boş ve hoş kafalar
Nereden Yazdırıldığı: YöntemBilim Forumu
Kategori: Genel
Forum Adı: Dünya
Forum Tanımlaması: Genel Paylaşımlarınız
URL: http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3011
Tarih: 16-Mayıs-2026 Saat 19:25 Program Versiyonu: Web Wiz Forums 8.03 - http://www.webwizforums.com
Konu: boş ve hoş kafalar
Mesajı Yazan: osmanziya
Konu: boş ve hoş kafalar
Mesaj Tarihi: 15-Mayıs-2026 Saat 23:20
Kafa ve baş arasında ne fark bulunuyor.
Kafadaki DİL sepetinden ve baştaki DÜŞ çorabından bahsederim.
Bunun bir anlamı işaretin SENTAKS'ı ve delaletin SEMANTİK'i demektir. Başka bir anlamı uyanıklığımızın hassasiyeti ve uykumuzun hissiyatıdır.
İnsanın kendini tanıması ve böylece kafasının hassasiyet ve sentaksı ile başının hissiyat ve semantiğini birbirinden ayırması var oluşunda önemli bir ilerlemedir.
Bundan sonra işaret ve delaletinin ikincil bilgilerinden basarın ve nazarın birincil bilgilerine geçmeye çalışması gelecektir.
0Z0
15.05.2026 üçyol izmir 23:47
Herkes kendini beğenmezse çatlar patlar ölür.. derler. Aslında herkes kendini beğenir ve üstelik bir de başkasını kendine benzetmeye çalışır.. eşinin kendisine benzemesini ister.. çocuğunun kendisi gibi olmasını ister.. hatta Tanrı bile.. Tanrı şunu sever.. bunu sevmez diye.. bizi kendi ahlakına benzemesini istiyor. Fakat O bu işi zorla yapmıyor ve yaptırmıyor.
Şimdi biz birbirimize taş kafa ya da hoş kafa derken kuşkusuz kendi kriterlerimizi kullanıyoruzdur. Kimimiz 9 görürken kimimiz 6 görürüz ve bu bulunduğumuz "Yer"e bağlıdır.
Bu değerlendirmelerin en ünlüsü HAK ve BATIL derken ortaya çıkanıdır. Hak kafa HOŞ.. batıl kafa BOŞ.. kafadır.. peki bu nasıl oluyor ?
0Z0
Merhaba Arkadaşlar..
Tablo karmaşık görünebilir.. çünkü burada kullanılan bir kelime ikinci bir kullanılmamıştır. Tablonun karmaşıklığını rağmen kullanılan sözcükler çoğumuza yabancı gelmeyecektir.. yabancı gelse bile internet sayesinde ma'naları hemen öğrenebilirsiniz. Bu tabloda resim tahmin dizini içinde 43 tane word dosyanın en sonuncusuna aittir. Aslında bu dosyayı başından itibaren beraber yapabilseydik hiç bir kelime yabancı kalmayacağınız gibi tablonun öyle göründüğü gibi karmaşık olmadını da anlayacaktık.
Yazarlar kolayca OKUR bulabiliyor.. öğrenciler dilediği ÖĞRETMENİ bulabiliyor. Çünkü okur ve yazar ile öğrenci ve öğretmen arasında bağlantı ve ağlar.. bildiğimiz ya da bilmek istediğimiz konular ve alanlar hakkında oluşmuştur. Fakat YBA çalışması böyle bilinen alanlar ve konular hususunda yapılan bir çalışma değildir.
YBA çalışması okur ve yazar ile öğrenci ve öğretmen arasındaki bilinen konu üzerinde bir OKUMA ve YAZMA olmadığı gibi belli bir müfredat üzerinde ÖĞRENME ve ÖGRETME de değildir.
Peki talebe ve muallim değilse ne dir ?
Tâlib ve bâliT arasında bir düşünme ve konuşmadır.
Öğrenici ve icinergö arasında bir sohbet ve söyleşidir.
Bu fakir bilinenleri öğrenecek bir ÖĞREN-Cİ aramadı.. kendi gibi bilinmeyenleri öğrenen ÖĞREN-İCİ aradı.. ci ile ici arasında fark yerden göğe kadar DİKEY ve doğudan batıya kadar YATAY'dir.
ÖĞRENCİ bir çıkarı bulunuyorsa öğrenir.. oysa ÖGRENİCİ nin böyle bir motivasyona gereksinimi bulunmaz. TÂLİB bir çıkarı olduğu için öğrenmeye çalışmaz.. menfeati bulunsan ya da bulunması bir konuya merak ediyorsa.. hatta meraktan önce alaka ve ilgi duyuyorsa öğrenmeye çalışır.
Bunun için tâlibin eli boş ve gönlü hoş olmasını gerek kalmaz. Bir işte çalışıyor bir konuda uğraşıyor da olsa.. ilgisin çekiyor ve merakınız çeliyorsa onu öğrenmeye çalışır. Bu gibi ilgili ve meraklılar okulları bitse bile öğrenmeye ve aramaya ve sormaya devam ederler.
Gelelim okura ve yazara..
YAZARLAR belli biri konuya yazmaya.. OKURLAR belli bir konuyu okumaya.. alışmış ve yerleşmiş mütehassıslar ve uzmanlardır. Hatta belli bir okur belli bir yazarın.. konular dışında.. uzun süre okumaktan dolayı .. özel sözcüklerine yani sözlerine bile vakıf olurlar. Bu yüzden kâri ve muharrir.. kıraat eden ve müellif.. okuyan ve yazar birbirini mıknatısın demiri çektiği gibi çeker.. bu yüzden birbirlerini bulmakta zorluk çekmezler. Nesir yazmak kolaydır.. okumakta kolaydır. Fakat şiir yazmak zordur.. okumak zordur. Bu yüzden nesirin okuyucusu nazımın okuyucusundan çok olur. YBA çalışması ise şiir okunmasından ve nazımın yazılmasından YÜZ KAT daha zordur.. çünkü bu çalışmayı zevk ve keyifle yapmak için öğrenilmesi gereken yeni bir dili ve yontemi ve tekniği bulunur YÖNTEM BİLİMSEL ANALİZİN.
Öğreneceği ve kullanacağı bir şeyin iş yarar ve faydalı olmasına alışmış ve öğrenciler ve öğretmenlerin.. okurlar ve yazarların.. yaptığımız işe soğuk bakması ve bu işe girişmeye yanaşmaması gayet doğaldır.
Bir de bizim FAYDASIZ İŞTEN ALLAHA SIĞINIRIM.. efsanemiz bulunuyor ya.. bu yüzden faydalı işleri el atmaktan doğunun islam dünyası GELİŞMEMİŞ.. faydasız işlere el atan batının gavur dünyası GELİŞMİŞTİR.
Bunu anladığınızda menfeat ve faideyi birbirinden ayırmak için.. çıkarın ne karı ve yararın ne zararı olduğunu anlamak için.. güzellik ve iyilik arasında mekik dokumaya başlarsınız.
Hayrınnas yenfeaunnas.. ünlü hadisini de bilirsiniz.
Menfeat ve HAYR ve Faide.. denkleminde..
Çıkar ve İYİLİK ve Yarar.. muvazenesinde..
Menfeat ve HÜSÜN ve Faide muvaznesini..
Çıkar ve GÜZELLİK ve Yarar.. denklemini..
ARARSINIZ...
Bununla beraber ARAMA ile aranız iyi değilse.. bulamayacağınıza kesin gözüyle bakılabilir..
Ancak şunu hepimiz bilelim ki arayan.. BULUR...
Kusura bakmayın arkadaşlar sizi beklerken BOŞ duramadım.. zaten siz bir şeyle MEŞGUL olduğunuzdan davete icabet edemediniz.
BOŞ kafalar bazen tamamen dolarak TAŞ kafa bazen de yarı dolu haliyle HOŞ kafa olurlar. Ancak dörtlemeyi severim boş ve hoş ve taş kafadan başka bir de SARHOŞ kafalar bulunur. Malum bu esrikliği ve sekeri ifade eden sözcüğün aslı SER-HOŞ'tur. Ser kafa demekse "hoş kafa" aslında "kafa hoş" anlamına gelir bizim denklem yine üç kelime ile kalır. Ancak benim yarı dolu kafalar için kullandığım HOŞ kafa ile başka bir durum bu.. işte bu gibi çok yönlü konular için YBA çalışması kullanacağım.. sonra sonucu size atarım.. şimdi hatırıma bir LOŞ kafa geldi; "boş ve hoş ile taş ve loş" dörtlüsünü kurdum.
LOŞ kafa ne anlamı geliyor ?
Bir de "narın da hoş nurunda hoş" diyebilin kafalar.. yani her şeyi ya doğrudan ya da dolayısıyla GÜZEL görebilen zihinler. Bunlar için "OŞ" son ekimizi nasıl kullanabiliriz ?
Narın ve Nurun "N"sini alarak NOŞ kafa diyorum
KAFALAR
BOŞ
HOŞ
NOŞ
LOŞ
TAŞ
SEPETLER
İşte YBA kafalarımıza konular bu sepetleri fark etmek v ettirmek içindir.
Saygılarıma sağlıcakla kalınız
0Z0
yontembilim.com
Terzinin diktiği kötüdür onu güzel gösteren ütüdür.
------------- usul esasa mukaddemdir
|
Cevaplar:
Mesajı Yazan: osmanziya
Mesaj Tarihi: 16-Mayıs-2026 Saat 03:54
Aydınlanma ve Işınlanma.. hangisi daha hızlı ?
Bunu bilmek yolculuğun kulvarı belirler. Narın ışınının getireceği yer ile nurun aydınlığının götüreceği yer bellidir. Bu da bizi seyrin sırrını aratacaktır.
Yöntemin aradığı.. bilimin bulduğu.. istintaç ve istikra ile teşbih ve temsilin olduğu DİL.. bu gün artık dünyadan ve dinden daha önemli hale geldi.
Dilin kötü ve kötüye kullanılmasından hepimiz etkileniyoruz. Bu yüzden sözün taşıdığı bilgi ve değerin sağlam ve sağlıklı olmasına duyarlık göstermek ve bunu artırmak zorundayız.
0Z0
16.05.2026 üçyol izmir 04:20
uploads/20260516_033842_TAHMIN00.zip - 20260516_033842_TAHMIN00.zip
Burada TAHMIN ve KAFALAR dizinleri için yaklaşık 40 tane word dosyası şema çalışması bulunuyor.. bunları ortalarından birer dosyayı buraya resim halinde yükledim.
Bilgisayarınızı bu seksen dosyası incelemek üzere indirirseniz ve versiyon sırasıyla izlerseniz..KONU'yu anlarsınız.. içeriği bu şekilde anladıktan sonra sıra biçime yani YBA anlamaya gelecektir.
Bu seksen (80) dosyadan sonra sekiz yüz (800) dosya daha incelerseniz.. bu da yaklaşık iki ay edecektir.. YBA kendini belli edecektir.. bu tekniği ve yöntemi hallettikten sonra 8000 sekiz bin dosya daha izleyip imgelediğinizde.. inceleyip irdelediğinizde YONTEM BİLİMSEL ANALİZ dilini de kendi kendinize öğrenmiş olacaksınız.. 16 senedir kimse bunu yapmadı.. hem niye yapsın ki bir kişinin diline öğrenmek için ona iki sene harcasın ki.. iki sene harcar bir yabancı dil öğrenir.. örneğin ingilizce ya da arapça.. hem dünyasına hem ahiretine hem ÇIKARI hem YARARI olur.. olabilir.
ancak kendine bir YARARI ve ÇIKARI olur mu orası kuşkulu..
Ancak YBA öğrenip kullanıp yararlandığında bunun hem kendisine hem ülkesine hem dünyaya olan sonuçları GÜZELLİĞİN çıkarI ve İYİLİĞİN yararI ile ölçülmez.. GERÇEKLİĞİN sevgi ve DOĞRULUĞUN saygısı ile değerlendirilir.
Geçmiş VAKİ.. bugün İMKAN.. yarın TAHMİN..
Geçmiş için HÜKÜM.. yargılamak..
Bu gün için HAML.. yüklemek..
Yarın için HAMN.. kestirmek..
Bunların hepsi İMKANIN anlaşılmasına bağlıdır.
Bunu anlatmaya çalışıyor.
Aksi halde Noval HARARİ gibi HAYALHANE'ye düşer, çıkamayız. Sapiens ile uyuttuğu.. Deus ile unuttuğu İNSAN NEKSUS ile yutturduğu KATLİAM bogazınA takılırsa.. ORTADOĞU denilen İSLAM DÜNYASI iflah olmayacak.
Burada sunulan tüm bu GDDY yazılmış ifadeler bu tabloları incelemeye özendiriyorsa.. ki bunun yapamadığı kırk yıllık deneyimlerim ile bellidir.. kendimi göstermiş ve benimi gerçekleştirmişim demektir.
Rahmetli babam NARIN DA HOŞ NURUN DA HOŞ.. derdi.. bizde bunu yerinde buluruz.. çünkü NUR doğrudan hoş.. NAR dolayısıyla hoş.. kim bilir belki ikisine birden HOŞ bakabilen kafalar bulunur ki biz onlar NOŞ olarak tanımladık.. profesör NACH hem hayale hem hakikata sevgi ile bakabiliyordu..
Kim bilir belki birisi şu TABLO'lar neymiş bir bakalım diye bir HAYALLE işe girişir ve sonunda HAKİKATI bulur.
Fakat hakikatı hikaye etmek kolay olmadığı gibi hikayetin hakikatını erişmekte zordur. Fakat insanda hikaye ve hakikat arasında duran HAYAL'ini açabilmek teklifinin sınavı ve aşabilmek yarışı külfeti ile karşı karşıya.. Harari açamamış ve aşamamış.. halka hitab edebilen insanlar.. politikacılar ve çok satan yazarlar.. fazla derin olamazlar. Bu işlerde ya rivayetle yetineceksin.. ya da dirayete girişirsen.. yüzeyde kalmayacak derine ineceksin.
Çok şükür biz indik ve YBa ile indiğimiz yerden çıktık..
Rabbimiz bizim ve sizin akibet ve ahiretini iyi ve güzel etsin. amin. 16.05.2026 04:47
------------- usul esasa mukaddemdir
|
Mesajı Yazan: osmanziya
Mesaj Tarihi: 16-Mayıs-2026 Saat 04:54
Değerli bir Kardeşim, başkasının ve toplumun günahları için kendini suçlaması üzerine KENDIME dedim ki:
Kendi düşüncemizle inancımız sanarak kendimizi sınırlıyoruz.. toplumun bozuklukları ve kötülüklerini kendimize vererek benimizi suçluyoruz..
Yaratanın imtinan ve musabaka dünyası için yarattık pislikleri ve çirkinlikleri.. acımasızları ve kötülükleri onu paklamak amacıyla insanlara vererek onları suçluyoruz.
Dünnya çok karmaşıktır.. insan ise karmakarışık.. Tanrı ise ne dünyaya benzer ne insana benzer.. fakat biz dilimizi kötü ve kötüye kullanarak YARATANI insana ya da dünyaya benzetiyoruz.. aslında çözüm basit.. dünyayı etrafımızda döndürmeye çalışmak yerine.. biz kendimiz etrafımizda dönerek etrafi gormemizdir.
ETRAFLICA bakarak tek yönlü ve yanlı inanç sandığımız düşüncelerden kurtulmaktir.
Boylece vekural saydığımız yasaklardan.. koşul sandığımız yasalardan sıyrılmaktir.
Bu DUSUNCEYLE daha açık ve seçik zihne.. daha kolay ve hızlı fiile.. daha dengeli ve uyumlu bir insana.. DONUŞEBILIRIZ.. diye düşünüyorum.
Öyle ise hedef;
Bedenden BEYNI
Beyinden ZIHNI
dunya
Zihinden ŞUURU
Şuurdan AKLI
dil
Akildan RUHU
Ruhdan EMRI
din
Ayırabilmendir.
Kendin bir araua getirdigin iki kelimelik bir cumle.. baskasini yazdigi bir kitabdan daha degerlidir.
Çunku başkalarinin borusu.. ezbercisi.. nâşiri.. yayincisi olmaktan kurtulursun.
Bu iş biraz emek bir zaman alir ama seni hazirciliktan kurtarir.. yukaridaki ayirimlari yapmaya hazirlar.
Dedim amma dediklerimla kaldim.. çunku sozumu tutmuyor.. kendi bildigini okuyor
0Z0
Düşün
ZORLUK
Dusun
SORUN
Düşun
SORU
Düşun
YANIT
Duşun
ÇÖZUM
Düşün
KOLAY
Düşün
ZORLUK
Düşün
PEKİ SEN BU DÖNGÜDEN NE ANLIYORSUN ?
DÜŞÜNMENİN ALTIN BİR ANAHTAR OLDUĞUNU MU ?

------------- usul esasa mukaddemdir
|
|