<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9" ?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" href="http://www.yontembilim.com/forum/RSS_xslt_style.asp" version="1.0" ?>
<rss version="2.0" xmlns:WebWizForums="http://syndication.webwizguide.info/rss_namespace/">
 <channel>
  <title>Y&#246;ntemBilim Forumu : Din</title>
  <link>http://www.yontembilim.com/forum</link>
  <description>XML içerik linki; Y&#246;ntemBilim Forumu : Din : Son 10 Gönderilenler</description>
  <copyright>Copyright (c) 2006 Web Wiz Forums - All Rights Reserved.</copyright>
  <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 21:37:53 +0000</pubDate>
  <lastBuildDate>Mon, 20 Apr 2026 20:45:03 +0000</lastBuildDate>
  <docs>http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss</docs>
  <generator>Web Wiz Forums 8.03</generator>
  <ttl>30</ttl>
  <WebWizForums:feedURL>www.yontembilim.com/forum/RSS_topic_feed.asp?FID=4</WebWizForums:feedURL>
  <image>
   <title>Y&#246;ntemBilim Forumu</title>
   <url>http://www.yontembilim.com/forum/forumlogo.gif</url>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum</link>
  </image>
  <item>
   <title>Din : muaviyenin amel defteri</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2998&amp;PID=6091#6091</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> muaviyenin amel defteri<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 20-Nisan-2026 Saat 20:45<br /><br />Bütün dinlerin ŞERİAT kısımaları  NESH edilmiştir.. tarafların 3000.. 2000.. 1500.. yıldan sonra ilk kitab benim söz kafirsiniz.. son kitab bizim siz kafirsiniz.. savunmalarının anlamı kalmamıştır. İki yıldan fazladır süren  yahudilerin kullanan SİYONİSTLERİN  yaptığı  DİN KATLİAM'andan sonra dindarların  sosyal hiç bir konuya çözemeyecekleri ortadadır. Bu nedenle akıllı ve zengin müslümanların Tevrat ve Zebur ile İncil ve Furkan'ı bir KİTAB'ta toplamak suretiyle hahamların  ve papazlar ile mollalar ve hocaların SALTANITLARINA son vermeleri gerekiyor. Dindarlar Kutsal Kitapların sosyal konulara ilişkin ahkam ve hukukları yani şeriatları dışında  kalan  itikad ve ibadet ve ahlak kısımlarını zaten birlikte çözebileceklerdir. 0Z0 yontembilim.com]]>
   </description>
   <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 20:45:03 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2998&amp;PID=6091#6091</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Din : muaviyenin amel defteri</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2998&amp;PID=6090#6090</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> muaviyenin amel defteri<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 20-Nisan-2026 Saat 19:44<br /><br /><img src="uploads/20260420_193948_sarikirmizi.jpg" border="0"><br /><br /><br />1990 <br />Bosna<br />Irak<br />Libya<br />Mısir<br />Gazz<br />Suriye<br />Iran<br />2026<br />2036 da TURKIYE''yi hedefliyorlarmis kuresel efendiler.<br />36 yildir orta dogu denilen Islam Cogratyasindaki SALDIRILAR din savaşlari gibi görunuyorsada bunun böyle olmadigini kavi ve zayif ilişkisine dayandiğini hep birlikte seyrediyoruz.<br /> Gucun Hak ve hakikattan once geldigini..<br /> paranin insan ve hurriyetinden öne alındiğini.. <br />vefanin menfeattan sonra geldigini..<br /> iktisadi yerini israfin.. adaleti yerini  zulmun aldigini goruyoruz.<br />Ancak bu durum 20.ci  yilda birden ve aniden ortaya çikan.. bir sonuç degil bin yildan beri devam eden bir süreçtir.<br />Bir milletin.. bir kulturun.. bir dilin.. bir dinini degil topyekun bir uygarliğin ticaretinden ve siyasetinden çikan bir neticenin gelip hürmuz boğazina geip dayanmasidir...<br />Ancak dogu ve bati uygarligi bu olumsuz sonuç için bir birini suçlamakla.. kuvvetle.. dayilikla.. dayatmakla sorunu çözecegini sanmaktadir. <br />Tanri tanirlik ve dincilik ve yaratiliş  cephesini  Tanri tanimazlik ve bilimcilik ve evrimcilik cephesi ile carpistirarak  halk meşgul edimekte.. solun başina dinsizleri sagin başima hirsizlari getirerek taban birbirinden uzaklaştidilmakta..boylece  yukaridaki 22 aile saltanatini surdurmektedir.<br />Felsefe ve din arasinda oluşturulan ortak platformda.. gereksinimlerin ortaya cikardigi sorunlulugu geçim ile çozen  gunluk dilin mantigi ve bilimsel bilginin matematigi ustunde çok yonlu ve yanli konularin arayisi YBA in hizli anlam surücu ve kolay anlatim aygiti barindiran teknigi ve yontemi ile aydinlar arasi işbirligi  çözumlenebilecektir.<br />Tanridan başka dostu olmayan nebiler ve veliler silsilesi ile zincirinden başka bir şeyi kalmamiş dahiler  ve deliler vesilesi.. bir araya gelerek insan olmadan islam olunmayacagini ANLATACAKLAR...islam olmadan insaninin kurtulmayacagini ANLAYACAKLAR..<br />Nesneler arasi denge ve kimseler arasi uyumun sağlanmasi bilimin iktisat ve özdeşlik ilkesiyle gerçekleştirilmekte ve  hukukun adalet ve ozgurluk ulkusuyle saglanmaktadir. Biz bu durumu BILGI toplumu ve hukuk devleti özlemi ile dile getirmekteyiz.<br /> Uygarlik uzak olmsyan bir gelecekte  bu BT ve HD şiariyle devletler guç devleri degil hikmet ve ahlaki yol edinen ülkeler haline geleceklerdir.. böyle ulkeler ve şöyle uluslardan oluşan BIRLEŞMIŞ MILLETLETLER kuresel barisi gözeterek  etnik ve etik ile ekonomim ve politik ortak insani degerler olan dil ve din ile emek ve ozgurlugun  gelişmesine katilim ve korunmsina katki veren BILIM ve HUKUK duzenini gercekleştirecektir.. Inşaallah.<br />19.04.2026 uçkuyular izmir 07:05<br />Saygilarimla <br />0Z0<br />yontembilim.com<br /><br /><img src="uploads/20260420_194318_yba_dolu25.jpg" border="0"><br /><br />Şu anda gece ve gunduz gibi uygarlik savas ve bariş fazindan geceriz.. seksen yildir nukleer tehlike olmasin diye duşuk yogunluklu savaş ve ulkeleri terorizmle yikma gibi  kancik mucadele yurutuluyordu.. ancak burada bu tur savaşlarin sonuna ve gücun yikilma donemine gelindi.. ya ABD yikilacak ya da ABC yukselecek.. biz ikincisi için aksiyoneriz.. savaş sonrasina hazirligimiz tamam.. halife-i arz geliyor başta yahudiler olmak uzere tum reaksiyonerler siliniyor.. reaksiyonerler.. gorevini yapip silinmeye mahkumdur.<br /><br /><br />Kuvvetli olan dilini kullanir.. zayif olan aklini kullanir.. mu'min olan ferasetini kullanir.  Muslumana cihad farz edilmiştir. Bu akilsiz ve basiretsiz kavilerin dunyayi ele geçirmesi için degil AKILSIZ Kavilerin dinine ve namusuna ve canina dokunmamasi için.. bizi bin yildir  bilimden ve kuvvetten ve dunyadan uzaklaştiran AKILSIZ muslumanlar yuzundem bu gun düstugumuz durum ATATURK ve ERDOGAN sayesinde duzelmeye başladi. 0Z0<br /><br /><br /><img src="uploads/20260420_194318_yba_dolu25.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br /><br />Paylaşim için teşekkur ederim.TIBB hastalik yok.. hastalik var diyor. Bunu genişleteniliriz: insanlik yok insan var.. diyebiliriz. Yazinizla anladim ki hadise munferid bir olay. Ailesinden yalnizlik ve okula düşmalik geliştirmis ve YAHUDI gibi  digelerini aşagi goren bir zihniyet oluşturmuş bir BIR birey. <br />Bu bir zihniyet.. iktidar ve muhalefeti bir birine duşuren zihniyet.. zaten bunlar NASİ millet ve cumhur olarak ikiye ayirmişti.. hatta daha önceden HALKI sol ve sag olarak ayirmislardi..<br /><br /><br /><img src="uploads/20260420_194318_yba_dolu25.jpg" border="0"><br /><br />işte şu örnek için yazdım:<br />"Bunu yazarken tarih 11 Nisan 2026. Sen bunu okuduğunda ya bir şey planlıyor olacağım, yapmış olacağım ya da yapmak üzere olacağım. Hayatım boyunca hep yalnız kaldım. Nedenini bilmiyorum, aslında çok fazla şeyim vardı. Hep insanlarla kaynaşmaya çalıştım ama yalnız kaldım. İnsanların beni tanıması, fark etmesi hoşuma gidiyor. Bu dünyadaki varlığımı ve verdiğim zararı hissetsinler istiyorum ki sonunda beni fark etsinler. Bunun nasıl olacağını bilmiyorum ama yapacağım. Ancak yalnızlık yaptığım şeyin sebebi değil. Yapmak istesem de yalnızlık yüzünden suçlayamam. İnsanlar bunu yapıyor ama bu doğru değil. Yalnızlık bir sebep değildir.<br />İnsanlar benim bu durumum yüzünden bazı şeyleri varsayıyor ama bu yalnızlıktan değil. Zaten yalnızım. Çok yalnızım. Neredeyse hiç arkadaşım yok. Sadece 2 arkadaşım var ve çoğu zaman konuşmuyoruz. Ailem benden nefret ediyor, benden korkuyor ve hayal kırıklığına uğramış durumda. Hep yalnızım. Ama şunu düşünmek yalnızlığın bir sebep olduğu anlamına gelmez. Yalnızlık bir sebep değildir. Bu sadece bir durumdur.<br />Ben bir dahiyim. Herkesten daha iyiyim. En üstün insanım. Kendime sadığım. Ben daha iyiyim. Ortalama zekanın çok üstündeyim. 130 IQ testim vardı. Okulda hiç çalışmadan hep yüksek notlar aldım. İnsanlar hep yaşıma göre olgun olduğumu söyledi.<br />İngilizceyi okuldan öğrenmedim. Evde de konuşmuyordum. Sadece birkaç yıl içinde kendiliğinden akıcı hale geldim. İngilizce'yi, insanların söylediklerini Türkçe'ye çevirerek öğrendim. Zamanla direkt İngilizce düşünmeye başladım. İngilizce'yi bu şekilde öğrendim. Zamanla Türkçe'den bağımsız düşünmeye başladım. Sadece İngilizce düşünüyordum. Bu yüzden İngilizce'yi bırakamıyorum.<br />Okulu bıraktım. Anaokulunu bıraktım ve İngilizceyi öğrendim. 3. sınıfa kadar okudum, sonra ilkokuldan ayrıldım. Küçükken bile okuldaki herkesten daha zeki olduğumu düşünürdüm. Onlara bakar ve 'annemin aptal arkadaşlarının çocukları' gibi görürdüm. Daha ilkokuldayken onların gerisinde olduklarını düşünürdüm. Benim kadar hızlı öğrenemediklerini fark ettim. Bu yüzden okulu bıraktım. Okul bana bir şey katmıyordu. Kendi kendime öğrenmek daha hızlıydı. Ben zaten herkesten daha iyiyim."<br />İsa Aras MERSINLI<br />11Nisan 2026<br /><br /><br /><img src="uploads/20260420_194318_yba_dolu25.jpg" border="0">]]>
   </description>
   <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 19:44:16 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2998&amp;PID=6090#6090</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Din : muaviyenin amel defteri</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2998&amp;PID=6089#6089</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> muaviyenin amel defteri<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 20-Nisan-2026 Saat 19:37<br /><br />MUAVİYE’NİN AMEL DEFTERİ<br />Bu yazıda Muaviye’nin cürümler bölümündeki amel defterine bakmaya çalışacağız. Şu var ki, Muaviye’ye isnad edilen cürümlerin a. Sahiden onun tarafından işlenip işlenmediğinin sahih bilgilerle tespit edilmesi, b. “El cezaü min cins’il amel” kuralınca her cürmün (suç ve günahın) kendine özgü ceza miktarı ve niteliğiyle değerlendirilmesi gerekir.<br />Muaviye’nin “amel defteri” kapandığından suçun tespiti, cezanın takdiri ve infazı Allah’a ve Ahiret Günü’ne kalmış bulunmaktadır. Biz, bu cürümlerin bize nasıl tarihsel bir miras bıraktığı ve bugünkü İslam dünyasının sosyo-politik ve ahlaki tutumu üzerinde ne türden bir etkiye sahip olduğu konusuyla ilgiliyiz.<br />Kullandığım terminolojide maddi suç ve manevi günahı “cürüm” kavramıyla ifade ettiğimden, Muaviye’nin aşağıda sıralayacağım 15 cürmünden yerine göre bir kısmı müeyyidesi dünyevi ve maddi suçlar, bir kısmı manevi/ahlaki günahlar kategorisine girer.<br />1. Saray ve debdebe: Muaviye aristokrat bir aileden gelmeydi, zenginliği, gösterişi, yani Kur’an-ı Kerim’in kınadığı tefahuru ve tekasürü (Hadid, 20; Tekasür, 1) severdi. Daha Hz. Ömer zamanında bile gösteriş ve debdebeli hayatı dikkat çekmişti, hatta bir keresinde Şam’ı ziyaret eden Hz. Ömer, “Bakıyorum, Bizans meliklerine benzemişsin” deyince, “Ey Mü’minlerin Emiri, ben sınırda görev yapıyorum, Bizans’a karşı itibarımızı koruyorum,” mealinde savunma yapmıştı. Saray kültürünü Bizans’tan ilk ithal eden Muaviye olmuştur, sonraları Abbasiler, Safeviler, Osmanlılar İran ve Mısır saraylarını ekleyip bu kültürü devam ettirdiler.<br />2. Ebuzer el Gıfari’nin muhalefeti: Bu durum tahmin edileceği gibi ilk nesil Müslümanların hoşuna gitmez ve içlerinde bu konularda tavizsiz Ebuzer el Gifari’nin yüksek sesle itirazına ve muhalefetine yol açar. Ebuzer, Muaviye’ye iki noktada itiraz eder:<br />a) Asırlar sonra ortaya çıkacak kapitalizmin ilk nüvesi olan “Kenz”e karşı çıkması. Kenz altın ve gümüşün üst üste biriktirilmesi, servet ve tekasür sevgisi. Muaviye, ilgili ayetin (Tevbe, 34-35)  gayrımüslimler için indiğini söylese de Ebuzer bunun Müslümanlar için de hüküm taşıdığını söyler. (Geniş bilgi için bkz. Ali Bulaç, Kur’an Dersleri/Tefsir, III, 513-517; Ali Bulaç, “Modern İktisadın Ruhu Kenz”, The Turkish Post 1-2, 01-04. 06. 2025)<br />b) Ebuzer Muaviye’nin saray inşa etmesine karşı çıkar ve yüzüne şöyle der: “Sarayda yaşamak haramdır. Eğer sarayı Beytülmal’den yaptırmışsan haram iş işlemişsin, kendi cebinden yaptırmışsan yine israf olduğundan haramdır.”<br />Muhalefet ve itirazlar durmayınca Muaviye, Ebuzer’i Hz. Osman’a şikayet eder. Bunun üzerine Halife Osman, Ebuzer’i başkente çağırır, onu Rebeze denen çöle sürgün eder. Hz. Osman’ın yapması gereken şey, Ebuzer gibi dev bir sahabiyi haklı bulup saray ve gösteriş kültürünü İslam’a sokan Muaviye’yi uyarması veya  en doğrusu görevden almasıydı. Ebuzer, sürgün yeri çölde karısıyla yalnız başına vefat eder, cenazesini kaldıracak kimse bulunmaz, tesadüfen geçen bir kervan onu tanır, hayıflanarak defnederler.<br />3. Kan davası peşinde koşması – Cahili kabile asabiyeti: Hz. Peygamber, İslamiyet’i bir sosyo-politik model olarak hayata geçirmek isterken Arapların kadim kabile geleneği ve “mevali” kurumundan istifade etti. Kabile geleneği çift kutuplu bir sosyal yapıdır. Hz. Peygamber, kabilelerin nesep asabiyetini terk edip sebep asabiyeti (yüksek ahlaki hayat, adalet ve iyilik amaçlı dayanışma) üzerinde bir araya gelmelerini istiyordu. Kabile pratiğinde;<br />a) Suçlular korunur, kan bedelleri ödenir,<br />b) Kan davası güdülür,<br />c) Çapulculuk, yağma, baskın kabile gelirinin belli başla kaynakları arasında yer alırdı.<br />Hz. Peygamber (s.a.), bunları toplumsal hayattan işlevsiz hale getirmek istiyordu. “Suçlular korunmaz” ilkesini getirdi ama diyet ödemeyi devam ettirdi, kan davalarını, çapulculuğu ve yağmayı yasakladı.<br />Ama pek de kolay olmayacaktı. Çünkü derin bir geçmişe ve köklü duygu ve hatıralara dayalı kabile asabiyetinin tekrar uyanması, birliği ve ekonomik/maddi kaynakların belli ölçüler dahilinde adaletlice bölüştürülmesi ilkesinin terkedilip tekrar yağma ve çapulculuğa, kan davalarına dönülmesi tehdidi bütünüyle sona ermiş değildi.<br />Hz. Peygamber, muazzam bir iş başarmıştı, kabileleri isimleri ve unvanlarıyla tek tek zikrederek Medine Sözleşmesi’nin kurucu aktörleri kıldı (Md. 1-24), merkezi bir kamu otoritesi oluşturdu, çöl hayatı yaşayan insanları Medinetü’n Nebi’de medenileştirmeye çalıştı.<br />Hz. Osman’ın katliyle Muaviye, “Ali katilleri koruyor”, hatta kendisi asli faillerdendir imasında bulunarak kabile hamiyetine kalkıştı. Osman’ın kanlı gömleğini mızraklara asarak şehir şehir dolaştırdı, aşiret ve topluluklarda cahiliyeden kalma kan davası duygularını tahrik edip intikam duygularını alevlendirdi.<br />4. Haksız suçlamalar: Geliştirdiği söyleme göre Ali, Osman’ın katillerini koruyor, kısas hükmünü yerine getirmiyordu. Muaviye, Osman’ın kanına sahip çıkmak suretiyle artık “lider benim” mesajını veriyordu. Kadim kabile geleneğine göre, birinin kanına sahip çıkıp kan davası güden o kabilenin liderliğine aday olmuş demektir, kabile bileşenlerinin tümü onun etrafında toplanmalıdır. Ali’nin  yönetiminde –Hz. Osman’ınınki gibi- diledikleri tasarrufta bulunmayacağını düşünen eşrafa, görevden alınma korkusu içindeki valilere mektuplar yazarak kendisi halife olursa onları taltif edeceğini vadinde bulunuyor, onları satın alıyordu.  Hz. Ali’nin kardeşi Akil’i bu amaçla ordu komutanı yaptı.<br />5. Meşru kamu otoritesine isyan (baği): Şüphesiz meşru halife Hz. Ali’ydi. Seçimle iş başına gelmiş, biat almıştı. Muaviye ise Ali’nin valisiydi, Ali’nin halifeliğini tanımıyordu. Bizim tarihte gelişen fıkhımıza göre, meşru halifeye başkaldıran, silah kullanan kişi ve kişiler bağiydir. İmam Şafii’ye göre de Muaviye bağiy idi. Bağî fıkıhta mücerret bir hüküm değildir, bağyedenin Müslüman ve gayrımüslim olması fark etmez. Hz. Ebu Bekir’e göre, merkezi otoriteye silahla başkaldıranlar, Müslüman olduklarını beyan ettikleri halde zekat (vergi) vermeyi reddedenler de mürteddirler, mürtedlere karşı savaşılır. Hz. Ömer “La-lilahe illallah deseler de mi”, diye itiraz etmişse de Hz.  Ebubekir’in içtihadına uymuştur. Kişisel din değiştirene silah (şiddet ve terör) kullanmadığı müddetçe dokunulmaz, temel hakları ihlal edilmez. Bağinin meşru Halifeye silah kullanıp başkaldırması büyük hukuk ihlali olduğundan, Halifenin onunla savaşması görevidir. Bu hükme göre, meşru otoriteye silahla baş kaldırdığından Muaviye bağiy idi. Eğer Şeyheyn zamanında isyan etseydi, her ikisi ona karşı mürted olarak savaş açarlardı.<br />6. Kur’an ayetlerinin istismarı: Sıffin savaşının en kritik anında Arap dâhilerinden  Amr bin As’ın önerisiyle Muaviye Kur’an ayetlerini mızrakların ucuna taktırdı, böylelikle tam yenilecekken, durumu lehine çevirdi. Amr bin As, dahi seviyesinde zeki idi ama akıllı değildi, akıllı olsaydı seçimle işbaşına gelen Ali’ye itaat eder, bir baği ve isyancıya hizmet etmezdi. Bu, tarihte Kur’an-ı Kerim’in, gayrımeşru siyasi amaçlarla istismar edildiği ilk örnektir.<br />7. Ammar bin Yasir’in ölümünden sorumlu tutulması: Ammar bin Yasir, Sıffin savaşında hayatını kaybetti, hakkında Hz. Peygamber’in şöyle dediği rivayet edilir: “Ammar’ı asi ve baği bir topluluk öldürecek”. (Mustafa Fayda, Ammar bin Yasir, DİA.) Bu hadis kendisine hatırlatıldığında Muaviye’nin savunması şöyle olur: “Biz Ammar’ı öldürmedik, öldüren Ali’dir. O bize karşı savaşmasaydı Ammar öldürülmezdi. Ali, Ammar’ı getirip kılıçlarımızın önüne attı.” Bu boş polemiğe Hz. Ali şöyle cevap verir: “Bu muhakemeye göre Hamza’yı da Peygamber mi öldürdü?” Muaviye, daha savaş başlamadan önce Şebes’in “Ey Muaviye, eline imkan geçse Ammar’ı da öldürecek misin?” sorması üzerine şöyle der: “Neden öldürmeyeyim, Vallahi değil Osman için, Osman’ın kölesi Natil için bile öldürürüm.” (Taberi, Tarih, V, 12.) Muaviye’ye göre Osman’ın kölesi bile Ammar’dan değerlidir. Ammar, ilk Müslümanlardan olup annesi (Sümeyye binti Hayat) ve babası (Yasir) şehit olan (m. 615) önemli bir sahabedir. 93 yaşında iken şehit edilmiştir.<br />8. Hilafet’ten Saltanat’a: Rızaya ve seçime dayalı sistemin Hilafetten saltanata kalbedilmesi İslam tarihinin maruz kaldığı en büyük musibettir. 1850’den beri İslamcılar, İslam’da ilk büyük sapmanın siyasi sistemdeki bu sapma olduğunu savunurlar. Bu büyük günah ve sapmanın faili hiç şüphesiz  Muaviye’dir.<br />9. Muaviye siyaseti: Zer-o zor o tezvir: Muaviye’ye göre rakibin her ne suret, yol ve araçla bertaraf edilmesi esas olduğundan, siyasette aslolan başarıdır, sonuca giden her yol mübahtır. Yöntem şudur: Sözün geçtiği yerde söz (yalan, iftira, itibarsızlaştırma, karalama, tezvirat), paranın geçtiği yerde para (zer/altın), her ikisinin geçmediği yerde kılıç (zor). Muaviye her üç yolu da ‘başarıyla’ kullanmış, bu yöntemle h. 41-60/m.661-680 arası 19 yıl 3 ay hüküm sürmüştür.<br />10. Hz. Hasan’ın öldürülmesinde azmettirici olması: Baskın bir kanaate göre, Muaviye, yaptıkları anlaşmaya uymadığından Hz. Hasan’ın ona itiraz edip başkaldıracağını düşünmüş, karısı Ca’de bintü’l Eş’as el Kays el Kindi’yi kullanarak onu zehirlemiştir. Bu iddiayı kuvvetlendiren husus, Hz. Hasan’ı zehirleyen kadının Muaviye tarafından oğlu Yezid’le evlendirilip ödüllendirilmesidir.<br />11. Hz. Ali’ye ve Ehl-i beyt’e hutbelerde lanet okutturması: Bu tarihen sabit bir cürümdür. Muaviye, her Cuma hutbesinde Hz. Ali’ye lanet okutturuyor, okumayanları cezalandırıyordu. Aşağıda aktaracağımız Hucr bin Adi olayı bunun somut, dramatik delilidir.<br />13. Hucr bin Adiy’e verdiği ölüm cezası: Hutbelerde Hz. Ali’ye lanet okutmayı reddettiği için Muaviye’nin Hucr bin Adiy’in ölüm emrini verdi. Kefe’den Şam’a elleri ve ayakları zincirli olarak Muaviye’nin huzuruna getirtilen Hucr, iki rekat namaz kılmak istemiş, ama öldürülürken elleri ve ayaklarının çözülmesini istememiştir. Aslında Hucr, Muaviye’nin hilafetini kabul etmişti, ancak hutbelerde Ali’ye lanet edilmesine karşı çıkıyor, bunu yapanlara bazan küçük çakıl taşları atıyordu. (Taberi, Muaviye’nin emriyle gerçekleştirilen bu trajik olayı geniş olarak anlatır. Bkz. Taberi, Tarih, V, 268-274.) Bu elim cinayetleri tolere edenler, “Zarar-ı ammı def’etmek için zarar-ı has tercih edilir” ilkesine sığınırlar. Bu yetmiyormuş gibi Osmanlı’daki kardeş katlini, kundaktaki bebeği katletmeyi de tecviz ederler.<br />13. Semure bin Cendeb olayı: Tarih kitaplarında yer alan bazı iddialara göre, Muaviye, Semure bin Cendeb’e Bakara suresi 204, 205, 206. ayetleri Ali aleyhide yorumlasın diye 400 bin dirhem vermiştir. Bu Kur’ani anlamın tahrifatına göre 204, 205 ve 206. ayetler Ali, 207. ayet ise onu şehid eden İbn Mülcem hakkındadır. İbn Ebi’l Hadid, bunu Ebu Ca’fer el İskafi’den nakleder. Şii eğilimleri güçlü İbn Ebi’l Hadid, muteber Sünni kaynaklarda güvenilir bulunmadığından söz konusu nakil şüpheyle karşılanmıştır. Referans verdiği Bağdat ekolüne mensup Mutezili Ebu Ca’fer el İskafi ise Şii olmadığı halde Muaviye’yi hadis uydurmakla itham etmektedir. (Hikmet Gültekin-Abdullah Çimen, “Semure bin Cendeb ve Hakkındaki Eleştiriler”, İnsan ve Topum Bilimleri Araştırmaları Dergisi, Cilt: 7, Sayı: 3, 2018, s. 2080-2102). Semure, sonraları pişman olup şunları söyler: “Allah Muaviye’ye lanet etsin, ona 4 bin dinara yaptığım hizmeti Allah’a yapsaydım beni cennetine koyardı.”<br />14. Yezid’in veliaht tayin edilmesi: Muaviye, Bizans ve Sasanileri takip ederek, sarhoş, binamaz, ilkesiz, sefih oğlu Yezid’i veliaht tayin etti, İslami sistemi tersine çevirdi. Yezid’i yöneten de kendi aklı değil, hırslarını ve korkularını iyi kullanan “Beni Ümeyye derin devleti”ydi.<br />15. Şeytani zekanın Rahmani takvaya galibiyeti: Muaviye iktidar hırsı ve kabile asabiyetinin derin etkisinde Hz. Ali gibi mümtaz bir sahabeye isyan etti, haksız yere ve bir baği olarak kan dökülmesine sebep oldu. Oysa Hz. Ali’nin ne kadar değerli bir zat olduğunu biliyordu.<br />a) Hz. Ömer, onun hakkında, “Ali en faziletlimizdir” demişti. Başkalarıyla ihtilafa düştüğünde Ali’yi hakem-hakim kabul eder, ona müracaat ederdi. Ömer nazarında Ali, Şeriat’tı.<br />b) Ahlaki normlara ve hukuka sıkı sıkıya bağlı olan Ali’ye taraftarları “Sen de biraz zeki şeyler-siyasetler takip etsene!” dediklerinde, şu meşhur sözü sarfetmiştir: “Levle’t tuka, le-küntu edha’l Arab.” (Takva yani ‘ahlaki norm ve hukuk kurallarına sadakat olmasaydı’ Arapların en dâhisi ben olurdum.)<br />Yazı dizimizin bu bölümünde Muaviye’nin amel defterinde yer alan cürümleri sıraladım. Bunlar tarih ve siyer kitaplarında yer almış bilgi ve kayıtlardır. Uydurma, iftira, itham varsa delilleriyle zikredildiğinde düzeltmeye hazırım, bu yöndeki bilgi tashihini memnuniyetle karşılarım.<br />Muaviye bize kötü bir miras bıraktı, cürümlerinin cezasını vermek bize düşmez, artık Cenab-ı Hak’ın huzurunda hesabını verecektir. Bizim için önemli olan bu cürümlerin nasıl olur da sosyal, siyasi ve ahlaki teamüller halinde günümüze kadar gelmiş ve bugünkü ahlaki krizimize ve Müslüman dünyayı birbirine düşüren tefrikaya kaynaklık teşkil etmiş olmasıdır.<br /><br />dedim ki:<br />Bazilari lehinde olanlari yazabilir ve 1400 yil suren sunni ve emevi ile abbasi ve şii catişmasini çikarir.<br />Günumuzdeki  feto ve çatişmasi.. tarikat ve siyasal islam catişmasi.. hadisci ve Kur'anci çatişmasi da boyle surerse DININ toplumsal işlevinin kotuye kullanidldigini.. saglam ve saglikli isletilmedigini gosteriyor<br />3000 yıllik uygarlik tarihi dil l ve din ile emek ve ozgurluk gibi ORTAK INSANI DEGERLERIN partilerce alet ve ideolojilere bayrak yapilmamasi gerektigi ortaya çikar.<br />Din ile  ahiret kazanilmaz<br />Çunku insan habistir<br />Din ile dunya yonetilmez.<br />Çunku dunya necisdir.<br />Sana düşen bu pislikleri temizlemek<br />Ahiretini mamur ve kendini tamir etmendir.<br />20.04.2026 12:08<br />0Z0]]>
   </description>
   <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 19:37:57 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2998&amp;PID=6089#6089</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Din : 4 4 4 4</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2982&amp;PID=6024#6024</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> 4 4 4 4<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 20-Mart-2026 Saat 15:00<br /><br />Sag ustte 2.tablo<br /><br /><br />RUSULU Nebi<br />Peygamberlerin GÖNDERILMESI<br /><br />KALBI Selim<br />Yüreklerin ESENLIĞI<br /><br />Kitabların indirilmesi..<br />Nebilerin gönderilmesi..<br />ile ilgilidir.<br /><br />AKLI Salih olması.. <br />Kalbin Selim olmasıyla <br />ilgilidir.<br /><br />Peygamberlere okunan salat ve selam ile bunların bağlantısı bulunabilir mi ?<br /><br />Salah ve Salat.. ne ma'nada.. <br />Selam ve Selim.. ne anlama geliyor..<br /><br />Salah salattan ayırmak.. <br />Selamı selimden tefrik etmek.. <br /><br />Tahiyyatı mübarek ve salavata tayyibe okuduğumuz teşehhüdün inceliklerini bilmek istiyorsanız 15.Şuayı okumanız gerekir. <br /><br />Burada bizim söyleyeceğimiz nebilerle ve veliler ile deliler ve dahileri bir araya getirecek geleceği inşa etmek istiyorsanız buna bu günden başlamalıyız.. en adi adamların en tepeye çıktığı.. en âli adamların en aşağıya indiği.. bu günlerden bu işi tersine çevirmek istiyorsanız.. bütün gemileri yakmak zorundasınız. <br /><br />Biz yaktık.. önce insanı inşa edeceğiz sonra islamı bina edeceğiz.. gelen gelir.. gelmeyen kendi bilir. 20.03.2026 üçyol izmir 03:45 <br /><br />osmanziya <br />yontembilim.com <br /><br /><img src="uploads/20260320_150021_kalbiselim.jpg" border="0">]]>
   </description>
   <pubDate>Fri, 20 Mar 2026 15:00:35 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2982&amp;PID=6024#6024</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Din : 4 4 4 4</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2982&amp;PID=6023#6023</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> 4 4 4 4<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 20-Mart-2026 Saat 14:58<br /><br /><br />Sag üst<br /><br />BEŞİRİ Insan<br />İnsanın MÜJDESİ<br /> <br />AKLI  Salih<br />Usun  SAĞLAMLIĞI<br /><br /><br />Insanin mujdelenmesi.. adamin muştulanmasi.. kimsenin kurtulması.. kişinin ateşin gücunden sıyrilmasi.. bireyin ilgisinin ve saygisinin ve sevgisinin ve bilgisini açilmasi.. öznenin nefis ve ene ve emanetinin sorunlulugu ve sorumlulugu ve yukumlugunden korunmasi ve aklanmasi ve bagislanmasi konusundan ve sorununda haberimizin bulunmamasi hukukun kanunu bilmemek SORUMLULUGU kaldirmak ilkesine benzer.<br />Kişi icindeki orman ve hukuk ve ahlak ve din yasalarindan haberi olmayabilir ve fakat haberi olan birisi Unimano gibi cehennemin alevleri icinde yanmaya raziyim.. yeterki yok olmayayim der.<br />Bazilari Istanbul so&#378;leşmesini kurtuluş sayabilir ve fakat bazilari Hayatı INAN&#262; gibi bizim kulturun erkeği kıskanç kadini utangaçtir diyebilir.<br /><br />Bu insan müjdesini ve beşer muştusunu kim alabiliyor o zaman ?<br />Bazı kalbler Tanrı’nın SONSUZLUĞU ile rahat eder.. bazı kalbler tam tersine Tanrının VARLIĞINDAN  rahatsız olur. Fakat burada söz konusu olan kalb değil AKIL. Şimdi biz usun mizanı ile uzun insafından müteşekkil bir fuad (gönül) olarak görürüz ÖZNE’yi. Ancak burada söz konusu olan ne vicdan ve uz.. ne fuad ve gönül.. aklın ve usun SAĞLAMLIĞI’nı tanımak  ve tanımlamak istiyoruz. Akıl ve us denilen biraz tefrik ettik bu anlatımla fakat SAĞLAM ve SALİH olmak ne anlama geliyor ?<br /><br />Bu güne kadar olan çalışmalarımızda SALAH ve sağlamlığı kişinin  eşyanın iktisatlı kullanılması ve insanın adaletli çalıştırılması olarak tanımladık.  Bu iktisad ve adaleti de bilimin ve hukukun temel taşı yaptık. Bilimin ve hukukun gereği olan iktisad ve adaleti  ticaret ve siyasette uygulayabilin kimse akıllı ve salih bir kişidir.. diyebiliriz. O zaman biz eşya ve iktisatleaDENGE gerçekleştirebilen kimse.. eşya ve adaletle UYUM sağlayabilen kişi.. sağlam ve salih bir bireysellik yansıtabiliyorsa onun zihniyeti yukarıda bahsedilen müjdeyi duyabiliyor.. diye var sayıyoruz.&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br /><br />Şimdi böyle salih bir kimse insana olan kaçınılmaz olan ölümden ve  önüne çıkabilecek yokluktan  ancak israfsız bir iktisadla denge kurarak.. zulumsuzü bir adaletle uyum sağlayarak.. kurtuluşa ilerlemenin yolu bu amacı gerçekleştirmek için sağlam ve sağlıklı bilgi ve değer taşıyan sözlere duyarlıkla işe başlayabilir. <br /><br />Once başlat ve sonra bitir başat yasasi bulunan FENA kanunundan kurtulamayan ve nesnesi evrenin bir parcasi olan öznenin kimsesine.. senin vucudunun imkanini.. icaba muhatab bir mutekellim yapacagim.. mali ve melinin amelini ve emelini bana tahsis edersen.. sartini duymakb ve şeriati isitmek kulagi bir anda ulak konumuna çikarabilir bir mujdedir.<br /><br /><br />Ne mutlu turkum ya da şarkim ve kürtum diyene degil salahi bulup halas olana.. Rabbimiz bizi ve sizi onlardan eylesin.Amin<br /><br />20.03.2026 02:13<br /><br /><img src="uploads/20260320_145826_akli_salih.jpg" border="0">]]>
   </description>
   <pubDate>Fri, 20 Mar 2026 14:58:32 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2982&amp;PID=6023#6023</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Din : 4 4 4 4</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2982&amp;PID=6022#6022</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> 4 4 4 4<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 20-Mart-2026 Saat 05:48<br /><br /><br /><br /><br />Sol üsste 2.tablo<br /><br />NUZULU Kitab<br />Betiğin  INDİRİLMESİ<br /><br />NAKLİ  Sahih <br />Aktarımın  SAĞLIĞI<br /> <br /><br />Animizm ve paganizm mitolojisinden sonra tek tanrili semavi dinlerin evrildigi ve geldigi düsunulse bile kitabi ve nebevi dinlerin kayitlari böyle söylemez.ilk insan ayni zamanda ilk dil sahibi ve ilk din sahibidir. Lisani salim olarak KUR'AN yani OKUMAK her şeye ögretilmiş ve KONUŞMAKTA insana belletilmistir. Bu METAFIZIK ve PARAPSIK olay nasil gerçekleştirilmis bilmiyoruz. Ancak bizim yaratilistan gelen a priori onsel (kabli) bilgilerimiz oldugunu ve onunla mantik ve matematigi kurdugumuzu biliyoruz.<br /><br />Iste bundan dolayi kelami okuyan ve kalemi yazan insana.. ozellikle insanin hasi olan nebilere hitab ediliyor ve nebilerin hasi olan rasullere de kitab indiriliyor.<br />Musa nebiye Tevrat<br />Davud nebiye Zebur<br />İsa nebiye Incil<br />Incilde Ahmed olarak haber verilen ve goklerde Mahmud olarak bilinen Muhammed nebiye FURKAN indiriliyor.<br />Bunlarin tamamini akilli ve zengin muslumanlar tekbir kitabda yayinliyarak.. hadislerin desteginde ve Furkan'in FARK ETTIRICILIGI ile NAKLI SAHIH dedigimiz TANRI SÖZLERINI sıhhat dereceleriyle ortaya çikaracaklar. Bunun için öncelikle kutsal kitablar uzerinde hahamlarin ve papazlarin.. hocalarin ve mollarinin hegomanyasinin bitmesi.. muhkemati kitabi.. kitabi mubinin.. imami mubinin.. hanif ve kayyim dinin.. saptanmasi ve sihhat derecelerine gore.. beşer sözu ve makine tümcesi olmayan vahiy ile kutsal kitablarla nazil olup beşere intikal etmiş KELAM'ın sahih bir şekilde yani SAGLIKLI bir surette saptanmasi SAGLANACAKTIR.. gelecekte. Ancak bu gun için her üç semavi din kendi dairesinin entegrasyonu içinde ilahi kelamin feyzinden yani TEOLIJISINDEN istifade edebilmekte ve velilerini yetistirmektedir.<br /><br />0Z0<br />26.03.2026 ücyol 01:00<br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20260320_054716_nakli_sahih.jpg" border="0">]]>
   </description>
   <pubDate>Fri, 20 Mar 2026 05:48:19 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2982&amp;PID=6022#6022</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Din : 4 4 4 4</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2982&amp;PID=6021#6021</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> 4 4 4 4<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 20-Mart-2026 Saat 05:46<br /><br /><br /><br />Sol ustte<br /><br /><br />NEZİR-İ  Kevn<br />Evrenin  TAŞTASI<br /><br /><br />LİSAN-I Salim<br />Dilin ESENLİĞİ<br /><br /><br />Ne demek evrenin TAŞTASI ?<br /><br />Evrenin uyarisi.. narın enerjisi.. ateşi gücü.. atomlar ve zerreler enerji paketlerinden.. kuarklardan.. leptonlardan.. fotonlardan oluşur.. -270 dereceden 5 bin dereceye kadar çevre 0 ila 40 derecelik merkezi kuşatır. Yani aslında bir ATEŞ içinde bulunduğumuzdur. <br /><br />Kevnin neziri <br />kesrette kevsere.. <br />kılletten zevcete <br />bizden lisani SÂLIM ister.<br /><br /><br />Lisani salim ile bilim kurulur zira. Kainat kitabindan yazilan funun ve bilimi hakikate.. sanayı ve teknoloji hakikati kuvvete çevirirken salim LİSAN kullanilmaktadir.<br /><br />SALIM Lisan ya selametli bir dil 300 yildir kuramlar ve kurumlariyla oluşan bilimi ve bilimsel düşunceyi gosterebiliriz.<br /><br />Bilimsel duşunce filolojiden çikan filozofinin uzantisidir. Bilimin atasi olan filozofi kuşkulu soruyu esas alır. Bilim ise ondan da daha ileri giderek yanita bile kuşku duyarak işinin dogrulamak degil yanlişlamak oldugunu ilan etti.. boyle kulli alana degil cüzi alana talip oldu. <br /><br />Her ne kadar bilimi dine benzetip NIHAI HEDEF olarak fizik kuramlari BIRLEŞTIRMEK peşinde koşanlar bulunuyorsa da bunu bilimin amaci degil insani motivasyonun olarak hoş gorebiliriz.<br /><br />Bu haliyle neziri kevnin geregi olan lisani sâlimin diger uç delil olan akli salih ve nakli salih ve kalbi selimle birlikte GUVENİLİR BİLGİ VE  ESENELİ DEGERİ ortaya çikarmakta <br />sol görunun solunu ve kuvvetini ve bilimini teşkil etmektedir.<br /><br /><br />Allahüm salli ve sellim  a’la men erseltehu muallimen  liibadike.. <br />muarrifen likünuzu esmaike <br />ve  TERCÜMANEN Lİ AYATİ KİTABİ KAİNATİKE <br />ve miraten biubudiyetihi licemali rububiyete <br />ve a’la alihi ve sahbihi ecmain <br />verhamna verhamilmü’mine velmüninat bi rahmeti <br />ya Erhamerrahimîn. <br /><br />İmamı Nursinin bu dokuzuncu sözün sonundaki salavatı şerifede anlatılan dört irsal fonksiyonununda biri de KAİNAT KİTABININ CÜMLELERİNİN ÇEVİRİSİDİR. <br />İşte pozitif bilimler denilen FÜNUN bu iş yapmaktadır.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br /><br />20.03.2026<br /><br />0Z0<br />YONTEMBILIM<br /><br /><img src="uploads/20260320_151547_lisani_salim50.jpg" border="0"><span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - 20-Mart-2026 Saat 15:15</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Fri, 20 Mar 2026 05:46:22 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2982&amp;PID=6021#6021</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Din : 4 4 4 4</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2982&amp;PID=6020#6020</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> 4 4 4 4<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 20-Mart-2026 Saat 05:42<br /><br /><br />https://yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2982<br /><br />ESKİ edille-i şeriyye yerine kısaca DÖRT DELİL dediğimiz YENİ bir ölçüt düşünüyoruz.. onu anlatıyorum. <br /><br />Bu kıstas 4444 duası denilen ve salatı tefriciye olarak bilinen ünlü bir duanın feyzinden çıkmıştır.<br /><br />medeniyetin vizyonu tekamul..<br />insaniyetin misyonu tezkiye.. <br />islamiyetin mesajı tasfiye<br />Bunlar bizim arayışımızdır.<br /><br />neziri kevn<br />beşiri ins<br />nuzulu kitab<br />rusulu nebi<br /><br />bunlar<br /><br />lisanı salim<br />aklı salih <br />nakli sahih <br />kalbi selim ile <br /><br />alakalıdır.<br /><br /> <br /><br /><img src="uploads/20260320_054129_yba_bos50.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br />19.03.2026 PERŞEMBE<br />19 Ramazan 1447 Arife gunu yarin bayram<br /><br />Ortadogu denilen İslam Cografyasinda dogal ve normal olarak turkler ve mogollar.. araplar ve farslar.. yahudiler ve hristiyanlar bir biri çarpişmişlar ve MUSLUMANLARDA bunlarin hepsiyle SAVASMIŞLAR.<br /><br />Ancak bu gun gelinen nokta da üç bin yıllık 3 uygarlik (misir ve yunan ve roma ) ve üç yüz yıllıl 3 kultur (alman ve fransiz ve ingiliz) iç içe geçmis bulunmaktadir. <br /><br />Bu önceki medeniyetler ve sonraki  kulturler arasinda yer alan osmanli kultur ve medeniyetinin artik yetersiz kaldigi yuz yil once yikilmasindan belli degilmi ?<br /><br />Muslumanlar.. bu gün Ortadoğu denilen İslam Coğrafyasında yirmi gündür yapılan saldırı karşısında..  iki yıldan fazla süren 7 ekim 2023 katliamından sonra.. köklü  bir çozum bulabilecekler mi ?<br /><br />0Z0<br />yontembilim.com<br /><br /><br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20260320_054045_arife.jpg" border="0"><br /><br /><br /><span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - 20-Mart-2026 Saat 15:38</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Fri, 20 Mar 2026 05:42:02 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2982&amp;PID=6020#6020</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Din : ihdi-nâ esSırât el-Mustekim</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2979&amp;PID=6015#6015</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> ihdi-nâ esSırât el-Mustekim<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 07-Mart-2026 Saat 00:42<br /><br />DT Kenan GÖLOĞLU yazdı:<br /><br />AİKLİK: SADECE YÖNTEM Mİ, YOKSA BİR FELSEFİ TERCİH Mİ?<br /><br />Laikliğin temel iddiası, kamusal alanda hakikat iddialarının teolojik otoriteye değil, kamusal akla dayanması gerektiğidir. Bu yaklaşım ilk bakışta tarafsız bir düzenleme gibi görünür. Ancak burada gözden kaçan bir nokta vardır:<br />“Kamusal akıl” dediğimiz şey, aslında tarihsel olarak modern seküler düşüncenin ürettiği bir kavramdır.<br />Yani şu varsayımı içerir:<br />Toplumsal düzen kurulurken vahiy, kutsal metin veya dini otorite belirleyici olmamalıdır.<br />Bu da basit bir teknik kural değil, felsefi bir tercihtir.<br />Başka bir ifadeyle laiklik, metafizik açıdan nötr değildir; sadece metafiziği kamusal alanın dışına iten bir yaklaşımı benimser.<br /><br />“TARAFSIZLIK” İDDİASININ PARADOKSU<br /><br />Laiklik çoğu zaman şöyle sunulur:<br />Hiçbir inancı dayatmaz<br />Herkese eşit mesafededir<br />Farklı görüşlerin birlikte yaşamasını sağlar<br />Bu iddiaların önemli bir kısmı doğrudur. Fakat burada ortaya çıkan bir paradoks vardır.<br />Çünkü laik düzen şunu açıkça söyler:<br />Dinler kamusal düzenin kurucu ilkesi olamaz.<br />Bu cümle aslında bir normatif hüküm içerir.<br />Yani laiklik sadece hakemlik yapan bir sistem değildir; oyunun kurallarını da belirler.<br />Başka bir deyişle laiklik, “bütün dünya görüşleri eşittir” derken bile onlara bir sınır çizer.<br /><br />PROBLEM DİN DEĞİL, TAHAKKÜMDÜR.<br /><br />Burada esas mesele çoğu zaman yanlış konur.<br />Sorun dinin varlığı değildir.<br />Sorun şudur:<br /><br />Din adına kurulan tahakküm<br />Devlet gücüyle dayatılan ideoloji<br />İnsanların vicdanına müdahale eden otorite<br /><br />Bu tahakküm dini de olabilir,<br />seküler ideolojiler de olabilir.<br />20.yüzyıl bunun açık örnekleriyle doludur.<br />Din dışı ideolojiler de devlet gücüyle dayatıldığında aynı derecede baskıcı olabilmiştir.<br />Dolayısıyla mesele sadece “din mi laiklik mi?” değildir.<br />Asıl mesele şudur:<br />Devlet, insanların hakikat arayışının sahibi midir, yoksa sadece düzeni sağlayan bir araç mıdır?<br /><br />İNANÇ VE AKIL BİRBİRİNİN DÜŞMANI DEĞİLDİR<br /><br />Modern tartışmaların en büyük hatalarından biri şu ikiliği üretmesidir:<br />İnanç = irrasyonel alan<br />Akıl = seküler alan<br />Oysa insanlık tarihinin büyük düşünürleri böyle düşünmemiştir.<br />İslam düşüncesinde de, Batı felsefesinde de akıl ile inanç arasında mutlak bir kopuş yoktur.<br />İnanç çoğu zaman düşüncenin başlangıç noktasıdır.<br />İnsan hiçbir varsayım olmadan düşünmeye başlayamaz.<br />Her düşünce sisteminin bir temel kabulü vardır.<br />Bilim doğanın düzenli olduğu varsayımına dayanır.<br />Felsefe aklın hakikate ulaşabileceği varsayımına dayanır.<br />Din ise varlığın nihai bir anlamı olduğu varsayımına dayanır.<br />Bu yüzden inanç ve düşünce tamamen ayrı alanlar değildir.<br /><br />SONUÇ: DAHA SADE BİR GERÇEK<br /><br />Laiklik ne şeytanlaştırılacak bir düşmandır<br />ne de mutlak bir kurtuluş formülüdür.<br />O, modern toplumların geliştirdiği bir siyasal düzenleme biçimidir.<br />Fakat onu tamamen nötr ve felsefeden arınmış bir mekanizma gibi göstermek de doğru değildir.<br />Çünkü her düzen,<br />her hukuk sistemi,<br />her siyasal model<br />insanın ne olduğuna ve hakikatin nerede aranacağına dair bir varsayıma dayanır.<br />Asıl olgunluk, bu varsayımları inkâr etmek değil, onları açıkça konuşabilmektir.<br />Toplumlar ancak o zaman gerçek bir özgür tartışma zemini kurabilir.<br />Çünkü hakikat,<br />ne yalnızca otoriteden çıkar<br />ne de yalnızca prosedürlerden.<br />Hakikat çoğu zaman inanç ile aklın kesiştiği yerde doğar. <br /><br /><img src="uploads/20260307_004215_dt_kenan.jpg" border="0"><br /><br />dedi<br /><br />dedim ki<br /><br />Paylaşım için teşekkür ederim. Konunun çeşitli yön ve yanlarını toparlamış ve noktaya koymuşsunuz: "HAKİKAT çoğu zaman inanç ile aklın kesiştiği yerde doğar."  Hakimiyetimiz kadar hürriyetimiz olur ve bu da kuvvetle sağlanır.. ancak kuvvet arttıkça da hakkaniyetten uzaklaşılır.. sonuçta konuşmada kavi  mütekellim baskıya yöneldiğinde  muhatap  bağımsızlığını yitirir. Konunun dinin hikmeti  ya da felsefenin hakikatı olmasının fazla bir önemi de olmaz. Laiklik ya da lâikrahelik siyasette ince bir san'attır.. hukukun adaletinden  ahlakın hikmetine  kadar yasalara  ve yaptırımlara bağlı bir etkinliktir. Burada  her birimiz aileden cemaata.. şirketten partiye.. KONUŞMA san'atımızın gücünü gösteririz. Koca Yunus'ın dediği gibi "SÖZ  ola kestire başı.. söz ola kese savaşı.. Ağulu aşı yağ ile bal ede bir SÖZ." direyetten riyasete kadar geçerli bir akçedir. Saygılarımla. 0Z0 yontembilim.com <br /><br /><br />]]>
   </description>
   <pubDate>Sat, 07 Mar 2026 00:42:47 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2979&amp;PID=6015#6015</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Din : ihdi-nâ esSırât el-Mustekim</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2979&amp;PID=6014#6014</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> ihdi-nâ esSırât el-Mustekim<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 06-Mart-2026 Saat 08:08<br /><br />Selamün Aleyküm, Harun Bey Kardeşim,  yazını görünce Yavuz Tellioğlu Kardeşim sandım lakin Harun Sönmez Kardeşimmiş.. bizim bu face işleri birbirimizi okuyup eleştirmediğimiz ya da eleştiremediğimizi için HOROZ'un öttüğü cöplüğü "büyük"  yani doğru bilmesinden  ve gerçek görmesinden ibarettir. Bu konuda bu fakir aynı değil.. çünkü Yavuz Tellioğlu bey bilir.. erinmem ve üşenmem okurum ve eleştiririm ve yanıt veririm. Fakat tabi bu TENKİD işi kolay değildir.. önce üşenmeyecek OKUMAYA vakit ayıracaksın.. sonra erinmeyecek ELEŞTİRMEYE çaba harcayacaksın.. sonra sana yanıt verirlerse bir de ona emek ve çaba heder ve heba etmek zorunda kalacaksın.. https://yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2979 şimdi bizde çöplüğümüzde öttük.. ve senin bu GÜZEL yazını da oraya götürüyorum.. eğer sen benim yazım hakkında şöyle iyiceni bi döktürürsen.. bende zatı alinizin yazı hakkında ötmeye başlayacağım. Saygılarımla.. sağlıcakla kalınız. Osmanziya Osmanziyaoğlu 06.03.2026 üçyol izmir 08:06 <br /><br /><br />Harun SÖNMEZ Kardeşimin alıntısı:<br /><br /><br />(Adam çalıntı pardon ALINTI  yapar kaynağını söylemez mi )<br />Modern felsefenin tarihinde insan aklının sınırları ve Tanrı ile mümkün bilgi ilişkisinin nasıl olabileceğini Nicolaus Cusanus'tan daha berrak formüle eden biri olduğunu sanmıyorum. Kardinal Cusanus bu düşüncelere, İstanbul'dan Roma'ya doğru yaptığı bir gemi seyahati sırasında yaşadığı bir esinlenme ile varmış. Ona göre Tanrı ile bizim aramızdaki kapanmaz uçurumun temel sebebi, Tanrı'nın mutlak ve sonsuz (Mutlak Maksimum), insanın ve tüm evrenin ise sınırlandırılmış (daraltılmış) ve sonlu (contractum) varlıklar olmasıdır.<br /><br />Bu ontolojik uçurum, Cusanus'un felsefesinde epistemolojik bir ilkeye dayanır: Sonlu ile sonsuz arasında hiçbir kıyassal veya oransal ilişki (nulla proportio) yoktur. Cusanus'a göre insan zihni ve her türlü mantıksal araştırma, bilinmeyeni bilinenle oranlayarak ve kıyaslayarak çalışır. Ancak sonsuzluk, doğası gereği her türlü kıyas ve oranın dışına taştığı için, sonlu olan insan aklı tarafından kavranamaz. Sonsuzlukta zıtlıklar çakışır (coincidentia oppositorum), ayrımlar silinir; dolayısıyla düşüncenin mantıksal hareketinin imkânı ortadan kalkar ve akıl sürekli içinden çıkamadığı çelişkilere düşer. Bu sınırın farkında varmak öğrenilmiş cehalettir (docta ignorantia) ve bilgeliğin esas başlangıcıdır. Zira bu noktadan sonra artık akıl yürütme değil, entelektüel sezgi (visio intellectualis) devreye girer.<br /><br />Şimdi kulağa biraz soyut geliyor olabilir ama Cusanus bunların daha iyi kavranması için müthiş geometrik analojiler kullanır. Örneğin Cusanus, sonlu bir çizgiyi sonsuzluğa taşıdığımızda onun diğer tüm şekillerle örtüştüğünü savunur: Bir dairenin çapı büyüdükçe çevresinin eğriliği azalır. Eğer daire sonsuz büyüklükte bir maksimuma ulaşırsa, onun çevresi minimum eğriliğe, yani dümdüz bir çizgiye dönüşür. Aynı şekilde, sabit bir noktadan bir çizgiyi döndürdüğünüzde üçgen, tam tur attırdığınızda daire, daireyi kendi etrafında döndürdüğünüzde ise küre elde edersiniz. Sonsuz bir çizgi, sonlu bir çizginin potansiyel olarak olabileceği her şeye "aktüel (eylemsel)" olarak halihazırda sahip olduğu için o aynı zamanda sonsuz bir üçgen, daire ve küredir. Aşağıdaki infografik, konunun daha iyi kavranmasına yardımcı olacaktır.<br />Alıntı<br /><img src="uploads/20260306_080950_haruns&#111;nmez.jpg" border="0"><span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - 06-Mart-2026 Saat 08:09</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 08:08:09 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2979&amp;PID=6014#6014</guid>
  </item> 
 </channel>
</rss>