<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9" ?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" href="http://www.yontembilim.com/forum/RSS_xslt_style.asp" version="1.0" ?>
<rss version="2.0" xmlns:WebWizForums="http://syndication.webwizguide.info/rss_namespace/">
 <channel>
  <title>Y&#246;ntemBilim Forumu</title>
  <link>http://www.yontembilim.com/forum</link>
  <description>XML içerik linki; Y&#246;ntemBilim Forumu : Son 10 Gönderilenler</description>
  <copyright>Copyright (c) 2006 Web Wiz Forums - All Rights Reserved.</copyright>
  <pubDate>Wed, 27 May 2026 11:25:19 +0000</pubDate>
  <lastBuildDate>Tue, 26 May 2026 23:44:27 +0000</lastBuildDate>
  <docs>http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss</docs>
  <generator>Web Wiz Forums 8.03</generator>
  <ttl>30</ttl>
  <WebWizForums:feedURL>www.yontembilim.com/forum/RSS_topic_feed.asp</WebWizForums:feedURL>
  <image>
   <title>Y&#246;ntemBilim Forumu</title>
   <url>http://www.yontembilim.com/forum/forumlogo.gif</url>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum</link>
  </image>
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : YBA KURAMI</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3017&amp;PID=6157#6157</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> YBA KURAMI<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 26-Mayıs-2026 Saat 23:44<br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br />Terbiye ve idare ile eğitim ve yönetim arasında bir fark bulunmaz.. ancak istihsal ve istihlak ile üretim ve tüketim arasında bir fark bulunmadığı gibi ancak üretim ve tüketim ile eğitim ve yönetim ya da istihsal ve istihlak ile terbiye ve idare dörtlüsü arasında bir bağlantı kurabildiğinizde durum değişir. Ancak bu dördünün birisine ilişkin görüşünüzü değiştirdiğinizde kendinizinkine terbiye başkasınınkine eğitim dersiniz ki bu da kafaları daha çok karıştırır ve daha çok sorun çıkarır. Birisinin kendine gerçeğini hakikat dediğini başkasının hakikatine gerçek dediği gibi.. bu tür kimseler DİLDEN dışarı çıkamamış düşünceleri başkalarından ezber kişilerdir. Benzeri bilim ve ilim içinde geçerlidir. Bizim aydınımız köksüzdür.. kökü olsa bile ezberdir. Tevfik Fikret ten Nazım Hikmet e Mehmet Akif ten Necip Fazıl a.. daha edebiyatı ilimden ayıramamış bu zevatın verdiği kültürle de ancak bu kadar oluyor. 0Z0 yontembilim.com<br /><br /><br /><img src="uploads/20260526_234616_egitim.jpg" border="0"><span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - Dün Saat 23:46</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Tue, 26 May 2026 23:44:27 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3017&amp;PID=6157#6157</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : YBA KURAMI</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3017&amp;PID=6156#6156</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> YBA KURAMI<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 26-Mayıs-2026 Saat 16:14<br /><br />Bizim bazı seçeneklerimiz bulunur.. bu peçeli seçeneklere PEÇENEKLER adını veririm. Yaratılışı seçerseniz evrim gölgede kalır. Evrimi seçerseniz yaratılış gölgede kalır. Bunun neden bizim özdeşlik ilkemizden kalan birlik ve bütünlük gerekliliğinden hatta zorunluluğundan çıkar. Oysa evrim  olduğu gibi devrimde bulunur.. yaratılış olduğu gibi buyruluştu bulunur.. deneyim bulunduğu gibi dayatımda olur.. dürülüş bulunduğu gibi dirilişte olur. Şimdi bu dört çifti ve sekiz noktaya bir kafada birleştirmek kolay bir düşünme süreci değildir. Bu yüzden avamı birbirine düşürmek ve güçlerini zayıflatmak için küresel efendiler  Ya yaratılış ya da buyruluşu  DEĞİŞMEZ tek bir İLKE yani TANRI haline getirerek çatıştırırlar. Böylece bölünen halkın küresel efendileri.. görme ve sorgulama  olanağı bulamaz ve onlardan kurtulma olasılığı olmaz. 0Z0 https://yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3017<br /><br /><img src="uploads/20260526_161455_elimiz.jpg" border="0">]]>
   </description>
   <pubDate>Tue, 26 May 2026 16:14:57 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3017&amp;PID=6156#6156</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : YBA KURAMI</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3017&amp;PID=6155#6155</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> YBA KURAMI<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 26-Mayıs-2026 Saat 16:03<br /><br />Teşekkür ederim.. burada da bir dörtleme bulunuyor.. teğet tek çizgi.. paralel çift çizgi.. asimptot çift çizgi..  sinüzodial eğri.. aslında benim için iki çizgi bulunuyor.. dikey ve yatay çizgi.. bu daha evrensel bir ilişki olup paralel ÇİZGİLERİ  ve simetrik NOKTALARI  oluşturur.. YBA çalışması buna dayanır. Saygılarımla 0Z0 <br /><br /><img src="uploads/20260526_160447_çizgiler.jpg" border="0"><br /><br />face de MATEMATİKSEL paylaştı.. <span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - Dün Saat 16:05</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Tue, 26 May 2026 16:03:13 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3017&amp;PID=6155#6155</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : YBA KURAMI</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3017&amp;PID=6154#6154</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> YBA KURAMI<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 26-Mayıs-2026 Saat 15:48<br /><br /><br />Yazerim,<br />Hakîkati kaybeden cemiyet, evvelâ tefekkürü; sonra vicdânını kaybeder.<br />Yalanın en büyük kudreti, kendisine inanılması değil; hakîkate olan îmânı söndürmesidir.<br />Bu derin îkaz ve yüksek tefekkür için takdir ve tebriklerimle…<br />— Av. Arb. Selim Ateş<br /><br />dedim ki:<br />Teşekkür ederim Değerli Yazerim ve Sevgili Arkadaşım.. az önce bir yere yazdım: şimdi "kopyelediğim"i buraya YAPIŞTIRIYORUM: Bütün diller ve dinler ve kültürler BİRBİRİNE DÜŞMAN.. bu irana has bir durum değil. Yahudi Müslümana.. Müslüman Yahudiye.. Katolik protestana.. protestan katoliğe.. sünni şiiye.. şii sünniye.. fetocular retoya.. retocular fetoculara.. sonuçta ezbere düşünenen ve inanan ve konuşan insanlara ezbere düşmanlık yapıyorlar. Bunu söyledin mi de kendilerinden olmadın diye sana kızıyorlar. Çare.. düşünmek.. düşünmek.. düşünmek 0Z0" Bizim düşünme ve konuşma süreçlerinde bu kopyeleme ve yapıştırma o kadar boldur ki bunun yüzde doksanını fark edemiyoruz. Bu yüzden GDDY de bir sözcüğü birden fazla kullanırız. Günlük dilden anlayan tribünlere seslenenler bu yüzden BİLİNMEYENDEN değil BİLİNENLERDEN bahsedeler. Soru dediğimiz cümleler bilinenlerden çıkarılan bilinmeyenlerdir ki bunun ortaya çıkarılması gayet zordur. Demek istemem o dur ki DÜŞÜNMEK zor bir iştir.. hele bir zorluk ve sorunluluk gibi düşünmeye zorlayan işler ya da mesleği itibariyle düşünmek zorunda olan kimseler dışında fikre yönelmek ve tefekküre yeltenmek ancak yüzde yirmi avam-ı nasın havassına müyessser oluyor.. yani kolay geliyor. Bu yüzden yüzde seksene gücenmemek ve normal karşılamak gerekiyor. Nitekim bu gün paylaştığım https://yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3017 SOYUT çalışmayı bakalım kaça kişi inceleyecek.. kaç kişi eleştirecek.. kaç kişi soracak.. Saygılarımla.. Ailecek Bayramınızı tebrik ederiz. <br /><br />0Z0 <br /><br />26.05.2026 üçyol izmir 15:57<span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - Dün Saat 15:57</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Tue, 26 May 2026 15:48:30 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3017&amp;PID=6154#6154</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : YBA KURAMI</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3017&amp;PID=6153#6153</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> YBA KURAMI<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 26-Mayıs-2026 Saat 10:23<br /><br />Yani hakikat insandir.. din ve onun intikal ettigi hukuk ile.. insanin kimsesi ile.. onu anlatirsin.<br /><br />Yani hakikat kainattir.. dil ve onun intikal ettigi bilim ile.. insanin nesnesi ile.. onu açiklarsan.<br /><br />Insan kendini unutup dışarida bir hakikat aradiginda.. edindigi her bilgi.. her deger.. her ideoloji.. her oğreti onu hakikatten uzaklaştırir.<br /><br /><br /><img src="uploads/20260526_101627_21hafta0150.jpg" border="0"><br /><br />Tabloda gercek DAR ANLAMDA sol ust koşede  tikel nesne ve somut belgedir.<br /><br /><br /><img src="uploads/20260526_101801_yba_kurami.jpg" border="0"><br /><br />YBA Kuramina gore;<br /><br />1.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;DAR anlamda;  sadece sol ust<br />GERCEK<br />Hakikat<br /><br />2.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;ORTAanlamda; solust v sag alt<br />GERCEK ve DOGRU <br />Hakikat ve Hak<br /><br />3.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;GENIŞanlamda; <br />sol aks ve sağ aks <br />Gercek ve dogru ile iyi ve güzel<br />Hak ve hakikat ile hayr ve hüsn<br />H A K A I K<br /><br />4.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;SALT anlamda  <br />Sağlam bilgi ve sağlikli deger<br />Yani HAKK <br />olmak uzere <br />4 tane "Gerçek"<br />bulunur.<br /><br /><br />Bu dört tür gerçek&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;tablo da birer birer <br />konumlandirilmiş ve  gösterilmiş ve göstergelenmiş ve tanimlandirilmiştir.<br /><br />Bu tanımlar ve terimler ve kavramlar ve isimler bizim Zatı Ilahiye işaret eden sıfat ve şuunat ve esmadan ayri ve fakat onlari anlamamiza ve kavramamiza yardim eden insani ve kainati tanimamiza ve tanimlamamiza ilişkin sözcukler ve kelimelerdir.<br /><br />YBA Kurami SÖZUN tasidigi bilgi ve degerin saglam ve sağlikli olmasina duyarlik gostermemizi bekler ve böylece  dili kotu ve kotuye kullanilmanasini ister.<br /><br />Salih ve saglam BILGININ  hem gercek hem dogru bulunmasi icab eder.. <br />sahih ve saglikli DEGERIN hem iyi hem güzel olmasi lazim gelir.. <br />der.<br /><br />Osmanziya <br />26.05.2026 üçyol izmir 10:19<br /><br />]]>
   </description>
   <pubDate>Tue, 26 May 2026 10:23:59 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3017&amp;PID=6153#6153</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : YBA KURAMI</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3017&amp;PID=6152#6152</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> YBA KURAMI<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 26-Mayıs-2026 Saat 10:11<br /><br />YBA Kurami<br /><br /><br /><img src="uploads/20260526_102725_yba_bos50.jpg" border="0"><br /><br />https://yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3017<br /><br /><br />Bir çay kaşığı SU 5 gram geliyormuş.. DEMİR 39 gram.. Beyaz Cüce maddesi 5 ile 15 ton.. Nörtor yıldızı maddesi 10 milyar ton.. <br />İnsan ve evren hakkındaki bilgiler giderek daha çok büyüyor ve daha çok karmaşık hale geliyor.. edebiyatçılar bu şaşırtıcı bilgileri daha abartarak san'atlarını SÖZLERİNİ çekici hale getirdikleri gibi bilim insanları çeşitliliği nedenleri ve sonuçları MATEMATİKLE daha yalın ve anlaşılır hale getirerek kişinin kendisi hakkındaki merak ve ilgisini bu insan ve evren.. edebiyat ve bilim.. bilgileriyle örtebiliyor hatta köreltebiliyor. Evren hakkında kafamızdaki dil sepetinin "büyük ve küçük ile çok ve az" ilişkin içeriklerle örtüldüğünü.. başımızdaki düş çorabının "özdeşlik ve özgürlük ile başıboşluk ve sonsuzluk" ile örüldüğünü.. düşünüyorum. Bu bakımdan insanı kendinise getirip titretmek için YBA hakkında çalışmamı uzun yıllardır sürdürüyorum<br /><br /><br />Yöntem Bilimsel Analiz 1990 yılından beri yaklaşık 36 yıldır yavaş yavaş.. kıdım kıdım yani kadem kadem yani adım adım  oluşturulan bir “biçimsel”  ÇALIŞMA.. yani bir tür “Atomik Alışkanlıklar” Kitabında kullanılan teknikle ortaya çıktı. <br /><br />Bu  özgün  biçimi tanıtmak ve yeni yöntemi  beğendirmek için merakli ve gizemli içeriklerle reklamlar.. siyasi ve seksi konularla propagandalar yapmama rağmen YBA öğrenilmesi ve kullanılması ve yararlanılması için gereken önemini ve değerini ortaya koyamadık. <br /><br />Bu başarısızlık  bizim hatalarımızdan kaynaklandığı gibi çağımızın teknoloji ile muallel ve ideoloji ile yaralı gözlerin ve gönüllerin tembelliği ve ilgisizliğinin de payı bulunmaktadır. Buna rağmen bizi yine de üzerimize düşeni yaparak onu tanıtmaya çalışıyoruz. Bu yazı da artık içerik değil doğrudan biçimsel konunun yani yöntemin üzerinde durulmuştur. <br />26.05.2026 üçyol izmir 10:36<br />Saygılarımla<br />Osmanziya <br /><br /><br /><br /><br /><br /><br />http://www.bayramalicetinkaya.com.tr/?Syf=22&Mkl=1169631&pt=Bayram%20Ali%20%C3%87etinkaya&Hakikat(in-s%C4%B1rr%C4%B1)-nedir?<br /><br /><br />Hakikat(in sırrı) nedir?<br />27/11/2020<br /><br />Hakikate ulaştıran ve bizi hakikate ileten nedir? sorusu, kadim zamanlardan beri en çok sorulan suallerden birisidir. Felsefe ve filozofların sık sık tekrarladığı ve elde etmeyi bir amaç ve ideal olarak gördükleri hakikat, bir esas ve bir gerçeklik midir?  Kelimelerin sırları içinde hakikat, doğru olan; akla, mantığa ve düşünmenin yasalarına uygun/uyumlu olandır. <br />Varlığı inkâr edilemeyen gerçeklik olarak hakikat, asıldır, temeldir. Hakikat; gerçek ve sabit olan varlığı, şek ve şüpheden uzak tutan olgudur. Hak olan her varlık hakikatle ilgilidir. Hakikati olmayan hiçbir şeyin, zihin dünyasında ve dış alemde bir karşılığı yoktur. Hakk’ın varlığı, hakikatin kendisidir. (M. Zeki Duman, Beyanu’l-Hak)<br />Kalp, hakikat aleminde âlemlerin Rabb’ine bağlıdır. İman ettiği Rahman’ın huzurunda, hakikat, şüphe ve küfrü yok eder. Kalplerin hakikati, Allah’a yakın olmaktır. Kalbe giren, aşkullah, hakikatin istikametini gösterir. (Ebu Nasr Serrâc Tûsî, el-Lüma, H. Kamil Yılmaz, İstanbul 2019, 395)<br />Kendilerine hakikatin apaçık zâhir olduğu kimseler, kıskançlık ve küfrün zehriyle Resul ve Nebilerin ikazına rağmen ayaklarını geriye doğru çevirerek akıl, kalp ve zihinlerini perdelediler. Kulaklarını sağır, dillerini lâl eden mühürler, onların gönüllerini de katılaştırdı. Hakikati sergileyen ve gösteren Hakimler Hâkimi Azîm olan Allah’tır.<br />Hakikatin sahibi Hakk Teâlâ’dır. Firavunlar ve Nemrutlar izin verse de vermese de, iman gerçekleşir. İstikametten çevirmeye çalışan kaybetmiştir, zarardadır, ziyandadır. Hakikatin üzerinde var oluşunu gerçekleştiren, Yaratan’ın güvencesi ve himayesi altındadır. Delil getiremeyenler, hakikatin sözcüsü, temsilcisi ve sahibi olamazlar. Zira ‘hakikat Allah’a aittir.’<br />Hakikati inkâr edenler, zannın ve şüphenin kölesidirler. Körlük, hakikati perdeleyemez. Hakikat, güneş gibi apaçık şavkını bütün yüreklere taşır. İçinde tevhidin hayat sırrını götürerek, istikametin yolcularına dosdoğru yolu gösterir. Hakikatin sırrıyla ikrama ve muştuya nail olanlar, varlığın tabiatına yönelirler ve onu anlamaya çalışırlar. <br />Hakikatin hükmü, arayanlar için zâhirdir. Dünyaya gelmiş varlık insan, ilâhî gerçekliği arayan bir kâşiftir. İlk yaratılışın sırrından başlayarak, el-Evvel ve el-Âhir’i, yani hakikati aramaya girişir. İbrahim’in hakikat arayışı, insanlığın var oluşunun provasıdır. Hakikat sırrı, İbrahim’in arayış seyahatinin akıbetiyle ilgilidir ve ona bağlıdır. Mutlak Varlık, Allah, tevhid sahibinin en yakın hakikat dostudur.<br />İlim, tefekkür ve tezekkür, hakikatin arayıcısı gerçek âlimin azığıdır. Âlim kişi bilir ki, hakikatin dünyevi bir karşılığı yoktur. Hakikat, Ebedî ve Ezelî Olan’ın elindedir. <br />Hakikatten sapanlar, akıl körlüğüne düşerler, böylece onların idrak melekeleri zayi olur. Hakk’ın dışında hakikati aramak, kaybedenlerin özelliğidir. Onlar ki, her zaman ilâhî kurtuluştan nasiplenmezler.<br />Hakikate din ve felsefe/bilgelik, yani şeriat ve hikmet ulaştırır. Hakikat, şeriatın kendisidir. Hakikatsiz şeriat, şeriatsız hakikat olmaz.  Şeriat, kulun fiilidir. Hakikat ise Azim olan Allah’ın kula mâlik olmasıdır. Hükümranlık, kudret ve azamet el-Melik’in sıfatlarıdır ki, yaratılanlar için hakikat sırrını içinde taşır. <br />Şeriat muhafaza edilirse, hakikat gerçekleşir. Ruh nasıl ki, bedenden ayrılırsa, beden murdar olur, ruhu rüzgâr haline gelir. Bedenle ruhun değeri, birbirleriyle gerçekleşir. Hakikat, bedeni de ruhu da istikamet yörüngesinde tutar. Hakikatsiz şeriat, riyaya yol açar; şeriatsız hakikat de, nifaka sebep olur. <br />Allah yolunda cihat edenler, hakikat yolunun seyyahlarıdır. Cihat eden mücahid, şeraitin içindedir. Hidayet ise, hakikatle beraberdir. Nefisle yapılan büyük cihat, kulun zâhirî hükümler içinde kalmasını sağlar. Böylece şeriat, kazanılan (çalışılarak elde edilen) hükümler içine girer, dolayısıyla kuldandır. Hakikat ise, lütuf ve hibe edilen vehbî/verilen şeylerdendir; Hakk’dandır. <br />Hakikat, ‘kulun Allah’a vuslat mahallinde ikamet etmesi, sırrının ise tenzih mahalli üzerinde durmasıdır.”  Hakikat erbabının muradı, Rahim’dir. Rahîm’de sırlanmak, hakikat seyyahlarının vasıflarındandır. <br />Eşyanın gerçekliğine ulaşmaya çalışan bilgeler/hakîmler ve ârifler, Hakikatin tek ve bir olduğunu bilirler. Hakikati anlayan ve anlatan ârif, âlim ve âkiller, azizler güruhunun nadirleridir. Sufilere göre, ‘kul, keşf haline ulaştığı zaman marifet hakikat olur.’  (Hücvirî, Keşfu’l-Mahcûb, çev: S. Uludağ, İstanbul 1996, 534-535, 233, 289)<br />Hakikat karşısında, harfler, kelimeler ve sesler yetersizdir. Aranılan ve elde edilmeye çalışılan hakikat, bilinmezlerden bir sır ve gizemdir. Sırların Sırrı’na  (Sırru’l-Esrâr) ulaşmak, hakikat yolcularının vasfıdır. (Kelâbâzî, Ta’arruf, çev: S. Uludağ, İstanbul 1992, 209)<br />Hakikat nedir? sorusunun cevabı, Bağdatlı Cüneyd’in dilinde “O’nu/Allah’ı hatırlamak, sonra şunu bunu bırakmaktır. Sadece O’na yönelmektir”.<br />Erenler bilirler ki, hakikatin işareti, bela ve musibetlerle karşı karşıya kalmaktır. Kâmil ve en sağlam hakikat, ilme yakın olandır. Hakikat erbabınca Allah kayıp değildir ki, bilinsin. O’nun bir sınırı yoktur ki, kavransın. Ancak Var Olan’ı (Mevcud) kavraya çalışan, onunla aydınlanmış olur. Dolayısıyla hakikat, mevcud hâli bilmektir. Hâl ise, olmayan ilmi ortaya çıkarmaktır.<br />Hakikatin dili, Allah’ın gönüllere aracısız ulaştığıdır. İlmin dili, bize vasıtalarla ulaşır. Hakk’ın lisanını anlamak da anlatmak da imkansızdır. Zira Sırlardan bir sır olan gizli hakikatler, zâhir olunca, açık olanlar gizlenir ve perdelenir. (el-Lüma, 85, 249-250)<br />İstikamet ve hakikat arayışı, muvahhidlerin ulaşmaya çalıştıkları ‘Gizli Hazine’dir. Bilinmek isteyen el-Alîm’in Sonsuz Bilgisi Marifetullah, hakikat kâşifi için bir ışıktır, bir nurdur, bir sırdır.<br />Bayram ali ÇETİNKA<br /><br />Bu yazı için dedim ki:<br />Siz yazi icin yorum yapin burada bende size yanit vereyim.<br />&#091;00:39, 26.05.2026&#093; Mustafa Buğucam: Bu yaziyi burada paylaşan dahil kimse bu yazi için YORUM yazamadi.. zaten yazamaza.. çunku ne tarih ne de edebiyat ile hakikata erişilebilir.. bu kadim arayiş  yolu ile hakikata erişelemedigi gibi çağdas arayis yollari olan fünun (bilim) ve fıkıh ( hukuk) ile gerçegin butunune erişilebilir<br />Tarih ve edebiyay ile hakikatin bir yuzu anlatilabildigi gibi bilim ve hukuk ile de gerçegin bir parçasi açiklanabilir.<br /><br />Biz realite'ye gerçekte desek.. hakikatte desek.. bu üç eşanlamli sözcüklerle anlatigimiz ma'na.. açikladiğmiz anlam..  <br />kurdugumuz bağlam..<br />değismeyecek ve birbirinin eşi olan anlamlar olacaktir.<br /><br />YBA kuramsal çalişmasinda gerçek ile beraber dogru.. iyi.. ve guzel terimleri için çozumleler ve çikarimlar yapilmiştir.<br />&#091;00:39, 26.05.2026&#093; Mustafa Buğucam: Bu tabloda hakikat ve hak terimleri BAĞIMLILIK oku kisminda GERCEK.. "hakikat" olarak.. DOGRU.. "hak" terimiyle karşilanmiştir<br /><br />DEĞIŞEN hakikat yani GERCEK<br />ve <br />DEĞİŞMEYEN hak yani DOĞRU<br /><br />terimlerinin  anlamlari  bütün olarak <br />HAKK terimiyle adlandirilmas düşunulmuştur.<br /><br />Yani Salih ve saglam (Hakk)  bilgi hem gerçek hem dogru bulunmali..ölçusude YBA ile ortaya konulmaya çalisilmiştir<br /><br />Saygilarimla<br /><br /><img src="uploads/20260526_101103_21hafta00.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20260526_102737_yba_dolu25.jpg" border="0"><span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - Dün Saat 13:46</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Tue, 26 May 2026 10:11:06 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3017&amp;PID=6152#6152</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>D&#252;nya : GERÇEK ve DOGRU ile IYI ve GUZEL</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3016&amp;PID=6151#6151</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> GERÇEK ve DOGRU ile IYI ve GUZEL<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 26-Mayıs-2026 Saat 09:49<br /><br />Yakaza (ayık) ve nevm (uyuk) fazlari<br />Düşunce ve dileğin <br />alişkanlik.. <br />duyum ve duygunun&nbsp;&nbsp;&nbsp;geresinim..<br />duyum ve duşuncenin<br />bilgi<br />Dilek ve duygunun<br />deger<br />ortaya çikardigini<br />gördunuz mu ?<br /> Âyâdin tasarrufunun yakaza yani AYIK fazi  <br />fuadin tasadduruna nevn yani  UYUK fazi..diyorum. <br /><br />yakaza fazi dikey.. nevm fazi yatay.. konum ister. <br /><br />Yatay konuma geçip yatmak ve diley konuma geçip kalkmak iradidir.. <br />fakat uyanmak ve uyumak irade dışıdır<br /><br /><br /><img src="uploads/20260526_094745_21hafta00.jpg" border="0"><br /><br />Burada sizlere GDDY ile degil YBA ile yapilan TABLO sunulmuştur.  <br /><br />Tablodaki kelimeleri birine bağlayip bunlardan KAVRAM ve ANLAM  bunlari  imgeleme ve irdeleme&nbsp;&nbsp;&nbsp;BİLGİ ve DÜŞÜNCE  çikaracak.. bunlari  karşılama ve karşilastirma ile YÜKLEM ve YARGI .. ortaya koyacak ve bunlarla bir tasar yapıp  ve karara verip&nbsp;&nbsp;&nbsp;bir YARGI  oluşturacak sizsiniz. <br /><br />Bilgi.. düşünce.. doğru ve gerçek.. bitmez..  iyi ve güzel.. tükenmez. <br /><br />Biz bu içerikleri sağlam edinmek için YONTEM.. sağlıklı elde etmek için İNANÇ dediğimiz kesin ve değişmez temel bilgilere gereksinimimiz bulunur.<br /><br />YBA yontem oluşturmamiza yardim edebilir. 25.05.2026<br /><br />Saygilarimla <br /><br />Osmanziya<br /><br />Akil ve nuha.. <br />Nakil ve luga..<br />SAG tarafta..<br />ALIŞKANLIK<br /><br />Nefis ve nuga..<br />Kalb ve lüba..<br />SOL tarafta..<br />GEREKSINIM<br /><br /><br /><br /> duyum ve dilek; hassasiyet (duyarlık)  <br />duygu ve düşünce; hissiyat (uyarlık)<br /> duyum ve dilek; hassasiyet (duyarlık)  AYAD sarfı ve tasarrufu,  <br />duygu ve düşünce; hissiyat (uyarlık) FUAD sadrı ve tasaduru<br />ÖNEMLİ  olan sözcüklerin yerli ve yabancı terimler bulunması  ya da anlamını bildiğiniz ve bilmediğiniz kelimeler olması değil..  çünkü eğer  merak edersiniz ve sözlüğü bakarsanız öğrenebilirsiniz.. ancak bu önemli işe atlattıktan sonra  kelimelerin anlamlarını bildikten ya da öğrendikten sonra onlara başka kelimelerle birleştirip yeni bağlamlar.. yeni anlamlar.. yeni kavramlar.. yeni görüşler oluşturumanız  ve yeni bilgiler edinmeniz DEĞERLİdir.<br />Daha önemli ve değerli olanlar bu bilgileri ve düşünceleri ve görüşleri öğrendikten sonra onları uygulamak ve yararlanmaktır.<br /><br /><br />Yakaza (ayık) ve nevm (uyuk) fazlari<br />Düşunce ve dileğin <br />alişkanlik.. <br />duyum ve duygunun&nbsp;&nbsp;&nbsp;geresinim..<br />duyum ve duşuncenin<br />bilgi<br />Dilek ve duygunun<br />deger<br />ortaya çikardigini<br />gördunuz mu ?<br /> Âyâdin tasarrufunun yakaza yani AYIK fazi  fuadin tasadduruna nevn yani  UYUK fazi..diyorum. yakaza fazi dikey.. nevm fazi yatay.. konum ister. Yatay konuma geçip yatmak ve diley konuma geçip kalkmak iradidir.. fakat uyanmak ve uyumak irade dışıdır<span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - Dün Saat 10:02</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Tue, 26 May 2026 09:49:25 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3016&amp;PID=6151#6151</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>D&#252;nya : GERÇEK ve DOGRU ile IYI ve GUZEL</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3016&amp;PID=6150#6150</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> GERÇEK ve DOGRU ile IYI ve GUZEL<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 25-Mayıs-2026 Saat 23:32<br /><br />Değerli bir Hocamız.. ..  <br />nazar ile manzaradan bahsetmiş..<br /><br /> <br />Lakin  manzaranın basar ile ilgisi bulunur nazar ile değil.. nazarın mubsıra  ilgisi bulunur ve basarın manzara ile ilgisi olur..  <br /><br />Partilerin oyu basının içinde.. oynaşır..<br />Şirketlerin parası da bankasın içinde.. oluşur.. <br /> <br /><br />Öyle ise  iki çizgiyi fark ederiz;<br /><br />parti ve basın ve oy&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />ile <br />şirket ve banka ve para <br /><br />bunlar arasındaki katakülli daha aydınlarda başlar.. aydınların ruhu özgür fikirdir.. onu da düşünenler  teraküm ve telahük ve tekamül sırrıyla.. birbirlerinden alır ya da  çalarlar.<br /><br />Bir kelime bile olsa  onun kaynağını söylerim.. hesabı vardır. Para ve oy nasıl değerli ise..  diploma ve atama arasındaki münasebeti ilişkin "bilgi" o kadar değerli ve hatta önemlidir.. ancak "bilgi" öylesine şeffaftır bir insan ömrü.. elli yıl sonra kişi ile irtabatını yitirir ve telif hakkı kalkar.. hatta ölmüşse ödülü bile yazara verilemez..bu DÜNYA'nın hesabıdır.<br /><br /><br />Lakin AHİRETİN hesabında "essebebükelfail" sırrıyla kevser ve fail de KEL kalmaz.. para.. oy.. bilgi.. değer.. pozitifi ve negatifi ile depolarına dolar. <br /><br />Özetle "bilgi ve oy ve para" ye  verdiğimiz önem ve değer kadar  samimiyet ve ciddiyet ve başarı&nbsp;&nbsp;&nbsp;olur. <br /><br />Saygılarımla <br /><br />Dinnur YAŞAR<br /><br />25.05.2026 <span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - 25-Mayıs-2026 Saat 23:35</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Mon, 25 May 2026 23:32:58 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3016&amp;PID=6150#6150</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>D&#252;nya : GERÇEK ve DOGRU ile IYI ve GUZEL</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3016&amp;PID=6149#6149</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> GERÇEK ve DOGRU ile IYI ve GUZEL<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 25-Mayıs-2026 Saat 17:40<br /><br />Mustafa PACAL alıntı yapmış..<br /><br />Cem HUR alıntı yapmış..<br /><br />bende burada paylaştım:<br /><br /><br />Bizi 70 yıl önce uyardı ve neredeyse hiç kimse gerçekten dinlemedi.<br /><br />Hannah Arendt, insanlar düşünmeyi bıraktıklarında ne olacağını biliyordu.<br /><br />Kötüleştiklerinde değil, inandıklarında değil, gerçeği yalandan ayırt etmeyi bıraktıklarında değil.<br /><br />1906'da Hannover'de doğan Arendt, Yahudiydi. Nazilerden kaçtı, Fransa'da yaşadı, orada tutuklandı ve sonunda ABD'ye sığındı. Hayatta kaldı ama gördüklerini asla unutmadı: eğitimli ve kültürlü bir halkın nasıl karanlığa gömülebileceğini.<br /><br />Ve böyle bir şeyin nasıl mümkün olduğunu anlamak istiyordu.<br /><br />1951'de en önemli eseri "Totalitarizmin Kökenleri"ni yayınladı.<br /><br />Bu eserde, bugün bile hala korkutucu derecede güncelliğini koruyan bir şey yazdı:<br /><br />"Totaliter yönetimin ideal öznesi, inanmış bir Nazi veya inanmış bir Komünist değil, gerçek ile kurgu, doğru ile yanlış arasındaki ayrımın artık var olmadığı insanlardır."<br /><br />Bunu iki kez okuyun.<br /><br />Totaliter iktidarın amacı insanları inandırmak değil, hiçbir şeye inanmayana kadar şüpheye düşürmeye çalışmaktır.<br /><br />Her şey eşit derecede doğru ve eşit derecede yanlış göründüğünde, her haber bir görüşe dönüştüğünde, kime güveneceğinizi artık bilemediğinizde, pes edersiniz.<br /><br />Yorulursunuz. Alaycı. Kayıtsız olursunuz.<br /><br />Ve Arendt'in korktuğu şey tam da burada başlar: Artık neyin gerçek olduğunu bilmediği için düşünmeyi bırakan bir toplum.<br /><br />Daha sonraki "Gerçek ve Politika" (1967) adlı makalesinde, yalanların yalnızca yanlış hikâyeler yaymadığını, daha derin bir şeyi yok ettiğini açıklamıştır: Gerçeğin olasılığına olan güveni.<br /><br />Her gerçek inkâr edildiğinde, her argüman "haklı görüş" olduğunda, gerçek gücünü kaybeder.<br /><br />Ve bununla birlikte adalet, ahlak ve onur da yok olur.<br /><br />Arendt bunu 1930'larda şöyle görmüştü:<br /><br />Naziler sadece yalan söylemekle kalmadı; dünyayı o kadar çok yalanla boğdular ki, insanlar sonunda gerçeği aramayı bıraktılar.<br /><br />Kötü niyetten değil, bitkinlikten.<br /><br />Bunu suçlamak için değil, bir uyarı olarak yazdı.<br /><br />Çünkü biliyordu: Bu her yerde olabilir.<br /><br />Başlangıçta tanklarla değil, düşüncelerimizin yavaş yavaş aşınmasıyla.<br /><br />"Zaten kimseye güvenemezsin" veya "Herkes yalan söylüyor" gibi ifadelerle.<br /><br />Arendt'e göre tam o anda, "yargı gücünün yok oluşu" dediği şey başlar ve bu, herhangi bir propagandadan daha tehlikelidir.<br /><br />Peki ne yapılabilir?<br /><br />Arendt, panzehirin düşünmek olduğuna inanıyordu.<br /><br />Fikirlerin toplanması, sloganların tekrarlanması değil, gerçek ve bağımsız düşünce.<br /><br />Soru sormak. Çelişkilere katlanmak.<br /><br />Merak etmekten asla vazgeçmemek.<br /><br />Şunu yazdı:<br /><br />"En radikal devrimci bile devrimden sonraki gün muhafazakâr olacaktır."<br /><br />Bununla şunu kastediyordu: Eleştirel düşünmeyi bırakan kişi -sevdiği veya inandığı şeyler hakkında bile olsa- çoktan kaybetmiştir.<br /><br />Totalitarizm sessizce başlar.<br /><br />Şiddetle değil, yorgunlukla.<br /><br />Sadece başka tarafa bakma isteğiyle.<br /><br />Hannah Arendt, 1975'te New York'ta öldü.<br /><br />Yine de sesi bugün her zamankinden daha yüksek:<br /><br />Düşünme kapasitenizi koruyun.<br /><br />Soru sorun. İnceleyin. Fark edin.<br /><br />Gerçeği umursamayı bıraktığınız an, önemli olan her şeyi kaybedersiniz........<br /><br />Hannah ARENDT <br /><br /><img src="uploads/20260525_174026_hannah_Arendt.jpg" border="0">]]>
   </description>
   <pubDate>Mon, 25 May 2026 17:40:55 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3016&amp;PID=6149#6149</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>D&#252;nya : GERÇEK ve DOGRU ile IYI ve GUZEL</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3016&amp;PID=6148#6148</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> GERÇEK ve DOGRU ile IYI ve GUZEL<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 25-Mayıs-2026 Saat 16:03<br /><br />Dindarlar (Budistler ve Yahudiler ile Hristiyan ve Müslümanlar) ve masonlar ve marksistler İDEOLOJİK yapılarını ile birbirine muhalif  muhasım ve düşman olarak doğmuşlardır.. bunların birbirlerini ortadan kaldırmak için  yaptıkları açık ve örtülü ve belki de gizli olarak örgütlü savaşlardan diğer insanlar toplumsal bir fayda görmedikleri gibi üstelik zarar görmüşlerdir ve bizi küresel efendilere teslim etmişlerdir.  <br /><br />Çoğu yazılarımda bunların nedenleri ve gerekçeleri ile anlattım. Kuşkusuz bu  gelecekte açık ve seçik olarak ta anlatılacaktır. Dil bilime.. din hukuka İNTİKAL ettiği.. bilim ve hukukun temeli iktisad ve adalet bu ideolojik yapıların yandaşlıkları nedeniyle ticaret ve siyasette sağlanamadı ve bu ısraf ve zulumlerle gele gele bu gün geldik.. eğer bilim hikmete ve hukuk ahlaka İNKİLAB etmezse haksızlıkların  ve yıkımların  önüne geçilemeyecektir. <br /><br />7 ekim 2023 den beri GAZZE katliamına.. Bu katliam yaklaşık  üç yıldır  (iki yıl altı ay 18 gün) bu güne kadar dindarlar ve insanlar tarafından durdurulamadı.. <br />TEKNOLOJİ giderek insanı doğaya YABANCILAŞTIRIRKEN.. <br />bu gibi İDEOLOJİK yapılar giderek insanları birbirine UZAKLAŞTIRIRKEN .. <br />buna engel olabilecek önlemler alınamadı.. neden ?<br /><br />Yıllardır bilgi toplumu ve hukuk devleti ülkülerinin ülkelerde egemen olması çağrılarımızın gerçekleşeme umudunu bu vesile ile sözün taşıdığı bilgi ve değerin sağlam ve sağlıklı olmasına duyarlığı amaciyle  YBA öğrenilmesi ve kullanılması ve yararlanılması beklerim.<br /> <br />Saygılarımla <br /><br />23.05.2026 üçyol izmir 03:22 <br /><br />0Z0 yontembilim.com]]>
   </description>
   <pubDate>Mon, 25 May 2026 16:03:03 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3016&amp;PID=6148#6148</guid>
  </item> 
 </channel>
</rss>