü kullanıyor..<br />Amerika YAHUDİ  lobisini kullanıyor..<br />İsrail İNGİLİZ sevgisini  kullanıyor..<br />İsrail ALMAN korkusunu kullanıyor.. <br /><br />İsrail SİYONİZM ile kullanılıyor..<br />İsrail DİN ile kullanılıyor.<br />İsrail VATANSIZLIĞI ile kullanılıyor. <br />İsrail Gizli Dünya Devletince kullanılıyor. <br /><br />diller dinleştirildikçe <br />dinler dilleştirildikçe<br /><br />Dil ve din ile emek ve özgürlük<br />ORTAK İNSANİ <br />etnik ve etik ile ekonomik ve politik<br />DEĞERLER<br />partiler tarafından paravana ve alet<br />ideolojiler tarafından paratoner ve bayrak <br />yapıldıkça yarın başka bir <br />Totaliter sistem ve otoroiter rejim üreten<br />başka İDEOLOJİLER başka SİYONİZİMLER  ortaya çıkacaktır.<br /><br />0Z0<br />https://yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2996&PID=6080#6080<span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - 11-Nisan-2026 Saat 18:55</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 18:50:54 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2996&amp;PID=6080#6080</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : tesir ve teshir</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2996&amp;PID=6079#6079</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> tesir ve teshir<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 11-Nisan-2026 Saat 17:03<br /><br />TESİR dokunarak etkilemek.. temas ederek eser etmek.<br />TESHİR dokundurarak etkilemek.. büyülemek.. sihir etmek.<br />Ancak biz bu iki etkileşim hakkında fazla bir bilgiye sahip değiliz. <br />0Z0<br />11.04.2026 <br /><br /><br /><br />Ben kim ?<br />Sen ne ?<br /><br />İnsan nesne yükü ve kimse yolcusu taşıyan ÖZNE olduğuna göre.. onun nesne yükünün bir AR ve kimse yolcusunun da bir AD olduğunu DÜŞÜNDÜĞÜMÜZDE  bu ar (harf) yükü olan nesneyi ve ad (isim) yolcusu kimseyi barındırmanın kolay bir İŞ olmadığını da ANLARIZ.<br /><br />Görmek ve işitmek ve öğrenmekte.. bilmek ve bellemek tanımakta.. fazla bir sorun yaşamıyoruz da bilip öğrendiklerimizi betimlemekte ve yorumlamakta.. izah ve irca etmekte biraz ZORLUK çekeriz. <br /><br />Bu işaretleri tercüme ve delaletleri tevil etmeğe geldiğimizde karşımıza DÜŞÜNME ve ANLAMA ve İNANMA alanlarında GDDY üstünde yeni bir dil ve yöntem ve teknik ihtiyacı ortaya çıkacaktır.<br /><br />Biz çok yönlü ve yanlı konuları ve alanları kapsayan felsefe ve din arasında ortak bir platform olmaya aday YBA öğrenme ve kullanma ve yararlanma çağrımızı sürdüroyuruz.<br /><br />0Z0<br /><br /><img src="uploads/20260411_180738_yba_bos50.jpg" border="0"><br /><br /><br />11.04.2026 üçyol izmir 18:06 <br /><br /><br /><img src="uploads/20260411_170521_t=kesif50.jpg" border="0"><br /><br /><br /><a href="uploads/20260411_162843_SORULAR00.zip" target="_blank">20260411_162843_SORULAR00.zip</a><br /><br />Yukarıdaki tablo.. altındak SORULAR00 zip dosyadaki bulunan KESIF dosyasındaki yirmi tablonun sonuncusu.<br /><br />İnsanlar bir çok olağanüstü işin.. küçük bir tohumdan çıktığını bilirler.. yine de bu  karmaşık işlerin yalın bir işten çıktığını.. görmezden gelirler. Bu kendim dahil hepimiz için geçerlidir. Diğer taraftan kendimiz başkalarının olağanüstü işlerine hayranlık duyarız.. kendimiz hayranlık uyandıracak büyük bir işe ATOMİK ALIŞKANLIKLAR ile başlamayız. Bu ünlü kitab bu işi olabildiğince.. kendi yaşam örneğinde..  anlatmış.<br /><br />İşler çeşitli şekilde sınıflandırılabilir.. <br />olağan başarılır ve olağanüstü başarılar..<br />Hatta burada bir ayarımda daha çıktı.. işler ve başarılar.<br /><br />İşler, başarılı olmayan işlem ve eylemler.. etkinlikler<br />Başarılar, olağanüstü olan işler.<br />Kaç kelime elde ettik;<br /><br />iş<br />başarı<br />olağan<br />olağanüstü<br /><br />şimdi bu dört kelimeyi böyle LİSTE halinde değil SATIR halinde dizelim.<br /><br />iş.. olağan.. olağanüstü.. başarı<br /><br />Burada mantıklı bir sıralama gördünüz değil mi ?<br />Bu mantığı listelemeye de uygulayalım.<br /><br />iş<br />olağan<br />olağanüstü<br />başarı<br /><br />Gördüğünüz gibi sözcükleri cin ve japonca da olduğu gibi DİKEY  de yazabiliyoru.. arapça ve latincede olduğu gibi YATAY da yazabiliyoruz. <br /><br />Şimdi bu dikey ve yataya  yazışı birleşterelim.<br /><br /><br />iş<br />olağan<br />olağanüstü<br />başarı..<br />başarı.. olağanüstü.. olağan.. iş<br /><br />Burada iki kez çift yazılmış sözcükleri kaldıralım<br /><br />iş<br />olağan<br />olağan üstü<br />başarı.. olağanüstü.. olağan.. iş<br /><br />çiftlerden birisini  kaldırdık ama daha orada bulunuyor.<br /><br />iş<br />olağan<br />başarı.. olağan.. iş<br /><br />bayağı bir temizlik oldu.. ancak bir daha orada duruyor.<br /><br />iş<br />BAŞARI iş<br /><br />Tablo diyor ki bir "iş"i yukarı kaldırmak ya da aşağı indirmek BAŞARI'dır.<br /><br />Fakat tabloda bir "iş" çifti hala orada duruyor.. kaldıralım:<br /><br />BAŞARI <br /><br />BAŞARI<br />BAŞ ARI<br />BAŞAR<br />BAŞ AR<br /><br />Şimdi bu kelimedeki sesli A harfini kaldıralım.. hem o da çift ve iki tane yazılmış..<br /><br />BŞR<br /><br />bİŞİr<br /><br />Başarı bir (1) iştir.<br />Özgün bir yazı bir kez yazılır, ikinci kez yazılmaz. <br />Biz bu işi pişirinceye kadar kırk yıl çalıştık.. siz kırk dakka da yazıda anlatını kapıvermek istiyorsunuz. <br /><br />Yöntem Bilimsel Analiz çalışmasında sözcükleri dikey de yazabilirsiniz.. yatay da yazabilirsiniz.. sağdan da başlatabilirsiniz.. soldan da başlatabilirsiniz.. fakat asla bir sözcüğü İKİNCİ kez yazamazsınız. <br /><br />Bu tabloda gördüğünüz hiç bir sözcük İKİNCİ kez ve ÇİFT olarak yazılmamıştır.Bir sözcüğü GDDY da dilediğiniz kadar iki..  üç.. beş..  on..  yirmi kez kullanabilirsiniz.. fakat YBA bir sözcük ikinci kez yazıldığında orada bir falso vardır ve hata bunuyordur.<br />İşte bir tabloya on.. yirmi.. otuz.. kırk.. elli.. yüz.. iki yüz KELİME yazıp bir kelimeyi ikinci kez kullanmamak OLAĞANÜSTÜ bir bir durumdur.. ki bu sizin için BAŞARI'dır ve fakat benim için değildir.. sıradan bir durumdur.<br /><br />Fakat diyeceksiniz ki.. bu tablo da OLAĞANÜSTÜ bir durum bulunmuyor ki.. anlaşılmıyor.. anlaşılmadığı içinde bir işe yaramıyor.. işe yaramadığı içinde luzumsuz bir çaba oluyor ve gereksiz bir zaman ısrafı bulunuyor. <br /><br />Haklısınız!<br /><br />Ancak tablonun anlaşılır olmaması..tablodan dolayı değil..  sizin YBA öğrenmemiş ve kullanmamış ve yararlanmamış olmasından kaynaklanıyor. Örneğin siz ingilizce bilmiyorsanız.. ingilizce metinler.. sesler.. yazılar.. gürültüden ve görüntüden ibarettir. Onları gürültü  ve görüntü  olmaktan çıkaran.. kodları çözmeyi bilmeniz ve İngilizce öğrenmenizdir. <br /><br /><br />YBA öğrenmemiş.. kullanmamış ve yararlanmamış ve bu nedenle de tabloyu anlamamış olduğunuz için bu tablonun önemini ve değerini bilmeyeceksiniz. YBA önem ve değerini bilmediğiniz için onu öğrenmeye başlamayacaksınız ve kullanmaya alışmayacaksınız  ve yararlanmaya girişmeyeceksiniz. Bu durumda da benim size bu tabloyu günlük dilin düz yazısına çevirip anlaşılır ve böylece önem ve değeri bilinir hale getirmem gerekecektir.<br /><br />Şimdi ben bu GDDY çevrime işini yapabilir mi yim ? <br /><br />Elbette.. sizi temin ederim bunu yaptığımda bu tabloyu çok iyi anlayacaksınız.. belki bu yüzden YBA öğrenmeye de kalkabileceksiniz. <br /><br />Ancak bu durumda benim hazır açık ve seçik sehil yani anlaşılır yazan hocalardan ve yazarlardan olmak için YBA ikinci plana bırakmak  gerekecektir bu işin sonu da YBA çalışmayı bırakmak olacaktır. <br /><br /><br />Şimdi bu tablodan çok daha YALIN ve basit çalışmaları hem web sayfamda hem face sayfamda yaptığım halde iltifat eden olmadı.. YBA çalışmasını kendi yakınlarımda ve bazı arkadaşlarla geçen sene 15 günde bir 26 çalışmaya yakın bir girişimimiz olduğu halde.. YBA öğrenmeye HEVES eden çıkmadı.. kullanmaya girişen olmadı.. öğrenen olmadığı için kullanan olmadı.. kullanan olmadığı için yararlanan çıkmadı.. öğrenen ve kullanan ve yararlanan bulunmadığı içinde ne tabloların ne de YBA önem ve değerini anlayan çıkmadı.. ancak bu OLUMSUZ durumun nedenlerinin kendime ve dinleyicilere ilişkin noksanlıklar ve kusurlar bulunduğunu görüyor ve biliyor ve anlıyorum. Ancak YBA çalışmasının kendisine ilişkin bir eksiklik ve yetersizlik görmüyorum.  YONTEM BİLİMSEL ANALİZİN  kullanmanın getirdiği olumlu durumları.. farklılıkları.. zenginlikleri ANLAMAM ve ANLATIMIMDA görüyorum. <br /><br />DUYMAK  istemeyenin  sağırlığı kadar şiddetli bir sağırlık.. olmadığını biliyorum.. duymak.. görmek.. bilmek.. düşünmek..  anlamak.. inanmak öylesine karmaşık bir süreçtir ki bunu ANLAMAK için Tanrı Tanır DİNCİLER  ile Tanrı Tanımaz BİLİMCİLERİ karşılaştırmak.. ve bunların neden YARATILIŞ ve EVRİM savaşları yaptıklarını göz önüne almak yeterde artır bile.<br /><br />Zaten çoğu kez ifade ederim.. anlam.. anlamak.. anlatım dünyanın en zor üç işidir. Biz bu işin üstesinden gelmek için  GÜNLÜK DİLİN DÜZ YAZISI'nı icad etmişiz.. lakin dindarların (yahudiler, hristiyanlar ve müslümanlar) ve masonlar ve marksistleri birbirini anlar ve bu yüzden birbirine saygı duyar hale getirememişiz. <br /><br />Fakat yine de anlamak isteyenler RAR ya da ZİP sıkıştırılmış dosyalar içinde sunduğum bu  tabloları yalından karmaşığa doğru versiyon sırasıyla.. inceleyiniz ve izleyiniz.. imgeleyiniz irdeleyiniz size yabancı gelen sözcüklerin anlamını öğrendiğinizde büyük bir olasılıkla anlayacaksınız.. İnşaallah.<br /><br />Saygılarımla<br /><br />Sağlıcakla kalınız<br /><br /><br />OZ0<br />11.04.2026 üçyol izmir 17:35&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br /><br /> <br /><br /> <br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<img src="uploads/20260411_180755_yba_dolu25.jpg" border="0"><span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - 11-Nisan-2026 Saat 18:08</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 17:03:17 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2996&amp;PID=6079#6079</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : tabakalar</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2992&amp;PID=6071#6071</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> tabakalar<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 06-Nisan-2026 Saat 02:37<br /><br />https://www.ilem.org.tr/etkinlikler/mantik-cesitleri-ve-puslu-mantik-fuzzy-logic<br /> klasik mantık türleri<br /><br />a. aristoteles mantığı (kıyas mantığı):<br />tümel–tikel önermelerden kıyas yaparak sonuç çıkarma.<br />b. stoacı mantık (önerme mantığına yakın):<br />“eğer…, o halde…” biçiminde bağlaçlara dayalı.<br />c. syllogistic mantık:<br />öncüllerden zorunlu sonuç çıkarmaya odaklanır.<br /><br />2. modern mantık türleri<br /><br />a. önerme mantığı (propositional logic):<br />“ve, veya, değil, ise” bağlaçlarıyla kurulan önermeler.<br />b. yüklem mantığı (predicate logic):<br />nesneler ve onların özelliklerini, ilişkilerini içerir.<br />c. küme mantığı / matematiksel mantık:<br />modern matematiğin temel dili.<br /><br />3. alternatif mantık türleri<br /><br />a. çok değerli mantık (many-valued logic):<br />doğru–yanlış yerine 3, 4 veya daha fazla doğruluk değeri (ör. belirsiz).<br />b. bulanık mantık (fuzzy logic):<br />0–1 arasında dereceli doğruluk.<br />c. parakonsistent mantık:<br />çelişkilerin olduğu sistemlerde de mantık kuralları çalışır.<br />d. diyalektik mantık:<br />karşıtlık ve çelişki üzerinden ilerleyen (hegelci) mantık.<br />e. modal mantık:<br />“mümkün, zorunlu, imkânsız” kavramlarını hesaba katar.<br />f. deontik mantık:<br />“gerekli, yasak, izinli” gibi etik yüklemleri ifade eder.<br />g. zaman mantığı (temporal logic):<br />“her zaman, bazen, gelecekte” türünden zaman kipleriyle çıkarımlar.<br />h. epistemik mantık:<br />“bilir, inanır, şüphe eder” gibi bilgi ve inanç kipleriyle ilgilenir.<br />i. doğal çıkarım mantığı:<br />akıl yürütmeyi daha sezgisel adımlar halinde formalize eder.<br /><br />4. uygulamalı mantık türleri<br /><br />a. bilgisayar mantığı: dijital devreler, algoritmalar, yapay zekâ.<br />b. istatistiksel / olasılıksal mantık: belirsizlik altında akıl yürütme.<br />c. pragmatik mantık: dilin kullanımına ve bağlama dayalı çıkarım.<br />d. hesaplamalı mantık: otomatik ispat, programlama dilleri.<br /><br />5. felsefi mantık yaklaşımları<br /><br />a. analitik mantık: dil çözümlemesine dayalı.<br />b. transandantal mantık (kant): deneyimin imkân koşullarını inceler.<br />c. ontolojik mantık: varlık kategorileriyle ilişkilendirilmiş mantık.<br />d. budist mantık: örnek olarak nagarjuna'nın tetralemma'sı, dharmakirti ve dignaga'nın epistemolojisi. bu nedenle epistemik, çok değerli ve alternatif olarak da sınıflanır.<br />Şukela yazdı..ekşi sözlük<br />]]>
   </description>
   <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 02:37:22 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2992&amp;PID=6071#6071</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : tabakalar</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2992&amp;PID=6070#6070</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> tabakalar<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 06-Nisan-2026 Saat 02:31<br /><br /><br />https://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2992<br /><br /><br /><br /><br />Tebrik ederim başarılarınızın devamını dilerim.<br /><br /><br /> Düşüncenin içerik olarak çeşitliliği bulunabilir.. dil ve din ve dünya yer yüzünde bir ülkede ya da bölgede kendine has bir kültürü oluşturabilir. <br /><br />Ancak Kutbi mantıktan nisbi mantığa geçilmesile ortaya çıkan MATEMATİK.. gerek hesab gerek hendese kanatlarıyla genişlemesine ve çeşitlemesine rağmen ARİSTO'nun 2300 sene önce yazdığı klasik mantıktaki geçerli kıyasları ve bu karşılaştırmalarına dayayan yargılama hala ayakta.. ölçütlüğünü sürdürüyor. <br /><br /><br />Bununla beraber  günlük dilin düz yazısı,  gündelik ihtiyaçlarımızı karşılayan bu katmanın üstünde çok yönlü ve yanlı alanları ve konuları kapsayan felsefi bilgide ve dini dilde yeterli gelmiyor. Her ne kadar bulanık mantık.. istatistik.. Örneğin burada sunduğum sayılı katmanlar ve sıralı boyutlar konusunu göstergeleyen bu çalışma 35 e yakın word dosyası sonucu elde edilmiş jpg resmidir. <br /><br /><br />Bu tabloda bir sözcük ikinci kez geçmemiştir. Siz halkın günlük dilini felsefeye çağırıyorsunuz.. çağırdığınız dil konusunda uzman olan aydına bile zor gelirken YBA ile yapılan tabloları versiyon sırasıyla yalında karmaşığı doğru inceleyen her zihin kolaylıkla anlayabilir. Fakat tribünlere seslenmekten vazgeçemeyen hocalarımızın yönelmesi ve incelemesi ve düşünmesi ve anlaması tam tersine çok zordur. Bununla birlikte bizi bağışlayın ki YBA reklamı yolunda yine de nazar dikkatinize arz etmekten geri duramıyoruz. <br /><br />Sayılarımla<br /><br /> 0Z0 yontembilim.com<br /><br /><br /><br />Şimdi bu 36 dosyanın bulunduğu RARAR  dosyasını buraya yüklüyorum:<br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><a href="uploads/20260406_023038_TIBAKA.rar" target="_blank">20260406_023038_TIBAKA.rar</a><br /><br /><br /><br /><br />sonra sıra ile 13.co.. 23.co ve 33.cü dosyaların resimlerini yükleyeceğim<br /><br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20260406_022841_t=vcd.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20260406_023332_t=vcd00.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20260406_023359_t=vucud.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br />elbette siz bu TIBAKA rar dosyasını bilgisayarınıza indirerek içindeki 33 dosyanın  hepsini inceleyebilirsiniz. Versiyon sırasıyla incelediğinizde ve izlediğiniz.. imgelediğinizde ve irdelediğinizde.. bu tahayyül ve tevehhüm boşa gitmeyecek.. bir şeyleri anlayıp eleştireceksiniz ya da anlamadığınız konuları sorabileceksiniz.<br /><br />Saygılarımla<br /><br /><br /><br />osmanziya<br /><br /><br />06.04.2026<br />üçkuyular izmir 02:34<span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - 06-Nisan-2026 Saat 02:56</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 02:31:20 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2992&amp;PID=6070#6070</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : ikilik</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2990&amp;PID=6064#6064</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> ikilik<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 05-Nisan-2026 Saat 00:40<br /><br /><img src="uploads/20260405_003952_gul.jpg" border="0"><br /><br /><br />MİSAFİRLİK<br /><br />Bizim Niğde'de olan anektod (ne olduğunu da tam bilmiyorum.. yapay zekaya da sormuyorum) birisi Arkadaşına misarfir gelmiş.. bir gün.. üç gün beş gün derken bir bakmış ki tam 15 gün olmuş.. hane sahibi dayanamış; <br /><br />"Hey şaşkın oğlu düşkün.. misafir dediğin kalır üç gün beş gün.. sen geleli oldu onbeş gün." <br /><br />yüzsüz Misafir ev sahibinden aşağı kalır mı ? demiş ki:<br /><br />"Ey katır oğlu katır.. ne gönül bilin ne hatır.. misafir sevdiği yerde üç günde yatır on beş günde yatır."<br /><br />Sefer ve misafir (konuk) ile yolcu (seyyah) ve seyr arasında ne fark var ?<br /><br />vikipedi YOLCULUK HAKKINDA ŞUNU SÖYLER:<br /><br />Seyahat ya da yolculuk, kişi ya da nesnelerin (uçak, bot, tren, vb.) uzak yerler arasında gerçekleştirdiği devinimdir.<br /><br />İnsanlar ilk çağlardan bugüne sürekli yaşadıkları yerlerin dışında, farklı yerlere çeşitli nedenlerden dolayı seyahat etmişlerdir. Günümüzde seyahatler çeşitli nedenlerle çok daha büyük boyutlu olarak ve artmaya devam ederek sürmektedir. Önceleri bilinmeyeni keşfetme, merak duygusu ile daha sonra din, ticaret ve sağlık gibi nedenlerle seyahatler gerçekleştirilmiştir.<br /><br />Yunan tarihçi, Herodotos kendi ülkesi dışında başka topraklara da seyahat etmiştir. Evliya Çelebi, bizim tarihimizin önemli bir gezginidir.<br /><br />M.Ö. 312 yılında “Via Appia” olarak adlandırılan ve Romalılar tarafından inşa edilen yol, seyahat imkânlarını artırmıştır.<br /><br />Orta Çağ'da ki en önemli seyahat nedeni “Din” dir; Seyahat güzergahları üzerindeki konaklama ve yeme-içme imkânlarında da kayda değer gelişme sağlanmıştır<br /><br />Marco Polo 1275 yılında 20 yıl süren tarihin en uzun seyahatini gerçekleştirmiştir; İtalya-Çin<br /><br />İlk organize grup seyahati İngiltere'de 1841'de «Leichester-Loughborough» arasında «Thomas Cook» tarafından gerçekleştirilmiştir.&#091;1&#093;<br /><br />Eğlence, turizm ve tatilin yanı sıra dini, kültürel ve eğitsel amaçlı yolculuklar da yapılabilmektedir. Yolculuk; yerel, bölgesel, ulusal ya da uluslararası çapta gerçekleşebilir.<br /><br />peki TARİKATLARIN söylediği seyr ü suluk nedir ?<br /><br />Buna da başka bir anaktod anlatayım:<br /><br />Damdan düşen birisini yardımına koşmuşlar.. tabi şimdiki gibi çoğu insanın İLK YARDIM BİLGİLERİ bulunmuyordu.. o zamanlar.. damdan düşen demiş ki sakın bana ellemeyin.. bir damdan düşen gelsin yardımıma.. <br /><br />öyle biz de BAŞARIYI sadece dama çıkanlardan değil dama çıkamayanlarda öğrenebiliriz: HAŞARI olacaksınız. Yoksa kimse size önden buyur demez!<br /><br />Dünya yolcuğulunda konuk olduğunuz dört EV  bulunuyor; çocukluk.. gençlik.. yaşlılık.. başarı.. Üç duraktan geçip dördüncü durağa geldiğinizde.. yaşlılık dahil diğer duruklar size yeteri ve gereği kadar İNSAN olmayı öğretmemişse.. isterse TRUMP olun.. kimseyi memnun edemezsiniz. <br /><br />Başarı başkalarını değil, kendini kendine razı edebilmektir. Bundan sonra Rabbini razı etmek gelir.DÖRDÜNCÜ DURAĞINI ne olduğunu biliyorsunuz.. o önceki duraklarda bulunuyor. <br /><br />Bu yüzden eğer KURTULANLARDAN olmuşsanız.. başarı gerçekleşmiş demektir. Bunun için sağlık ve huzur ve başarı dilerim.. yazılarımın sonunda.<br />Rabbimiz hepimiz yâr ve yardımcısı olsun. Amin. <br /><br />Mustafa BUĞUÇAM<br /><br />]]>
   </description>
   <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 00:40:06 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2990&amp;PID=6064#6064</guid>
  </item> 
 </channel>
</rss>